0:00
Şöyle bir düşünelim. Hepimizi hayatın
0:03
iniş çıkışlarına karşı koruyan bir
0:05
kalkan var. Aslında görünmez ama çok
0:07
güçlü bir kalkan. İşte bugün bu koruma
0:10
kalkanından yani Türkiye'nin sosyal
0:12
güvenlik sisteminden bahsedeceğiz.
0:15
Bakalım bu kalkan ne kadar sağlam ve
0:17
sizi, beni, hepimizi gerçekten nasıl
0:20
koruyor? Hazır mısınız? Ya hiç
0:22
düşündünüz mü? Geliriniz bir anda pat
0:25
diye kesilse ne olurdu? Korkutucu bir
0:28
düşünce değil mi? işte bir hastalık,
0:30
yaşlanmak ya da ansızın işsiz kalmak
0:32
gibi durumlar. Sosyal güvenlik sistemi
0:35
tam da bu anlar için var. Yani aman
0:37
başıma gelmez dediğimiz ama aslında
0:39
hepimizin kapısını çalabilecek ortak
0:41
risklere karşı bir güvence. Hadi gelin
0:44
bu konuyu biraz deşelim. Peki bu
0:46
sistemin tam olarak temelinde ne var?
0:49
Yani bu sistem neden var? Gelin önce
0:52
sosyal risk dediğimiz şey neymiş? Onu
0:54
bir anlayalım. Bakın kilit tanım bu.
0:57
Sosyal risk dediğimiz şey bizim
1:00
hatamızdan kaynaklanan bir şey değil.
1:02
Tamamen kontrolümüz dışında gelişen
1:04
olaylar. Mesela hastalık, yaşlılık,
1:06
işsizlik. Bunlar hayatın içinde olan
1:09
şeyler değil mi? İşte sistemin amacı da
1:11
tam olarak bu. Bu riskler başımıza
1:13
geldiğinde bizi yalnız bırakmamak.
1:16
Aslında bu fikir öyle yeni bir şey de
1:18
değil. Bayağı köklü bir geçmişi var.
1:20
Düşünün ta 1800'lerin sonunda Almanya'da
1:22
Bismark'la başlıyor her şey. Sonra
1:25
1938'de Yeni Zeland'da işi bir adım
1:27
öteye taşıyıp bütün vatandaşları koruma
1:29
altına alıyor. E günümüze geldiğimizde
1:32
ise Türkiye'de artık bambaşka bir
1:33
boyutta kendi kuralları olan iş
1:35
hukukundan bile ayrı başlı başına bir
1:37
hukuk dalı. Yani şu an sahip olduğumuz
1:40
haklar yüzy yılı devirmiş bir birikimin
1:42
sonucu. Peki tamam güzel bir sistem var
1:44
da bu kalkanı Türkiye'de kim yönetiyor?
1:47
Gelin şimdi sistemin başındaki o kilit
1:50
kurumlara yani mimarlarına bir bakalım.
1:53
İşte bu tablo durumu çok net ortaya
1:56
koyuyor. SGK'yı yani Sosyal Güvenlik
1:58
Kurumunu eşin beyni gibi
2:00
düşünebilirsiniz. Emeklilik, sağlık,
2:03
maluliyet, bütün büyük resim onda. İş
2:06
kur ise daha çok bir uzman, bir
2:07
departman gibi. Sadece işsizlik ve
2:10
istihdam konularına odaklanmış. Yani
2:12
biri genel müdür, diğeri de çok kritik
2:14
bir bölümün yöneticisi. Böyle aklınızda
2:17
kalabilir. Tamam teoriyi anladık. Biraz
2:20
da pratiğe inelim. Ne dersiniz? Diyelim
2:23
ki bir sosyal riskle karşılaştık. Bu
2:25
kalkan tam olarak nasıl çalışıyor? Bizim
2:28
haklarımız ne? En basit, en sık
2:31
karşılaşılan durumdan başlayalım.
2:33
Hastalık hani hepimizin bildiği rapor
2:35
parası var ya işte o geçici iş
2:37
göremezlik ödeneği. Bunu alabilmek için
2:39
gereken tek bir şey var. İlk şart
2:41
hastalanmış olmanız. Bu kadar basit.
2:44
Olay gerçekleştiği an sistem sizin için
2:46
düğmeye basıyor. Peki ya durum daha
2:49
ciddiyse? Yani Allah korusun çalışma
2:52
gücümüzü uzun süreli kalıcı olarak
2:55
kaybettiysek işte o zaman malullük
2:58
aylığı devreye giriyor. Ama tabii bunun
3:00
için yerine getirilmesi gereken belli
3:03
şartlar var. Şartlar aslında oldukça
3:06
net. İki anahtar var gibi
3:07
düşünebilirsiniz. Birincisi en az 10
3:10
senedir sigortalı olacaksınız. İkincisi
3:12
de en az 1800 gün priminiz yatmış
3:15
olacak. Yani kabaca bir hesapla 5 tam
3:17
yıl demek bu. Bu iki koşulu
3:19
sağladığınızda o kapı açılıyor. Şimdi
3:22
geldik en çok kafa karıştıran
3:23
noktalardan birine. Diyelim ki hastaneye
3:26
gittiniz, raporunuzu aldınız. Raporda da
3:29
maluldür yazıyor. Tamam bu iş bitti.
3:31
Maaş bağlanır artık değil mi? Yeterli mi
3:33
yani bu rapor? Cevap: Kocaman bir hayır.
3:37
Bakın bu çok ama çok önemli bir detay.
3:39
Hastanenin verdiği rapor sadece bir
3:41
tespit. Son sözü söyleyecek, nihai
3:44
kararı verecek olan yer her zaman
3:47
SGK'nın kendi sağlık kurulu. Yani
3:49
hastane evet dese bile SGK hayır
3:52
diyebilir. Patron SGK. Bunu unutmayın.
3:55
Gelin şimdi daha da özel ve maalesef
3:58
ciddi bir duruma bakalım. İş kazaları.
4:01
Diyelim ki bir sigortalı geçirdiği bir
4:03
iş kazası sonucu meslekteki çalışma
4:05
gücünü tamamen yani %100 kaybetti. Peki
4:09
o zaman ne olacak? İşte o durumda sistem
4:12
devreye giriyor ve o kişiye aylık
4:14
kazancının tam %70'i oranında sürekli
4:17
bir gelir bağlıyor. Düşünsenize %70. Bu
4:20
o insanın hayatını devam ettirebilmesi
4:23
için inanılmaz büyük bir güvence.
4:25
Sistemin ne kadar önemli bir koruma
4:27
sağladığının en net kanıtlarından biri
4:29
bu. Sırada işsizlik var. Şimdi burada
4:32
çok kritik bir ayrım var. Dikkat.
4:34
İşsizlik sigortası dediğimiz şey bir
4:36
hizmet sözleşmesiyle yani bir patrona
4:39
bağlı çalışanlar için geçerli. Hani şu
4:41
4A'lılar dediğimiz grup ama kendi işini
4:44
yapanlar yani bağkurlular maalesef bu
4:46
standart işsizlik sigortası kapsamında
4:48
değiller. Bu çok önemli bir detay. Çünkü
4:51
kimin ne hakka sahip olduğunu net bir
4:53
şekilde ayırıyor. İyi, hoş, güzel
4:56
sistem, güçlü bir kalkan dedik ama bu
4:58
kalkan hiç mi darbe almıyor? Hiç mi
5:00
zayıf noktası yok? Gelin şimdi
5:02
madalyonun diğer yüzüne bakalım ve
5:04
sistemi zorlayan yani kalkandaki olası
5:07
çatlakları bir göz atalım. Karşımızdaki
5:09
ilk büyük zorluk demografi yani nüfus
5:11
yapımız. Basitçe söylemek gerekirse
5:14
nüfusumuz yaşlanıyor. Bunun anlamı ne?
5:16
Çok basit bir matematik aslında. Sisteme
5:19
para koyan yani çalışan sayısı azalıyor.
5:22
Sistemden para alan yani emekli sayısı
5:24
artıyor. Eterazi şaşıyor tabii. İşte bu
5:27
dengesizlik yüzünden sürekli emeklilik
5:29
yaşı, prim gün sayıları tartışırlar ya.
5:32
Sebebi bu. Sistemin ayakta kalabilmesi
5:34
için en büyük sınavlarından biri bu.
5:37
Tabii sadece nüfus değil bir de ekonomik
5:40
baskılar var ki sormayın. Yüksek
5:42
enflasyon, işsizlik oranları ve belki de
5:45
en önemlisi o devasa kayıt dışı ekonomi.
5:48
Bunların hepsi sistemin gelir
5:50
musluklarını kısıyor. Bir de üstüne
5:52
primleri toplamakta yaşanan zorluklar
5:54
eklenince baskı iyice artıyor. Ama bakın
5:58
tüm bu sorunlara, baskılara rağmen
6:00
sistemin özündeki felsefeyi unutmamak
6:02
lazım. Şu söz her şeyi özetliyor
6:05
aslında. Sistemin asıl amacı işi
6:07
paylaştırmak falan değil. Tek bir amacı
6:10
var. bireye ne olursa olsun her koşulda
6:13
ekonomik güvence sağlamak. İşte o
6:15
kalkanın var olma sebebi tam olarak bu.
6:19
Ve bu anlatımı hepimizin üzerine
6:20
düşünmesi gereken bir soruyla
6:22
tamamlayalım. Peki bu değişen dünyada
6:25
onca ekonomik ve demografik baskıya
6:27
rağmen bugün bizi koruyan bu kalkanın
6:29
gelecek nesiller için yani çocuklarımız,
6:32
torunlarımız için de sapa sağlam
6:34
kalmasını nasıl sağlayacağız? İşte bu
6:36
soru cevabı hepimizde saklı olan bir