Ata Aöf Grafik Tasarım Tarihi 2025-2026 Vize Soruları
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese selam. Bugün sizinle o
0:02
bildiğimiz sıkıcı ve ezberci tarih
0:04
derslerini tamamen rafa kaldırıyoruz.
0:06
Neden mi? Çünkü grafik tasarımın sadece
0:08
ezberlenecek tarihlerden ibaret
0:10
olmadığını, aslında birbiri ardına
0:12
patlayan inanılmaz tutkulu isyanların ta
0:14
kendisi olduğunu konuşacağız. Evet,
0:16
yanlış duymadınız. Bayağı bildiğimiz
0:18
isyanlardan bahsediyorum. Modern grafik
0:20
tasarımın bu görsel anlatımda
0:22
etrafımızdaki dünyanın nasıl baştan
0:24
aşağı şekillendiğine hep birlikte şahit
0:26
olacağız. Hazırsanız hadi hemen
0:28
detaylara dalalım. Şimdi aklınıza şöyle
0:31
bir soru gelebilir. 19. yüzyılın o içi
0:34
karartıcı, gri ve tek düze fabrikaları
0:37
nasıl oldu da modern sanat ve tasarımda
0:39
bir devrimi hem de tamamen yanlışlıkla
0:41
tetikledi? İşte bu inceleme boyunca tam
0:44
da bu düğmenin nasıl koptuğunu
0:46
arayacağız. Sanayileşmenin o soğuk seri
0:49
üretimi insanın estetik açlığını nasıl
0:51
körükledi dersiniz? Bu soruyu aklınızın
0:54
bir köşesinde tutun. Çünkü bulacağımız
0:56
cevap bugün etrafımızı saran modern
0:58
tasarımın tam da merkezine işaret
1:00
ediyor. Peki rotamız nasıl olacak?
1:02
Kısaca bir bakalım. Önce 19. yüzyıla
1:04
gidip sanayileşmeye karşı doğan o ilk
1:06
tepkilere yani Arts and Crafts ve Art
1:09
Nuvo'ya bakacağız. Sonra yüzyılın
1:11
sonundaki o muazzam afiş devrimine
1:13
uzanıp oradan 20. yüzyılın başındaki
1:16
kaotik avangard akımlara fütürizm,
1:18
ekspresyonizm ve dadaizme geçeceğiz. ve
1:20
en sonunda da tüm bu çılgınlığın nasıl
1:23
durulup ISOPE ile evrensel bir bilgi
1:26
tasarımına dönüştüğünü göreceğiz. Harika
1:27
bir yolculuk bizi bekliyor. Birinci
1:29
bölümümüzde başlıyoruz. Sanayileşmeye
1:32
karşı doğaya dönüş. Burada biraz durup
1:34
soluklanalım. Endüstri canının o
1:36
mekanikleşen soğuk dünyasına karşı
1:39
patlak veren ilk büyük tasarım isyanına
1:41
yakından bakalım. Gözünüzde şöyle bir
1:43
canlandırın. Etrafınızdaki her şey ama
1:46
her şey birbirinin kopyası. Ruhsuz, ucuz
1:49
fabrikasyon ürünler her yeri kaplamış.
1:52
İnsanlar o kasvetli fabrikalarda mutsuz.
1:55
İşte tam bu noktada Arts and Crafts
1:57
hareketi devreye giriyor ve bu
1:59
estetikten yoksun tekleşmeye sert bir
2:01
fren yapıyor. İnsanın el emeğini, o
2:04
biricik dokunuşunu savunup fabrikaların
2:06
gü duvarlarına inat yüzlerini doğrudan
2:08
doğanın canlılığına dönüyorlar. Yani
2:11
anlayacağınız bu sadece estetik bir
2:13
tercih falan değil. makinelere karşı
2:15
doğanın safında yer alan son derece
2:17
organik bir baş kaldırıydı. Ve
2:19
biliyorsunuz bu organik baş kaldırı
2:21
boşuna değildi. Çok çok önemli bir zemin
2:23
hazırladı. Bu yenilenme çabası efsanevi
2:26
Artnevu hareketinin doğmasını sağladı.
2:28
Şöyle düşünün. Eğer o ilk isyan
2:30
kıvılcımı çakılmasaydı bugün hayranlıkla
2:33
baktığımız o muhteşem bitkisel
2:34
motifleri, zarif kıvrımları ve doğadan
2:37
ilham alan Artnivo'yu belki de hiç
2:39
göremeyecektik. Tasarım tarihinde her
2:41
bir isyan aslında bir sonrakinin
2:43
tohumunu işte böyle ustaca ekiyor. Hemen
2:46
ikinci bölüme geçiyoruz. Afiş devrimi ve
2:48
doğunun etkisi. 19. yüzyılın sonlarına
2:51
doğru gelirken dünyanın adeta yavaş
2:53
yavaş küçülmeye, sınırların kalkmaya
2:55
başladığını görüyoruz. Farklı kültürler
2:58
yepyeni iletişim araçlarıyla buluşup
3:00
görsel dünyamızı temelinden sarsıyor.
3:02
Ortada gerçekten inanılmaz bir kültürel
3:04
alışveriş var. Bir yanda Japon ukioe
3:06
baskı sanatının o kendine has
3:08
özellikleri duruyor. Hani şu asimetrik
3:10
kompozisyonlar ve inanılmaz vurucu çizgi
3:12
hakimiyeti. Diğer yanda ise bunun
3:14
batıdaki muazzam yankısı. Düşünebiliyor
3:16
musunuz? Bu Uzakdoğu teknikleri
3:18
okyanusları aşıp geliyor ve Aubry
3:21
Bertley gibi Artnua dönemi sanatçılarına
3:23
öylesine derin bir ilham veriyor ki batı
3:25
sanatının görsel dili resmen baştan
3:28
yazılıyor. Kıtaların ve zıtlıkların bu
3:30
muhteşem çarpışması tasarımda her zaman
3:32
bomba gibi yepyeni bir enerji
3:34
doğurmuştur. Ve bu enerjinin sokaklara
3:36
taşmış hali. 19. yüzyılın sonlarında
3:39
sokakları adeta devasa bir açık hava
3:41
müzesine çeviren o büyük devrim afiş
3:44
sanatı. Bu devrimin tam merkezinde ise
3:46
Jül Şeret sahneye çıkıyor. Kendisi
3:48
sonuna kadar hak ettiği bir unvanı
3:50
taşıyor. Resimsel afişin babası.
3:52
Düşünsenize o döneme kadar sokaklarda
3:54
sadece sıkıcı düz metinlerden oluşan
3:56
ilanlar varken şeret bir anda devasa
3:59
rengarenk resimsel afişlerle ortaya
4:01
çıkıyor ve iletişimde kelimenin tam
4:03
anlamıyla bir patlama yaratıyor. Görsel
4:05
iletişimi alıp sokaktaki sıradan insanın
4:07
günlük hayatının tam göbeğine
4:09
yönleştiren kişi kesinlikle odur. Çüncü
4:11
bölümümüz oldukça hareketli avangard
4:14
akımlar. Hız ve duygu. Artık 20.
4:17
yüzyılın başlarındayız. Sanayi devrimi
4:19
hızını almış, modernizm damarlarımızda
4:21
işlemiş. Dünya öyle inanılmaz bir hızla,
4:24
öyle kavatik değişiyor ki tasarım
4:26
dünyası da bu hıza ayak uydurmak için
4:28
adeta yerinde duramıyor, patlıyor. Bir
4:31
tarafta fütürizm var. Adamlar tamamen
4:34
makinelerin hızına, teknolojiye ve
4:36
modern kent yaşamının o durmak bilmez
4:38
dinamizmine aşık olmuş durumdalar. Hatta
4:40
bu hızı kağıda dökmek, onu kontrol
4:42
altına almak için matematiğe dayalı
4:44
rasyonel grid sistemlerini
4:45
kullanıyorlar. Ama durun hemen
4:47
karşısında buna taban tabana zıt bir ruh
4:49
hali ekspresyonizm yani dışa vurumculuk
4:52
çıkıyor karşımıza. Onların derdi
4:54
teknoloji falan değil. Onların derdi
4:56
insanın o en saf, en karmaşık, en
4:59
karanlık içsel duyguları. Edward M'ın o
5:01
ikonik çığlık tablosunu hepimiz biliriz
5:03
değil mi? veya Mavi atlılar grubunu.
5:05
İşte bunlar insanın iç dünyasındaki o
5:07
şiddetli fırtınaları dışa vurmanın en
5:10
çarpıcı örnekleri. Bir yanda rasyonel,
5:12
soğuk matematik, diğer yanda çığlık atan
5:15
kanlı canlı bir ruh hali. Gerçekten
5:17
muazzam bir zıtlık. Ve tabii ki bu hız
5:20
ve duygu kasırgasının ortasından
5:22
fırlayan en büyük, en çılgın asilerden
5:24
biri dadaizm. Bakın dadaistler sadece
5:27
yeni bir görsel stil falan
5:28
aramıyorlardı. Onlar geleneksel
5:30
değerlere kelimenin tam anlamıyla
5:32
topyekün savaş açtılar. Peki bunu nasıl
5:35
yaptılar derseniz gittiler günlük
5:37
hayatta kullanılan sıradan hazır
5:39
nesneleri aldılar ve bu bir sanat
5:41
eseridir diyerek insanların önüne
5:43
koydular. Toplumu ve tüm otoriteleri o
5:46
meşhur yıkıcı soruyla başa bıraktılar.
5:48
Sanat tam olarak nedir? Kuralları
5:51
öylesine acımasızca yıktılar ki grafik
5:53
tasarımın ne olabileceğine dair
5:55
sınırları tamamen ortadan kaldırdılar.
5:57
4.üncü ve son ana bölümümüz evrensel
6:00
görsel dilin doğuşu. Tüm bu kaostan,
6:02
kuralların paramparça edilmesinden ve o
6:05
akıl almaz avangard enerjiden sonra
6:07
suların yavaş yavaş durulduğunu
6:09
görüyoruz. O yıkıcı enerji artık kendine
6:12
yeni, küresel ve çok daha
6:14
yapılandırılmış bir temel arıyor. İşte
6:16
tam bu noktada sahnede iki dahi isim
6:19
var. Otto Nurat ve Gert Arns. Ne
6:22
yaptılar biliyor musunuz? Geçmişteki tüm
6:24
o isyankar enerjiyi aldılar ve son
6:27
derece mantıklı, sistematik bir yapıya
6:29
oturttular. Bilgilendirme tasarımı
6:31
disiplininin yani hepimizin bildiği
6:33
adıyla ISOPE'ın temellerini attılar. Bu
6:37
adım grafik tasarımın gerçek anlamda
6:39
kurumsallaşmasıydı. Artık olay sadece
6:41
sınırları yıkmak değildi. Veriyi,
6:44
bilgiyi ve karmaşık istatistikleri
6:46
dünyadaki herkese en net şekilde
6:48
ulaştırmaktı. Bu sistem aslında görsel
6:51
dilin küreselleşmesini sağlamıştır. Peki
6:54
dürüst olalım. Bu bugün sizin, benim,
6:56
hepimiz için neden bu kadar önemli?
6:58
Hemen özetleyeyim. Şu an cebinizdeki
7:00
akıllı telefona bakın. Ya da hiç dilini
7:02
bilmediğiniz bir ülkenin havalimanında
7:04
yönünüzü bulmanızı sağlayan o tabelalara
7:06
kullandığınız bilgisayar yazılımlarının
7:07
arayüzlerini, dünyanın neresine
7:09
giderseniz gidin anında anladığınız o
7:11
evrensel ikonlar var ya işte hepsini ama
7:13
hepsini bu tasarım disiplininin
7:15
küreselleşmesine borçluyuz. Nurat ve
7:17
Arn'ın 20. yüzyılda attığı o temeller
7:19
tam da şu saniye ekranda veya
7:21
cihazlarınızda kullandığınız görsel
7:22
dilin ta kendisi. Ve bu muazzam görsel
7:25
anlatımınızın sonuna yaklaşırken sizi
7:27
şöyle çarpıcı bir düşünceyle baş başa
7:28
bırakmak istiyorum. Izo hareketinin
7:30
oluşturduğu bu kusursuz evrensel görsel
7:33
dil bugünün modern ekranlarını ve o
7:35
pürüzsüz arayüzlerimizi şekillendirmeye
7:37
son hızla devam ediyor. Peki sizce bir
7:40
sonraki tasarım isyanı neye benzeyecek?
7:42
Bugün hep beraber inceledik ve gördük ki
7:45
çok sıkı katı bir düzen eninde sonunda
7:47
her zaman yeni bir isyanı doğuruyor.
7:49
Sanayileşmenin o gri tek düzeliliği
7:51
organik Artnovo'yu doğurdu. Katı
7:53
geleneksellik ise yıkıcı dadaizmi
7:55
patlattı. Peki günümüzün bu ultra
7:57
yapılandırılmış her şeyin yavaş yavaş
7:59
birbirine benzemeye başladığı dijital
8:01
arayüzleri karşısında yeni nesil
8:03
tasarımcıların baş kaldırısı nasıl
8:05
olacak? Belki de bu sorunun cevabı şu an
8:07
baktığımız bu ekranların çok ötesinde
8:10
yeni bir devrimin kıvılcımını
8:11
ateşleyecek. Bu heyecan verici
8:13
incelemede bana katıldığınız için çok
8:14
teşekkürler. Bir sonraki anlatımımıza
8:16
kadar etrafınızdaki tasarımlara,
8:18
tabelalara, ekranlara ve afişlere şöyle
8:20
biraz daha farklı, biraz daha isyankar
8:23
bir gözle bakmayı sakın unutmayın.
#Jobs & Education

