Ata Aöf E-Ticaret 2024-2025 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/05/01/ata-aof-e-ticaret-2024-2025-final-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Kaynak materyalimizi
0:02
masaya yatırdığımız yeni incelememize
0:04
hoş geldiniz. Bugün sizinle birlikte o
0:06
çok sevdiğimiz çevrim alışveriş
0:08
dünyasının perde arkasına harika ve ufuk
0:11
açıcı bir yolculuk yapacağız. Oşık
0:13
e-ticaret sitelerindeki ilk
0:15
tıklamanızdan tutun da arka planda tıkır
0:17
tıkır işleyen devasa veri analizlerine
0:19
kadar sistemin aslında nasıl çalıştığını
0:22
deşifre edeceğiz. Çünkü o vitrinlerin
0:24
ardında mükemmel işleyen tamamen
0:26
görünmez bir mimari var. Hadi hiç vakit
0:28
kaybetmeden bu yapıyı incelemeye
0:30
başlayalım. Bugünkü yol haritamız
0:32
oldukça net. Dör ana başlığımız var.
0:35
Önce altyapıyı yani mobil ağları
0:37
kuracağız. Ardından e-ticaretin yazılı
0:39
olmayan o gizli kurallarına bakacağız.
0:41
Sonrasında dijital güvenliği sağlayıp en
0:44
nihayetinde o devasa arka plan
0:46
sistemlerine yani müşteri ilişkilerine
0:48
dalacağız. İlk durağımız dijital temeli
0:51
inşa etmek yani mobil teknolojiler ve
0:53
ağlar. Şunu kesinlikle aklımızdan
0:55
çıkarmamamız gerekiyor. Herhangi birimiz
0:58
internetten tek bir çöp bile satın
0:59
almadan önce bizi o dijital pazara
1:02
bağlayacak ham güçlü bir altyapıya
1:04
ihtiyacımız var. Peki bu altyapının
1:06
kalbinde ne yatıyor? Bant genişliği.
1:09
Bakın bu sadece havalı teknik bir terim
1:11
değil. O e-ticaret sitelerinde
1:13
gördüğünüz yüksek çözünürlüklü göz alıcı
1:15
ürün fotoğraflarının veya tanıtım
1:17
videolarının şıp diye anında yüklenmesi
1:19
var ya işte o tamamen bu kapasiteye
1:21
bağlı. Eğer ağın saniyede taşıyabildiği
1:24
veri kapasitesi yani bant genişliğiniz
1:26
darsa dünyadaki en harika ürün bile
1:29
müşteriye ulaşana kadar tüm cazibesini
1:31
yitirir. Bu sistemin mutlak temelidir.
1:34
Şimdi internetin mobil cihazlara ilk
1:36
girdiği o eski dönemlere kısa bir zaman
1:38
yolculuğu yapalım. VAP ve GPRS
1:40
kavramları hep kafa karıştırır değil mi?
1:43
Aslında olay çok basit. Vap sayfaları
1:45
telefon ekranınızda görmenizi sağlayan
1:47
bir uygulama protokolü yani işin
1:49
yazılımsal kısmıdır. GPRS ise o veriyi
1:52
radyo sinyalleriyle paketleyip ileten
1:54
hücresel altyapının ta kendisidir. Yani
1:57
fiziksel taşıyıcıdır. Şöyle düşünün. Vap
1:59
araba ise GPRS o arabanın üzerinde
2:02
gittiği yoldur. Fiziksel dünyayla
2:04
dijitali şıpşak birleştiren bir şey
2:07
varsa o da QR kodlardır. Telefonunuzun
2:10
kamerasını tuttuğunuz an sizi bambaşka
2:12
bir web sitesine, bir menüye veya
2:14
videoya ışınlayan o siyah beyaz kareler.
2:17
Burada asıl ilginç olan şey ne biliyor
2:18
musunuz? isminin içindeki sır QR
2:21
kelimenin tam anlamıyla quick response
2:24
yani hızlı yanıt demektir. Düşünsenize
2:27
ta 1994 yılında otomotiv sanayisi için
2:30
icat edilen bu teknoloji bugün hızlı
2:32
e-ticaret erişiminin tartışmasız en
2:35
büyük köprüsü durumunda. Bazen şirketler
2:37
kapılarını dış dünyaya kapatıp sadece
2:40
kendi içlerinde kapalı bir ağ kurmak
2:42
isterler. İşte buna intranet diyoruz.
2:44
Bunu kurmak için veri tabanlarına,
2:46
şirket içi sunuculara ve elbette
2:48
dışarıdan gelen saldırıları engellemek
2:50
için bir güvenlik duvarına yani
2:52
firewall'a kesinlikle ihtiyacınız var.
2:54
Ama bakın burada çok şaşırtıcı ve altını
2:57
çizmek istediğim bir detay var. Tüm
2:59
dünyaya açık web sitelerini barındırmaya
3:00
yarayan o meşhur dış hosting hizmetleri
3:03
var ya intranet için bunlara hiç ama hiç
3:06
gerek yok. Böyle bir zorunluluk
3:07
kesinlikle yok. A iletişiminin doğasını
3:10
kavramak için şöyle bir düşünelim.
3:13
Geleneksel televizyon yayınları aslında
3:15
tek yönlü bir sokaktır. Size bir ürünü
3:18
tanıtır. Tele alışveriş yapmanız için
3:21
harikadır eyvallah. Ama televizyon
3:23
kumandasıyla elektrik faturanızı
3:25
ödeyemezsiniz. Neden? Çünkü bu tür
3:27
interaktif finansal işlemler çift yönlü
3:30
bir iletişim gerektirir. Sizin de
3:32
sisteme anında ve güvenle veri
3:34
göndermeniz şarttır. İşte internetin
3:37
geleneksel yöntemlerden koptuğu yer tam
3:39
da burasıdır. Altyapımızı sağlam bir
3:42
şekilde kurduğumuz göre şimdi ikinci
3:44
bölüme görünmez vitrine geçebiliriz.
3:47
Fiziksel kablolardan çıkıp alışverişin
3:50
kurallarına adım atıyoruz. E-ticaret
3:52
deyince hepimizin aklına internetten
3:55
kıyafet, ayakkabı veya telefon almak
3:57
geliyor, değil mi? Peki size günlük
3:59
hayattaki sıradan vatandaşlık
4:01
görevlerimizin de aslında e-ticaretin
4:03
çok önemli bir parçası olduğunu
4:05
söylesem? Mesela e-devlete girip
4:07
pasaport başvurusu yapmak veya bir
4:09
trafik cezası ödemek. Dijital dünyada bu
4:12
eylemler sizce nasıl sınıflandırılıyor?
4:14
Hiç düşündünüz mü? İşte literatürdeki
4:17
adıyla cevabımız CG yani consumer to
4:22
government. Müşteriden kamuya e-ticaret
4:24
modeli. Evet, yanlış duymadınız. Bir
4:27
vatandaş olarak doğrudan kurumlara
4:29
yaptığınız o işlemler, o vergi ödemeleri
4:32
aslında devasa bir e-ticaret modelinin
4:34
tam göbeğidir. Dijital yaşamın çoğu
4:37
zaman gözden kaçırılan ama çok kritik
4:39
bir ayağıdır bu. Hazır vergi demişken
4:42
devletlerin bu dijital dünyaya nasıl
4:44
yaklaştığını belirleyen muazzam bir
4:46
kuraldan bahsedelim. Tarafsızlık ilkesi.
4:49
Olay tam olarak şu: Bir kitabı gidip
4:51
köşe başındaki kitapçıdan almakla
4:53
internetten e-kitap olarak indirmek
4:55
arasında devletin gözünde bir fark
4:56
olamaz. Sırf satış kanalı farklı diye
4:59
devlet e-ticarete haksız, ayrımcı veya
5:02
sırf internette diye cezalandırıcı bir
5:04
vergi uygulayamaz. kanallara eşit
5:06
yaklaşmak zorundadır. Bir de işin
5:09
mutfağına, işletmeyi çevreleyen
5:10
faktörlere bakalım. Bunu kabaca ikiye
5:13
ayırıyoruz. Politikalar, çıkan yeni
5:15
yasalar, demografik krizler. Bunlar
5:17
dışarıdan gelen ve şirketinizin kontrol
5:20
edemeyeceği makro faktörlerdir. Ama
5:22
şirketinizin kendi çalışanları,
5:24
tedarikçileri ve özellikle pay sahipleri
5:27
işletmenin doğrudan etkileşimde olduğu,
5:29
kısmen daha elinde tutabileceği iç
5:31
unsurlardır. Yani mikroçevre
5:33
faktörleridir. Hazır işletmelerden
5:36
bahsediyorken internet alışverişleri ile
5:38
ilgili şu çok meşhur efsaneyi de
5:40
çürütelim. İnternette nakit veya
5:42
fiziksel çek kullanamıyoruz. Malum
5:44
birçok insan bunun şirketlerin kar
5:46
maşlarını korumak için uydurduğu bir
5:48
sistem olduğunu sanır. Yok öyle bir şey.
5:51
Gerçek sebep tamamen teknolojik
5:52
uyuşmazlıktır. Fiziksel para ve
5:55
geleneksel yöntemler internetin o anlık
5:57
dijital hızıyla hiçbir şekilde uyum
5:59
sağlayamaz ve devasa güvenlik açıkları
6:02
yaratır. Güvenlik açıkları demişken
6:04
oradan harika bir geçişle 3üncü
6:06
bölümümüze dijital güvenlik ve
6:08
sertifikalara geçelim. Bugün alıştığımız
6:10
şu dijital ekonomi var ya. Eğer arka
6:12
planda güvenlik protokolleri olmasaydı
6:15
inanın saniyeler içinde çökerdi.
6:17
Tarayıcınızın o sol üst köşesindeki
6:19
küçük asma kili de hepimiz biliyoruz.
6:21
Ssl protokolü. Çoğumuz onu görünce
6:23
mutlak bir güvenlikteyiz. Her şey harika
6:25
sanıyoruz. Ama bakın çok kritik bir
6:28
detaya atlıyoruz. SSL sadece sizin
6:31
bilgisayarınızla o site arasındaki
6:33
veriyi şifreler. Yani kredi kartınızın
6:35
yolda çalınmasını önler. Ama o kadar SSL
6:38
bir internet dedektifi falan değildir.
6:40
Web sitesindeki vaatlerin satılan o
6:42
ürünün gerçek mi yoksa sahte mi olduğunu
6:45
asla garanti edemez. O sadece kapalı,
6:47
güvenli bir zarftır. Zarfın içindeki
6:50
mektubun size yalan söyleyip
6:51
söylemediğine asla ama asla karışmaz.
6:54
İnternette kimliğinizi konutlamak için
6:56
dijital sertifikalara ihtiyacınız
6:58
vardır. Peki bir dijital sertifikanın
7:00
içinde mutlak süretle neler olmak
7:02
zorunda? Sertifikayı onaylayan yayıncı
7:04
kuruluşun o dijital imzası mutlaka
7:06
olacak. O belgeye has bir din yani seri
7:09
numarası olacak ve bir de geçerlilik
7:11
süresi olacak. Bazen etrafta sertifika
7:13
yayını gibi kavramlar duyarsınız ama
7:15
buna dikkat edin. Yayın bir bilgi veya
7:18
veri değildir. O sadece sertifikanın
7:20
piyasaya sürülmesi gibi genel bir
7:21
eylemin adıdır. Peki diyelim tüm bunları
7:24
kurduk. Güvenliği kim sağlayacak? Sadece
7:27
alt kattaki 35 IT uzmanı mı? OECD'nin
7:30
küresel standardına yani sorumluluk
7:33
ilkesine göre kesinlikle hayır. Güvenlik
7:36
şirket patronundan sıradan çalışana
7:38
hatta biz son kullanıcılara kadar
7:40
herkesin ortak sorumluluğundadır. İşi
7:43
sadece bilgi işlemcilere yıkıp köşeye
7:45
çekilemezsiniz.
7:47
Ve işte geldik son bölüme. Müşteri
7:49
ilişkileri ve arka klanda tıkır tıkır
7:51
işleyen o devasa motorlar. Siparişi
7:53
verdiniz, güvenliği sorunsuz bir şekilde
7:55
geçtiniz. Peki ya sonra ne oluyor?
7:58
Şirketler bizi nasıl tanıyor ve bu
7:59
süreci nasıl yönetiyorlar? CRM lafını
8:02
duymuşsunuzdur. Müşteri ilişkileri
8:04
yönetimi. Ama gerçek CRM öyle binlerce
8:07
kişiye kopyala yapıştır sıradan mailler
8:09
atmak demek değildir. İşin gerçek sırrı
8:12
kişiselleştirilmiş iletişimdedir.
8:14
Sistemin size adınızla hitap etmesi. Bak
8:17
geçen ay şu ayakkabıyı almıştın. Bu
8:19
tişört de onunla çok iyi gider. demesi
8:21
yani size bir birey olduğunuzu
8:23
hissettirmesidir. Hedef kitle bulup
8:26
insanlara isim vermek işin daha en
8:28
başındaki sıradan bir pazarlama
8:30
adımıdır. Asıl meziyet satışı yaptıktan
8:33
sonra o kişiyi bu tür sistemlerle
8:34
elinizde tutabilmektir.
8:36
O bize gülümseyen şık e-ticaret
8:39
vitrinlerinin arkasında asıl işi yapan
8:41
görünmez bir kahraman var. Veri tabanı
8:44
yönetim sistemi veya akademik dünyada
8:47
bilinen adıyla kurumsal kaynak
8:49
planlaması. ERP bu sistem adeta şirketin
8:53
ana beynidir. Depodaki stok durumundan
8:56
tutun muhasebedeki faturalara ve
8:58
personel maaşlarına kadar her şeyi alıp
9:00
ortak devasa bir platformda birleştirir.
9:03
Tam bir orkestra şefi gibi sistemi
9:05
ayakta tutar. Tabii sıfırdan yeni bir
9:08
e-ticaret projesi veya böyle devasa bir
9:10
sistem kurmaya kalktığınızda öyle
9:13
doğaçlama hareket edemezsiniz.
9:14
Literatürde buna sistem geliştirme yaşam
9:16
döngüsü diyoruz. Adım adım ilerlemeniz
9:19
şarttır. Önce ne yapacağınızı
9:21
belirlersiniz. Yani planlama. Sonra tüm
9:23
gereksinimleri toplarsınız. Yani analiz.
9:25
Ve en son kodları yazıp sistemi ayağa
9:27
kaldırırsınız. Yani uygulama. Bu üçlü
9:30
şaşmaz bir sıradır. Bütün bu sistemleri
9:32
kurmadan önce o en baştaki planlama
9:34
aşamasında hayat kurtaran bir detay daha
9:37
vardır. Çizelgeleme fizibilitesi. Bu
9:40
sizin master saatinizdir. Uygulama
9:42
adaptasyonları hangi ay başlayacak?
9:44
Hangi yazılımın testi ne kadar sürecek?
9:47
Hepsi tek bir takvime bağlanır. Çünkü
9:49
emin olun net bir takvimi olmayan milyon
9:52
dolarlık bir e-ticaret projesi
9:54
kontrolden çıkıp devasa bir felakete
9:56
dönüşmeye mahkumdur. İşte böyle. Bugün o
9:59
sepete ekle butonunun arkasında nasıl
10:02
devasa bir mühendislik, nasıl hukuki
10:04
kurallar ve zekice stratejiler yaptığını
10:07
adım adım deşifre ettik. Ham bir bant
10:09
genişliğinden yola çıktık. Size adınızla
10:11
hitap eden dev sistemlere kadar geldik.
10:14
Şimdi bu incelememizi bitirirken size şu
10:16
kritik soruyu sormak istiyorum. Bir
10:18
sonraki internet alışverişinizde o
10:20
görünmez güvenlik protokollerinden
10:22
sadakatinizi saniye saniye izleyen veri
10:24
tabanlarına kadar tüm bu gizli mimarinin
10:27
sizin o sonraki tıklamanızı nasıl
10:29
şekillendirdiğini fark edebilecek
10:31
misiniz? Bu incelememizde bana eşlik
10:33
ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Bir
10:35
sonraki çözümlememizde görüşmek üzere.
10:37
Kendinize iyi bakın.

