Ata Aöf Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi 2 2024-2025 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/02/10/ata-aof-ataturk-ilkeleri-ve-inkilap-tarihi-2-2024-2025-vize-sorulari/
Bu kaynaklar, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersinin vize sınavına hazırlık amacıyla oluşturulmuş kapsamlı bir soru ve özet setidir. İçerik, Milli Mücadele dönemindeki askeri başarılardan başlayarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecindeki siyasi ve diplomatik dönüm noktalarını detaylandırmaktadır. Metinlerde, Lozan Antlaşması öncesindeki saltanatın kaldırılması, Ankara’nın başkent oluşu ve çok partili hayata geçiş denemeleri gibi kritik olaylar ele alınmaktadır. Ayrıca, Soyadı Kanunu ve Türk Tarih Kurumu'nun kuruluşu gibi toplumsal ve kültürel reformların modernleşme sürecindeki önemi vurgulanmaktadır. Kaynaklar, hem tarihsel olayların kronolojik gelişimini hem de bu devrimlerin hukuki ve toplumsal temellerini açıklayıcı bir dille sunmaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Düşünsenize 600 yıllık
0:03
dev bir imparatorluk var ve sadece
0:05
birkaç yıl içinde tamamen yok olup
0:07
yerine yepyeni bir cumhuriyet kuruluyor.
0:10
Nasıl olabilir bu? İşte bu bölümde
0:12
Osmanlı'nın küllerinden doğan modern
0:14
Türkiye'nin o inanılmaz hikayesine yani
0:17
savaşlarla, diplomasiyle ve köklü
0:19
devrimlerle dolu o nefes kesici sürece
0:21
yakından bakacağız. İşte bütün
0:24
anlatacaklarımızın merkezindeki soru tam
0:26
olarak bu. Çünkü bu sadece toprak
0:29
kazanmak ya da kaybetmekle ilgili bir
0:31
şey değil. Bu bir kimliği, bir devleti
0:34
hatta bütün bir toplumu sıfırdan
0:35
yaratmanın hikayesi. Hadi gelin bu akıl
0:38
almaz dönüşümün ilk adımlarına, her
0:40
şeyin başladığı o ana gidelim. Hikayemiz
0:44
gerçekten de uçurumun tam kenarına
0:46
gelmiş bir milletle başlıyor. Düşünün
0:48
her şey kaybedilmiş gibi. Yenilmiş bir
0:51
imparatorluk var. Topraklar işgal
0:53
altında. Peki o enkazın üzerinde
0:56
direnişin ilk kıvılcımları nasıl
0:58
çakıldı? Gelin bakalım. İşte her şey tam
1:02
da bu manzarayla başlıyor. Ortada
1:04
çökmüş, dağılmış bir imparatorluk var.
1:07
Topraklar bir işgal ediliyor ve bütün bu
1:10
umutsuzluğun içinde teslimiyeti reddeden
1:13
bir avuç insan Anadolu'da toplanıyor.
1:15
Amaçları kulağa ne kadar basit gelse de
1:18
o günün şartlarından neredeyse imkansız
1:20
bir hayaldi. Yepyeni bağımsız bir Türk
1:23
devleti kurmak. Tabii yeni bir devlet
1:26
kurma fikri güzel ama sadece bir fikir
1:28
olarak kalamazdı. Bu hayali gerçeğe
1:31
dönüştürmek için önce sahaya inmek yani
1:34
savaş alanına çıkmak gerekiyordu. O var
1:38
olma hakkının kanla ve ateşle tüm
1:40
dünyaya ispatlanması şarttı. O direnişin
1:43
ilk ateşini yakanlar hepimizin bildiği
1:46
gibi Kuvay-i Milliyeydi. Yani vatanını
1:49
savunan yerel düzensiz milis güçleri.
1:51
Ama bu dağınık kahramanlık kıvılcımları
1:54
bütün ülkeyi saran yangını söndürmeye
1:56
yani Topyekin bir savaşı kazanmaya
1:58
yetmezdi. İşte tam bu noktada yeni
2:01
hükümet devreye girdi ve tek bir komuta
2:04
altındaki disiplinli düzenli orduyu
2:06
kurarak aslında oyunun kurallarını
2:08
tamamen değiştirdi. Ve işte o kritikan
2:11
geldi çattı. 1. İnönü Zaferi bu inanın
2:14
sadece bir muharebenin kazanılmasından
2:16
çok daha fazlasıydı. Bu zaferle birlikte
2:19
hem halkın yeni kurulan orduya olan
2:21
güveni tavan yaptı hem de o dağınık
2:23
direniş dönemi resmen kapandı. Artık
2:26
herkes anladı ki sahada organize ciddi
2:28
bir güç vardı. Bundan sonrası ise adeta
2:31
bir zaferler zinciri gibi. Bakın 1920'de
2:35
Doğu Cephesi'e kazanılan başarı Gümra
2:37
Anlaşmasını getirdi. Hemen bir yıl sonra
2:39
İnönü'de düzenli ordunun gücü tüm
2:42
dünyayı ispatlandı. Sakarya Meydan
2:44
Muharebesi ile savaşın gidişatı tamamen
2:46
lehimize döndü ve nihayet 1922'deki
2:50
büyük taarruz ile o kesin nihai zafer
2:53
kazanıldı. Her bir zafer bir sonrakinin
2:55
kapısını aralayan bir anahtar gibiydi
2:57
aslında. Peki güzel de bu kadar büyük ve
3:00
art arda gelen savaşlar için ordu
3:03
kaynakları nereden buluyordu? İşte
3:05
cevabı burada. Tekalifi Milliye yani
3:08
milli yükümlülükler. Bu emirler aslında
3:10
şunu ilan ediyordu. Bu savaş sadece
3:12
askerin değil bütün milletin savaşıdır.
3:15
Ve halk gerçekten de çorabından
3:17
buğdayına, elinde avucunda ne varsa
3:19
ordusuyla paylaştı. Bu basit bir yardım
3:22
toplama kampanyası değildi. Bu ulusal
3:24
bilinci ateşleyen, herkesin mücadeleyi
3:27
sahiplenmesini sağlayan kelimenin tam
3:29
anlamıyla bir topyekün savaş ruhuydu.
3:32
Sakarya işte bu Kurtuluş Savaşı'nın
3:34
belki de en kritik dönüm noktası kader
3:37
anıydı. Tam 22 gün, 22 gece süren o
3:40
inanılmaz zorlu savaş kazanılınca Büyük
3:43
Millet Meclisi de hareketin lideri
3:45
Mustafa Kemal Paşa'ya olan şükranını en
3:47
büyük askeri onurlarla gösterdi. Maraşal
3:50
rütbesi ve gazi unvanı verildi. Bu
3:53
sadece bir ödül değil, aynı zamanda
3:55
liderliği perçinleyen ve zafere olan
3:57
inancı zirveye taşıyan çok önemli,
4:00
sembolik bir andı. Şimdi savaş alanında
4:03
kazanılan zaferler tabii ki çok
4:05
önemliydi. Hayatiydi. Ama tek başına
4:07
yeterli değildi. Bu askeri başarıların
4:10
bir de diplomasi masasında
4:11
taçlandırılması yani dünya sahnesinde
4:15
siyasi bir tanınırlığa dönüşmesi
4:16
gerekiyordu.
4:18
Ve savaş sadece cephede değil diplomasi
4:21
masasında da müthiş bir hızla devam
4:22
ediyordu. Adeta bir satranç oyunu gibi.
4:25
Her hamle çok kritikti. Bakın, Gümrü
4:28
Anlaşmasıyla Ermenistan'ı masaya oturttu
4:30
ve yeni hükümeti tanıyan ilk devlet
4:32
olmasını sağladı. Şah. Ardından Sovyet
4:35
Rusya ile Moskova anlaşması imzalandı.
4:38
Bu da büyük bir Avrupa gücünün desteğini
4:40
almak demekti. Çok önemli bir hamle.
4:43
Sonra Fransa ile Ankara Anlaşması
4:44
yapıldı. Bu sayede Güney Cephesi kapandı
4:47
ve oradaki askerler batıya
4:49
kaydırılabildi. Gördüğünüz gibi her bir
4:51
anlaşma yeni devleti meşrulaştıran ve
4:54
zafere bir adım daha yaklaştıran
4:55
stratejik bir hamleydi. İşte bu da
4:58
diplomasinin ne kadar ince bir işçilik
5:00
olduğunu gösteren müthiş bir detay.
5:03
Düşünün savaş bütün şiddetiyle devam
5:05
ederken bile yeni hükümet geleceği
5:07
düşünüyor ve ulusal mirasın çok sembolik
5:10
bir parçasını yani Süleymanşah
5:12
Türbesi'nin bulunduğu Caber Kalesini
5:15
Türk toprağı olarak tescil ettirmeyi
5:17
başarıyor. İnanılmaz bir öngörü. Şimdi
5:20
gelelim meşhur soruya. Eminim birçoğunuz
5:23
merak etmiştir. Neden yüzlerce yıllık
5:25
imparatorluk başkenti İstanbul dururken
5:28
başkent olarak Anadolu'nun ortasında o
5:31
zamanlar küçük bir şehir olan Ankara
5:33
seçildi? Aslında cevap hem çok stratejik
5:36
hem de çok sembolik. Bir kere İstanbul
5:39
işgale çok açık, jeopolitik olarak çok
5:42
savunmasız bir konumdaydı. Ankara İsa
5:44
tam tersine Anadolu'nun kalbinde milli
5:47
mücadelenin karargahı ve işgal edilmesi
5:50
çok zor bir yerdi. Ama daha da önemlisi
5:53
bu karar yeni devletin ruhunu
5:54
yansıtıyordu. Bu biz artık
5:57
imparatorluğun değil Anadolu'nun
5:59
devletiyiz demenin bir yoluydu. Yani bu
6:01
bir zorunluluk değil. Tamamen bilinçli,
6:03
stratejik bir tercihti. Peki askeri
6:06
zaferler kazanıldı. Diplomatik başarılar
6:08
elde edildi. Savaş bitti. Şimdi ne
6:10
olacak? İşte şimdi belki de en zor, en
6:13
anıtsal görev başlıyordu. Sıfırdan
6:16
yepyeni bir devlet ve bambaşka bir
6:18
toplum inşa etmek. Ve değişim gerçekten
6:22
baş döndürücü bir hızla geldi. Bakın
6:24
adımlara. 1 Kasım 1922'de tam 600 yıllık
6:29
Osmanlı saltanatına son verildi. Bir yıl
6:32
bile geçmeden 29 Ekim 1923'te cumhuriyet
6:36
ilan edildi. Hemen ardından 3 Mart
6:38
1924'te devletle din işlerini
6:41
birbirinden ayıran o çok köklü adım
6:43
atıldı ve halifelik kaldırıldı. Son
6:46
olarak da 1924 anayasasıyla bu yeni
6:48
cumhuriyetin yasal çerçevesi sağlam bir
6:50
zemine oturtuldu. Birkaç yıl içinde
6:52
bütün sistem baştan aşağı yeniden
6:54
yazıldı.
6:55
Burada akla şu soru gelebilir. Peki
6:58
neden halifelik saltanatla birlikte
7:00
kaldırılmadı da beklendi? İşte bu
7:02
devrimlerin ne kadar stratejik ve adım
7:04
adım ilerlediğini gösteren çok iyi bir
7:06
örnek. Lider kadro toplumun böylesine
7:08
köklü bir değişikliğe psikolojik olarak
7:10
henüz hazır olmadığını düşünüyordu. Bu
7:13
yüzden öyle saltanat kaldırıldı. Kamuoyu
7:15
bu yeni duruma alıştıktan yaklaşık 1 bu5
7:17
yıl sonra da halifelik kaldırıldı. Yani
7:20
her adım planlıydı. Devrimler tabii ki
7:22
sadece siyasetle sınırlı kalmadı.
7:24
Gündelik hayatın tam içine indi. Mesela
7:27
soyadı kanunu. İlk bakışta çok basit bir
7:29
değişiklik gibi duruyor değil mi? Ama
7:31
aslında modern bir devlet olmanın temel
7:33
taşlarından biriydi bu. Düşünsenize
7:35
öncesinde kimlikler Konyalı Mehmetoğlu
7:38
Ali gibiydi. Bu durum vergi, askerlik,
7:40
tapu gibi bütün resmi işleri inanılmaz
7:43
zorlaştırıyordu. Kanundan sonraysa
7:45
herkes Ali Yılmaz gibi net, basit ve
7:47
modern bir kimliğe kavuştı. Bu devletin
7:50
vatandaşıyla kurduğu ilişkiyi kökten
7:52
değiştirdi ve bu modernleşme hamlesi
7:55
hayatın her alanına yayıldı. Mesela
7:58
şapka kanunuyla kılık kıyafette
8:00
geçmişten bir kopuş simgelendi. Kurulan
8:02
Türk Tarih Kurumuyla ulusal tarih artık
8:05
bilimsel metotlarla araştırılmaya
8:07
başlandı. Ama belki de en önemlileri
8:10
uluslararası dünyayla entegrasyonu
8:12
sağlayan adımlardı. miladi takvime
8:14
geçilmesi, uluslararası saat, ağırlık ve
8:17
ölçü birimlerinin kabul edilmesi. Bunlar
8:19
Türkiye'nin küresel ticaret ve diplomasi
8:22
dünyasında diğer ülkelerle aynı dili
8:24
konuşmasını sağlayan hayati adımlardı.
8:27
Elbette yeni bir devlet kurmak demek
8:29
aynı zamanda yepyeni bir siyasi sistem
8:32
kurmak demekti. Bu yolda denemeler de
8:34
yapıldı. Mesela Cumhuriyet tarihinin ilk
8:37
organize muhalefet partisi olan
8:39
Terakkiparver Cumhuriyet Fırkasın'ın
8:41
kurulmasıyla çok partili hayata geçişin
8:43
ilk adımı atıldı. Bu deneme yeni bir
8:46
siyasi sistem inşa etmenin ne kadar
8:48
karmaşık ve zorlu bir süreç olduğunu da
8:50
göstermiş oldu. Şimdi bütün bu
8:53
anlattıklarımızı şöyle bir bir araya
8:54
getirdiğimizde ortaya gerçekten de
8:57
tarihte eşi benzeri az görülür bir
8:59
dönüşüm hikayesi çıkıyor. Şöyle bir
9:01
düşünelim. Sadece birkaç yıllık kısacık
9:04
bir zaman diliminde temelini dini
9:06
hukukun oluşturduğu monarşik bir
9:08
imparatorluktan modern yasalara yepyeni
9:11
bir siyasi ve sosyal yapıya sahip laik
9:13
bir cumhuriyete geçildi. Bu kelimenin
9:16
tam anlamıyla bir yeniden doğuş
9:17
hikayesiydi. Peki bütün bu inanılmaz
9:20
dönüşümün sonunda akıllarda belki de şu
9:22
büyük soru kalıyor. Bir ulus tamamen
9:25
yeni bir kimlik inşa ederken
9:27
karşılaştığı en büyük zorluk ne
9:29
olabilir? toprakları, yasaları,
9:31
kurumları değiştirmek mümkün. Peki ya
9:34
bir toplumun ruhunu, alışkanlıklarını,
9:36
kimliğini yeniden şekillendirmek? İşte
9:39
bu soru belki de bu büyük devrimin
9:41
üzerine düşünmemiz için bize bıraktığı
9:43
en kalıcı mirastır.

