0:00
Herkese merhaba. Profesyonel yazışmanın
0:02
o görünmeyen ama aslında kariyerimizi
0:04
derinden şekillendiren kurallarını
0:05
konuşacağımız bu anlatıya hepiniz hoş
0:07
geldiniz. Hadi hemen başlayalım. Şöyle
0:10
bir durup düşünün. En son attığınız o
0:13
e-posta sizin hakkınızda ne anlatıyor
0:15
olabilir? Çünkü farkında olmasak da
0:19
yazdığımız her cümle aslında profesyonel
0:21
imajımızı tuğla tuğla örüyor. Şimdi
0:24
yazma eyleminin kendisine geçmeden önce
0:27
bir duralım ve işin mutfağına bakalım.
0:29
Yani o yazdığımız kelimeleri kalıcı
0:31
olarak saklayan dijital sistemleri.
0:34
Çünkü gönder tuşuna bastığınız an var ya
0:36
işte o an her şey kayıt altına alınıyor.
0:39
İşte bu sistemlerden ilki EBY. Bunu
0:42
çalıştığınız kurumun devasa bir dijital
0:45
arşivi ya da bulut klasörü gibi
0:47
düşünebilirsiniz. Yazılan her şeyin ama
0:50
her şeyin takip edildiği ve yasal olarak
0:52
saklandığı yer tam olarak burası. Peki
0:56
bu kadar farklı kurumdaki sistemler
0:58
nasıl oluyor da aynı kurallara uyuyor?
1:01
İşte burada devreye MOREK giriyor. Morek
1:04
bu dijital arşivlerin yani EBYS gibi
1:07
sistemlerin doğru ve standart bir
1:09
şekilde çalışmasını sağlayan bir Avrupa
1:11
Birliği kılavuzu. Yani bir nevi herkesin
1:15
uyması gereken oyunun kuralları
1:17
diyebiliriz. Peki teknoloji bu kadar
1:20
ilerlemeden önce şirketler haklarında
1:22
çıkan haberleri nasıl takip ediyordu?
1:24
İşte o zamanlar küpürleme diye bir şey
1:27
vardı. Bayağı bildiğiniz gazetelerden,
1:29
dergilerden ilgili haberleri kesip bir
1:32
dosyada biriktirme işi. Yani bugünkü
1:34
dijital takibin atası tamamen manuel bir
1:37
yöntem. Tamam, sistemleri anladık. Şimdi
1:40
gelelim işin dil kısmına. Kurumsal
1:43
dünyada kullanılan belli başlı belge
1:45
türlerine ve bu belgelerin o kendine has
1:48
hiyerarşik diline odaklanacağız. Çünkü
1:50
her belgenin farklı bir amacı, farklı
1:52
bir dili var. Mesela olur yazısı adı
1:56
üstünde aslında. Özellikle hiyerarşinin
1:59
güçlü olduğu kurumlarda bir işe başlamak
2:01
ya da bir karar aldırmak için üstünüzden
2:04
ona istediğiniz resmi belge budur. Bir
2:06
nevi efendim bu işi yapmamıza izin var
2:09
mı diye sormanın en resmi ve en doğru
2:12
yolu. İşte bu ifadenin altını çizmek
2:14
lazım. Uygun görüşle arz ederim. Bu bir
2:18
olur yazısının klasik kapanış cümlesidir
2:20
ve o kadar çok şey anlatır ki kurumsal
2:23
hiyerarşiyi, saygıyı ast kendisinden
2:26
üstte olan birine bir konuyu sunar yani
2:28
arz eder. Bu kelime seçimi bile tek
2:31
başına bütün bir kültürü özetliyor.
2:33
Evet, bu da çok sık yapılan bir hata.
2:36
Resmi bir raporla iş başvurusu için
2:38
hazırladığınız bir özgeçmiş aynı şey
2:41
değil. Biri yani rapor kurumun kendi
2:44
içindeki katı kurallara göre yazılır.
2:46
Diğeri ise tamamen sizin kişisel
2:48
becerilerinizi, motivasyonunuzu
2:50
sergilediğiniz, sizin markanızı yansıtan
2:53
bir belgedir. İkisini karıştırmamak
2:55
lazım. Peki bir metne rapor yapan şey
2:58
nedir? Neden herkes oturup rapor
3:00
yazamaz? Birincisi yetki gerekir. O
3:03
konuda konuşmak için görevlendirilmiş
3:05
bir uzman olmanız lazım. İkincisi, öyle
3:07
yarım saatte yazılmaz ciddi uzun bir
3:10
çalışmanın ürünüdür. Ve en önemlisi
3:12
yazdıklarınız net olmalı, yoruma açık
3:14
olmamalı. Yani bu ben bir dilekçe yazdım
3:17
demekten çok daha farklı ve ciddi bir
3:19
iş. Evet, teoriyi bir kenara bırakalım
3:22
ve şimdi gelelim günlük hayata.
3:24
Hepimizin her gün attığı o e-postalara.
3:28
İşte bu bölümde o basit görünen ama
3:30
aslında profesyonel imajımızı yerle bir
3:33
edebilecek yaygın hatalara bakacağız.
3:36
Hazırsanız metinlerimizi bir üst
3:38
seviyeye taşıyalım. Yazılı iletişimin
3:40
sözlü iletişime göre dev bir avantajı
3:43
var biliyor musunuz? O da şu: Düşünmek
3:45
için zamanınız var. Konuşurken
3:48
ağzınızdan çıkanı geri alamazsınız ama
3:50
yazarken gönder tuşuna basmadan önce
3:53
metninizi defalarca okuyabilir,
3:56
mükemmelleştirebilirsiniz.
3:58
Bu inanılmaz bir güç. Ve işte geldik en
4:01
sık yapılan hatalardan birine. Lütfen
4:04
ama lütfen arkadaşlarınızla mesajlaşır
4:06
gibi kurumsal e-posta yazmayın. MRB,
4:09
TSK, SLM gibi kısaltmalar mesajınızın
4:13
ciddiyetini anında sıfırlar. Bu kadar
4:15
basit. Merhaba yazmak, teşekkür ederim
4:17
yazmak o kadar da zor olmamalı. Ah şu
4:21
meşhur D da bağlacı. Bakın kural çok
4:23
basit. Cümleden çıkardığınızda anlam
4:26
bozulmuyorsa o d ayrı yazılır. Orada
4:29
başka isimler var. Anlamlı mı? Evet. O
4:32
zaman D ayrı. Bitişik yazdığınızda
4:34
bulunma hali eki olur ve cümlenin anlamı
4:36
tamamen kayar. Bu Türkçedeki en temel
4:39
kurallardan biri ve yazışmalarda çok
4:41
dikkat çeker. Sayı eklerinde de kural
4:44
çok net. Sayıyı kelime ile okuyun ve eki
4:48
ona göre getirin. Mesela 10. Sayının
4:54
ünsüzle bitiyor. O zaman gelen ek uncu
4:57
olmalı. 10uncu. Eğer sayı 2 gibi
5:00
sesliyle bitseydi o zaman ninci gelirdi.
5:04
İkinci bu küçücük detaylar metine ne
5:07
kadar özen gösterdiğinizi belli eder.
5:09
Bazen cümleler karmaşıklaşabilir.
5:11
Özellikle alıntı yaptığınızda. İşte size
5:14
okunaklılığı arttıran basit bir formül.
5:17
Özneden sonra bir virgül koyun. bu
5:19
cümleye bir nefes aldırır. Alıntı
5:21
yapacaksanız hemen öncesine iki nokta
5:23
üst üste koyun ve alıntıyı tırnak içine
5:26
alıp sonuna da kendi noktasını koymayı
5:28
unutmayın. Bu sıralama okuyucunun işini
5:31
o kadar kolaylaştırır ki. Peki tamam.
5:34
Bütün bu kurallar, noktalama işaretleri,
5:37
formatlar neden bu kadar uğraşıyoruz?
5:39
Yani ne gerek var? İşte son bölümde
5:42
bütün bu çabanın arkasındaki asıl amaca
5:45
yani iletişimin kalbine ineceğiz. Büyük
5:47
resme bakma zamanı. İşte bütün meselenin
5:51
özü bu kelimede saklı. Bütünleştirme.
5:54
İyi ve doğru iletişimin nihai amacı
5:56
insanları, grupları, toplumları bir
5:58
araya getirmektir. Ortak bir zemin
6:00
oluşturmak, birbirimize anlamamızı
6:02
sağlamaktır. Asla ama asla ayırmak,
6:05
bölmek, uzaklaştırmak değildir. Yani
6:08
iletişim kurarken aslında ne yapıyoruz?
6:10
Fikirlerimizi paylaşıyoruz. Başkalarını
6:13
olumlu yönde etkilemeye çalışıyoruz.
6:15
İnsanlarla aramızda bir bağ kuruyoruz.
6:18
Kendi varlığımızı ifade ediyoruz ve en
6:21
önemlisi bir anlayış köprüsü inşa
6:23
ediyoruz. Gördüğünüz gibi hepsi ne kadar
6:26
yapıcı değil mi? Ve sonuç olarak olay bu
6:29
kadar basit. İletişim doğası gereği
6:32
bütünleştirir. Eğer bir mesaj, bir
6:35
konuşma, bir yazı insanları bölüyorsa,
6:38
kutuplaştırıyorsa orada iletişimden
6:40
değil başka bir şeyden bahsediyoruz
6:42
demektir. Bu temel amacı aklımızın bir
6:45
köşesinde hep tutmalıyız. Şunu asla
6:48
unutmayın. Yazdığınız her kelime,
6:50
gönderdiğiniz her e-posta sizin dijital
6:53
dünyadaki imzanız, itibarınızdır. Her
6:56
mesajınızla bir şeyler inşa ediyorsunuz.
6:59
Peki bir sonraki mesajınızla siz ne inşa