Ata Aöf Uluslararası Halkla İlişkiler 2023-2024 Bütünleme Soruları
https://lolonolo.com/2026/07/30/ata-aof-uluslararasi-halkla-iliskiler-2023-2024-butunleme-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Bugün uluslararası halkla ilişkilerin
0:02
perde arkasını inceliyoruz. Yani her gün
0:05
maruz kaldığımız o küresel algının gizli
0:07
mekanizmalarını, dev şirketlerin veya
0:09
koskoca ülkelerin zihnimizi tam olarak
0:11
nasıl şekillendirdiğini, adım adım
0:14
parçalara ayıracağımız bu görsel
0:15
incelemeye hoş geldiniz. Hiç düşündünüz
0:18
mü? O izlediğimiz haberlerin,
0:20
inandığımız gerçeklerin arkasında
0:22
inanılmaz bir mimari var. İşte bugün tam
0:25
da bunu konuşacağız. Öncelikle yol
0:27
haritamıza hızlıca bir göz atalım.
0:29
aslında tamamen mikro seviyeden yani
0:32
bireysel algı ve imajdan başlayıp işin
0:35
tarihsel sürecine ve temel kuramlara
0:37
uzanacağız. En sonunda da o devasa
0:39
karmaşık küresel sahneye ve eylemciliğe
0:42
yani işin tamamen makro boyutuna geçiş
0:44
yapacağız. Çok heyecan verici bir
0:46
yolculuk bizi bekliyor. Hemen ilk
0:48
durağımızla yani algı ve imajın gücüyle
0:51
başlayalım. Aslında her şeyin temeli tam
0:54
olarak burada yatıyor. Kendi zihnimiz o
0:56
dışarıdan gelen devasa küresel mesajları
0:59
tam olarak nasıl işliyor? Şimdi size çok
1:01
kritik bir soru sormak istiyorum. Bir
1:03
marka veya ülke hakkında inandığımız
1:06
şeylerin yüzde kaçı tamamen ama tamamen
1:08
bilinçli bir tasarımın ürünü. İnanın
1:11
bana bu sadece akademik, sıkıcı bir
1:13
teori falan değil. Algılarımızı yöneten,
1:15
gerçeklik dediğimiz o tabloyu çizen
1:17
devasa bir oyun kitabından bahsediyoruz.
1:20
İşte tam da bu yüzden imaj dediğimiz şey
1:23
kesinlikle tesadüf değildir. İnanılmaz
1:26
derecede yapılandırılmış stratejik bir
1:28
süreçtir bu. Şöyle düşünün. Bir kurum
1:31
sadece logosundan ibaret değil, değil
1:33
mi? Mesela sağlık, eğitim veya kültür
1:35
alanında yaptıkları o dev sosyal
1:37
sorumluluk projeleri var ya işte onlar
1:40
aslında bizim algımızı ilmek ilmek
1:42
dokuyan araçlar. Yani bir şirketin o
1:45
şahane çevre dostu okul projesi sadece
1:48
saf bir iyilik değil. bizim o şirketi
1:50
kesinlikle güvenilir olarak kodlamamız
1:52
için çizilmiş devasa bir stratejinin çok
1:55
temel bir parçası. Peki bu stratejik
1:58
mesajlar zihnimize girdiğinde tam olarak
2:00
ne oluyor? İşte tam da bu noktada
2:03
karşımıza o meşhur hale etkisi yani holo
2:06
effect çıkıyor. Algı süreci o kadar
2:08
psikolojik ki bir şeyin sadece tek bir
2:11
olumlu özelliği tıpkı parlayan bir hale
2:14
gibi diğer tüm kusurları anında görünmez
2:16
kılabiliyor. Düşünsenize sırf bir reklam
2:19
müziğini çok sevdiğiniz veya ambalajı
2:21
çok havalı bulduğunuz için o markanın
2:23
tüm üretim süreçlerinin kusursuz
2:25
olduğuna inanabiliyorsunuz. algılayan
2:27
kişinin motivasyonu resmi bütünüyle
2:29
değiştiriyor. Tabii işin içinde bir de
2:32
çok tehlikeli ama bir o kadar da
2:34
büyüleyici bir tuzak var. Kendi kendini
2:37
yontan kehanet. Yani bir kurum ya da
2:39
lider sürekli eyvah kriz çıkacak
2:42
korkusuyla yaşar. Her şeyi olumsuz
2:44
yorumlayıp sürekli savunma modunda
2:46
kalırsa bilin bakalım ne oluyor? sonunda
2:49
o korktuğu krizi bizzat kendi elleriyle,
2:52
kendi eylemleriyle yaratıyor. Yani
2:54
algıyı yönetemezseniz kriz kendiliğinden
2:57
gelmez. Siz onu çağırırsınız. Şimdi işin
3:00
psikolojisinden biraz sıyrılıp bu işin
3:02
tarihsel sürecine bir bakalım. Çünkü
3:04
zihnimizi şekillendiren bu devasa
3:06
araçlar öyle dün falan icat edilmedi.
3:10
Sürecin evrimi aslında gerçekten küresel
3:12
bir haritaya sahip. Mesela 18. yüzyıla
3:15
gidiyoruz. O bildiğimiz ünlü düşünür
3:17
Russo kamuoyu kavramını literatüre
3:19
sokuyor. Sonra Rusya'ya uzanıyoruz.
3:21
Halkla ilişkilerin ilk yazılı tanımı
3:23
pazarlama toplu eserler kitabında aniden
3:25
karşımıza çıkıveriyor. Fakat benim en
3:28
çok ilgimi çeken örnek 1960'larda
3:30
bağımsızlığını yeni kazanan Kenya.
3:32
Düşünebiliyor musunuz? Taze bir devlet
3:34
olarak Kenya halkla ilişkilere sıradan
3:36
bir tanıtım aracı olarak değil doğrudan
3:38
dış politika ve kamu diplomasisi aracı
3:40
olarak kullanıyor. Gerçekten inanılmaz
3:42
bir devlet haklı. Psikolojiyi ve
3:45
tarihsel kökleri hallettiğimize göre
3:47
işin biraz daha matematiğine yani bugün
3:50
kullandığımız temel kuramlara ve
3:52
analizlere geçebiliriz. Bakalım modern
3:54
yapıları nasıl deşifre ediyoruz. Eğer bu
3:57
işin bir matematiği varsa formül yazan
3:59
kişi kesinlikle JMC Gruning'dir. Gruning
4:02
tüm stratejileri dört temel modele
4:04
ayırıyor. Basın ajansı, kamuoyunu
4:06
bilgilendirme, iki yönlü asimetrik ve
4:09
iki yönlü simetrik. Bugün dünyadaki
4:11
herhangi bir kampanyanın kodlarını
4:12
çözmek istiyorsanız ihtiyacınız olan
4:15
şifreler tam olarak bunlar. Hah bu arada
4:17
küçük bir not. Bazen yapısal iletişim
4:19
modeli diye havalı bir şey
4:20
duyabilirsiniz ama aslında akademik
4:22
literatürde bu dörtlü yapı içinde böyle
4:25
bir sınıflandırma yok. Tüm o devasal
4:27
kampanyalar sadece bu dört temel üzerine
4:29
inşa ediliyor. Tabii ki hiçbir kurum bu
4:32
modelleri bir fanusun içinde boşlukta
4:34
uygulamıyor. Geleceğe okumak için
4:36
çevreyi yani ekonomik, doğal, teknolojik
4:39
ve politik dinamikleri analiz etmek
4:40
zorundalar. Stratejiyi belirleyen gerçek
4:43
yapı taşları bunlar. Yine burada da
4:45
ilginç bir detay var. Tıpkı az önceki
4:47
model meselesindeki gibi standart bir
4:49
dış çevre bileşeni olarak aktif çevre
4:52
diye bir unsur tanımlanmaz. Sadece bu
4:54
saydığımız dört ana faktör üzerinden
4:56
rüzgarın yönü belirlenir. İşte işin
4:59
renginin değiştiği en kritik ayrım
5:01
noktasına geldik. Bu devasa iletişim
5:04
mekanizmalarını işleten en büyük
5:05
yapıları yani devletleri düşünün. Burada
5:08
devlet ve demokratik rejim kavramlarını
5:10
kesin çizgilerle ayırmamız gerekiyor.
5:13
Devlet dediğimiz şey o somut yapı, ülke
5:15
toprakları ve o topraklardaki insan
5:17
topluluğudur. Değil mi? Ama muhalefet
5:19
kavramı işte o devletin kendisinin değil
5:22
onu yönetme biçimi olan demokratik
5:23
rejimin bir parçasıdır. Bu yapısal ve
5:26
tamamen tarafsız ayrımı yapmadan siyasi
5:29
aktörlerin o büyük halkla ilişkiler
5:31
satrancını nasıl oynadığını asla tam
5:32
olarak kavrayamayız. Peki şimdiye kadar
5:36
konuştuğumuz tüm bu laboratuvar
5:37
ortamındaki temiz teorileri o kaotik ve
5:40
acımasız küresel sahneye diplomasinin ve
5:43
eylemciliğin tam ortasına fırlatırsak ne
5:46
olur? Gelin şimdi bu büyük çarpışmaya
5:49
bakalım. İşte bu küresel karmaşanın tam
5:51
merkezinde kamu diplomasisi dediğimiz o
5:54
dev güç duruyor. Potter bunu çok güzel
5:56
özetler. Bir hükümetin hiçbir şekilde
5:58
silah veya yaptırım kullanmadan başka
6:01
bir ülkenin halkını veya aydınlarını
6:03
kendi avantajına ikna etme çabası.
6:05
Düşünsenize bu halkla ilişkilerin
6:07
çıkabileceği en ama en üst nokta zirve.
6:10
Bir devlet kilometrelerce ötedeki
6:12
yabancı bir ülkenin sokaklarındaki
6:14
sıradan insanların kendi hakkında ne
6:16
düşündüğünü stratejik olarak yönetiyor.
6:18
Bu kelimenin tam anlamıyla küresel bir
6:20
zihin mühendisliğidir. Tabii masa
6:23
başında kurulan bu planlar sağda her
6:25
zaman tıkır tıkır işlemiyor. Küresel
6:27
çapta ciddi engeller var. Mesela dil
6:29
farklılıkları, o ülkelerin
6:31
kültürlerindeki ufak ama son derece
6:33
ölümcül ince ayrıntılar veya medyanın
6:36
her yerde aynı güce sahip olmaması. Yani
6:39
o eşitsizlik. Bunlar çok gerçek ve çok
6:41
büyük engeller. Ama komik olan ne
6:44
biliyor musunuz? Literatüre baktığımızda
6:46
çok uluslu şirketlere duyulan sempati
6:48
diye bir engel yoktur mesela. Neden
6:51
derseniz çünkü o küresel devler sahneye
6:53
çıktıklarında genellikle sempatiyle
6:55
falan değil devasa bir antipatiyle
6:58
karşılanırlar. Zaten her gün savaşmaları
7:00
gereken en büyük cephe de budur. Peki
7:03
bir tarafta devletlerin milyar dolarlık
7:06
diplomasi bütçeleri varken sivil
7:08
toplumda eylemcilik dediğimiz kavram bu
7:10
devlere karşı nasıl ayakta kalıyor?
7:12
Aslında eylemcilik dediğimiz şey o resmi
7:15
katı bürokratik kanallarla değil tamamen
7:17
doğal gayriesmi iletişim ağlarıyla
7:19
besleniyor. Öyle katı bir hiyerarşisi,
7:22
komuta zinciri falan yok. İnsanları bir
7:24
araya getiren şey sadece ortak inançlar
7:26
ve tartışmalı meseleler. Yani o esnek ve
7:29
organik yapısı eylemciliğin elindeki en
7:31
büyük, en yenilmez silahı aslında. Fakat
7:34
hiyerarşisi olmayan, esnek ve sivil olan
7:36
bu yapıların hayatta kalması tamamen ama
7:39
tamamen tek bir şeye bağlı. O da medya
7:42
erişimi. Yani sıradan vatandaşların
7:44
ellerindeki o mesajı kitlelere
7:46
duyurabilme kapasitesi. Diyelim ki
7:48
sonuna kadar haklısınız ama medya
7:50
erişiminiz yok. O zaman maalesef en
7:53
haklı eylem bile kendi mahallenizde
7:55
kalmaya mahkumdur. Fakat erişimi
7:57
kopardığınız an işte o zaman sıradan bir
7:59
insanın yazdığı tek bir mesaj bile bütün
8:01
dünyayı ayağa kaldıracak küresel bir
8:04
hareketi fitilleyebilir.
8:06
İşte bütün bu konuştuğumuz kavramlar
8:08
zihnimizi çevreleyen o devasa mimarinin
8:10
birer parçasıydı. Peki, perde
8:13
arkasındaki bu oyun kitabını gördükten
8:15
sonra kurumsal imajı inşasını, hale
8:17
etkisini ve o devasa kamu diplomasisini
8:20
öğrendikten sonra karşınıza çıkacak olan
8:22
ilk küresel habere, o yeni reklam
8:24
kampanyasına veya sosyal medyadaki bir
8:27
eylemci grubun mesajına nasıl
8:29
bakacaksınız? Artık o görünmez mimariyi
8:32
görebiliyorsunuz. Bilgi gerçekten güçtür
8:35
ve dünyayı bu yeni mercekle okuma sırası
8:37
artık sizde. Bu derin analize
8:39
katıldığınız için teşekkürler.
#Jobs & Education

