Ata Aöf Türk Siyasi Hayatı 2023-2024 Bütünleme Soruları
https://lolonolo.com/2026/09/05/ata-aof-turk-siyasi-hayati-2023-2024-butunleme-sorulari/
Ata Aöf Türk Siyasi Hayatı, Ata-Aöf
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Türk siyasi tarihinin o karmaşık ama bir
0:03
o kadar da büyüleyici evrimine adım
0:05
atmak üzeresiniz. Sadece bir
0:07
imparatorluğun çöküşünü değil, modern
0:09
bir cumhuriyetin nasıl doğduğunu ve o
0:12
sancılı çok partili demokrasiye geçiş
0:14
sürecini konuşacağız bugün. Biliyorsunuz
0:16
bugünü anlamanın tek yolu aslında bu
0:19
tarihi arka planı doğru okumaktan
0:21
geçiyor. Eğer hazırsanız bu muazzam
0:24
dönüşümü birlikte mercek altına alalım.
0:26
Lolo Nolo platformuna hoş geldiniz. Bu
0:29
dersimizde ATA OF Türk siyasi hayatı
0:32
2023-2024leme
0:34
soruları konularını, çıkmış sorularını
0:36
ve detaylı açıklamalarını derinlemesini
0:38
inceliyoruz. Peki bugün yol haritamızda
0:41
neler var? Şöyle bir bakalım. İlk olarak
0:44
Osmanlı modernleşmesi ve dualizmle
0:46
başlayacağız. Ardından Cumhuriyet ve
0:48
altı ok dönemine geçeceğiz. Sonra çok
0:51
partili hayat ve darbeler sürecini
0:53
konuşup en son neoliberalizm ve siyasi
0:56
krizleri ile bugünkü incelememizi
0:57
tamamlayacağız. Hadi hemen başlayalım.
1:00
1. bölüm Osmanlı Modernleşmesi ve
1:03
kurumsal dualizm. Şimdi Türk siyasi
1:06
hayatı öyle bir sabah uyanıp
1:08
cumhuriyetin ilanıyla başlamadı tabii
1:10
değil mi? İmparatorluğun son 200 yüzy
1:12
yılında askeri ve idari anlamda çok
1:15
ciddi bir zayıflama var ve bu durum
1:17
devlete adeta mecburen yüzünü batıya
1:19
dönmeye itiyor. Yani bir nevi hayatta
1:21
kalma mücadelesi. Bu süreç Selim'in
1:24
nizamı cedit hareketiyle başlıyor.
1:26
Düşünün Paris'e, Londra'ya ilk daimi
1:29
elçilikler açılıyor. İşte bu devlet
1:31
eliyle yürütüden o planlı batılılaşmanın
1:34
fiili başlangıcı. [homurdanır]
1:35
Sonrasında ı Mahmut dönemine geliyoruz.
1:38
Senedi ittifak ile ayanlar karşısında
1:40
merkezi iktidarın ilk kez
1:41
sınırlandırıldığını görüyoruz. Ki bu
1:44
siyasi gücün paylaşımı adına gerçekten
1:46
devasa bir adım. Ardından bütün hukuki
1:49
altyapıyı kökten sarsan o meşhur
1:51
Tanzimat ve islahat fermanları geliyor.
1:54
Ve nihayet anayasal düzene geçişin
1:56
simgesi olan meşrutiyet dönemi yani koca
1:59
bir imparatorluğun adım adım kabuk
2:00
değiştirmesine şahit oluyoruz. Ama
2:03
burada çok ilginç ve kritik bir nokta
2:05
var. Tüm bu reformlar kağıt üzerinde
2:07
harika görünse de toplumda bir zihniyet
2:10
devrimi yaratmaktan ziyade eski
2:12
kurumların yanına yenilerinin eklendiği,
2:14
biraz da yamandığı bir yapı ortaya
2:16
çıkardı. Biz buna dualizm diyoruz. Yani
2:19
kurumsal ikilik. Gözünüzde şöyle
2:21
canlandırın. Bir tarafta yüzyıllardır
2:23
tıkır tıkır işleyen şeriat mahkemeleri
2:25
var. Hemen karşısında ise yepyeni batı
2:28
tarzı nizamiye mahkemeleri kurulmuş.
2:30
Hukukta, eğitimde, idarede yaşanan bu
2:33
çatışma modernleşmenin önündeki en büyük
2:35
engellerden, o yapısal sürtüşmelerden
2:38
birini oluşturmuş haliyle. Tabii tüm bu
2:40
süreçte saray ve çevresinin dışında
2:42
filizlenen çok güçlü bir muhalefet
2:44
dinamiği de vardı. Hani o ı,
2:46
Abdülhamit'in istibdat rejimine karşı
2:48
yurt dışına kaçarak mücadele eden
2:50
aydınlar var ya işte biz onları Jön
2:52
Türkler olarak biliyoruz. Abdullah
2:54
Cevdet, Ahmet Rıza gibi isimlerin
2:57
özellikle yurt dışında yürüttüğü o
2:59
amansız özgürlük ve meşrutiyet
3:00
mücadelesi kesinlikle boşuna değildi.
3:03
Onların yarattığı bu entelektüel ve
3:05
ideolojik zemin ileride cumhuriyeti
3:07
kuracak olan ittihatçı kadrolarında
3:09
zihin haritasını çizdi diyebiliriz.
3:11
Buradan ikinci bölümümüze geçiyoruz.
3:14
Cumhuriyet, anayasa ve altı ok. Yeni
3:17
devletin o zorlu inşası. Jön Türklerin
3:20
attığı o düşünsel tohumlar
3:21
imparatorluğun küllerinden yepyeni bir
3:24
devletin doğmasına zemin hazırladı.
3:25
Aslında 1. Meclis kurulduğunda öyle uzun
3:28
uzun felsefi tartışmalar yapacak lüks
3:30
bir vakit yoktu. Sonuçta vatanı işgal
3:33
altındaydı. İşte tam da bu olağanüstü
3:35
şartlar yüzünden 1921 anayasası
3:38
teferruatlardan tamamen arındırılmış,
3:40
sadece acil yönetimi sağlamayı
3:42
hedefleyen kısa bir çerçeve anayasa
3:44
olarak yazıldı. En vurucu ve devrimci
3:46
yanı neydi biliyor musunuz? Egemenlik
3:49
kayıtsız şartsız milletindir ilkesini en
3:51
başa koymasıydı. Bu gücün saltanattan
3:54
alınıp doğrudan millete verilmesinin
3:56
resmi belgesiydi. Bağımsızlık kazanılıp
3:59
cumhuriyet ilan edildikten sonra ise
4:01
Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde eşi
4:03
benzeri görülmemiş bir hızla modernleşme
4:05
devrimleri başladı. Peki bu devrimlerin
4:08
pusulası neydi? 1931 yılında CHP'nin
4:11
parti programına dahil edilen meşhur
4:13
Altı Ok, Cumhuriyetçilik ve
4:15
milliyetçilikle devletin o yeni kimliği
4:17
çizilirken halkçılık ve devletçilikle
4:19
ekonomik zemin hazırlandı. Laiklik ve
4:21
inkılapçılıksı bu gencecik ulus devletin
4:24
adeta çelik çekirdeğini, o koca
4:26
ideolojik omurgasını oluşturdu. Bu
4:28
noktada yaşanan o entelektüel kopuşu
4:30
kavramak çok ama çok önemli.
4:32
İmparatorluk döneminde Namık Kemal'in
4:34
savunduğu Osmanlıcılık veya Yusuf
4:37
Akçuran'ın formüle ettiği Turancılık
4:39
gibi sınırları çok geniş. Bütün
4:41
imparatorluk coğrafyasına veya ırka
4:43
dayalı kimlikler vardı hatırlarsanız.
4:45
Fakat cumhuriyet bu eski ideolojileri
4:47
tamamen rafa kaldırdı. Yeni ulus
4:49
kimliği, sınırları belli, gerçekçi ve
4:52
tamamen Anadolu coğrafyasına dayanan
4:54
yepyeni bir milliyetçilik anlayışı
4:55
üzerine inşa edildi. Ayakta kalabilmek
4:58
ve bütünleşmek için atılmış son derece
5:00
rasyonel bir adımdı bu. Fakat
5:02
devrimlerin o baş döndürücü huzu ve
5:04
alınan sert ekonomik kararlar doğal
5:06
olarak kendi muhalefetini de doğurdu.
5:08
Kurtuluş Savaşı'nın önde gelen
5:10
isimlerinden Kazım Karabekir ve
5:11
arkadaşları 1924'te Cumhuriyet tarihinin
5:15
ilk yasal muhalefet partisi olan
5:17
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasını
5:18
kurdular. Heyecan verici bir adımdı ama
5:21
bu ilk çok partili hayata geçiş denemesi
5:23
maalesef çok kısa sürdü. O dönem patlak
5:26
veren Şeyh Sait isyanın yarattığı ağır
5:28
güvenlik krizi yüzünden bu siyasi
5:30
deneyim hızla sonlandırıldı ve parti
5:33
kapatıldı. Geldik 3. bölümümüze. Çok
5:36
partili hayata geçiş ve kesintiler.
5:39
Dünya Savaşı sonrasında dünyada bambaşka
5:42
bir rüzgar esmeye başladı. Güç dengeleri
5:44
değişti. Faşizm yenildi ve demokratik
5:47
sistemler her yerde yükselişe geçti.
5:49
Türkiye'de bu yeni küresel dinamiklere
5:51
ayak uydurarak 1946'da kesintisiz kalıcı
5:55
çok partili yaşama adım attı. Sonrasında
5:57
kurulan Celal Bayer liderliğindeki
5:59
Demokrat Parti 1950 seçimlerinde oyları
6:02
silip süpürdü ve iktidarı çeyrek asırlık
6:04
CHP'den devraldı. Beyaz devrimde denilen
6:07
tarihi bir dönüm noktasıdır bu. Ancak
6:10
Türkiye'nin o hevesli demokratikleşme
6:12
yolculuğu 27 Mayıs 1960 askeri
6:15
müdahalesiyle çok ağır bir yara aldı.
6:17
Demokrasi tarihimizdeki ilk büyük
6:19
kırılmayı maalesef o gün yaşamış olduk.
6:22
Darbenin ardından kurulan yeni düzenin
6:24
en somut belgesi ise 1961 anayasasıdır.
6:28
Bu anayasanın ortaya çıkış süreci cidden
6:30
ilginç. Bir yanda sivilleri temsil eden
6:33
Temsilciler Meclisi, diğer yanda askeri
6:35
Kanadı temsil eden Milli Birlik Komitesi
6:37
var. Anayasa ikisinin ortak çalışmasıyla
6:40
şekilleniyor. Getirdiği sisteme
6:42
baktığımızda temel hak ve hürriyetler,
6:44
sendikal haklar ve sivil toplum
6:46
örgütlenmeleri açısından Türkiye'de
6:48
sivil özgürlüklere daha önce hiç
6:50
olmadığı kadar geniş bir alan açtığını
6:52
net bir şekilde görebiliyoruz. Ve
6:54
dördüncü aynı zamanda son bölümümüz
6:57
neoliberalizm ve siyasi krizler.
7:00
Özellikle 1980 sonrası dönem sadece
7:03
siyasi bir kırılma değildir arkadaşlar.
7:05
Türkiye'nin dünyayla entegre olmaya
7:07
çalıştığı devasa bir ekonomik dönüşüm
7:09
sürecidir. Bunun da en büyük miy taşı
7:12
meşhur 24 Ocak kararlarıdır. Yıllardır
7:15
uygulanan o içe kapanık ithal ikaleci
7:18
ekonomi modeli ADF bir gecede çöpe
7:20
atılıyor. Yerine faizlerin serbest
7:23
kaldığı, fiyatların devletin tekelinden
7:25
çıktığı, döviz işlemlerinin
7:27
serbestleştiği, tamamen dışa açık
7:29
neoliberal bir piyasa ekonomisine
7:31
geçiliyor. Gerçekten çok sert. devletin
7:34
ekonomideki rolünü temelden sarsan
7:36
radikal bir dönüşüm bu ve tabii bu
7:38
ekonomik liberalleşme zaman içinde sivil
7:41
toplumu da dönüştürüyor. Eskiden siyasi
7:43
rejimleri tanımlarken çok klasik bir
7:45
soru sorulurdu. Kim yönetiyor bu kadar?
7:48
Ancak bu yeni modern dönemde sivil
7:50
toplum örgütlerinin yani ST'lerin
7:52
demokratik baskı grupları olarak
7:54
özerklik kazanıp güçlenmesiyle işler
7:57
tamamen değişti. Artık modern rejimler
7:59
yöneten ile yönetilen arasındaki o
8:02
özgürlük alanının genişliğine göre
8:03
tanımlanmaya başlandı. Demokrasinin
8:06
gerçek kalitesini işte tam olarak bu
8:08
alanda ölçüyoruz. Artık bütün bu iç
8:10
çalkantılar, ekonomik krizler yaşanırken
8:13
Türkiye'nin dışarıda sürekli sıkı sıkıya
8:15
tutunduğu bir çapa, bir yönelim vardı.
8:18
Avrupa Birliği 1970'teki katma
8:21
protokolle ivme kazanan ve ulusal
8:23
programdaki adaylık hedefleriyle
8:25
somutlaşan bu bütünleşme arayışı
8:27
özellikle iç siyasette suların çok
8:29
bulandığı, fırtınaların koptuğu
8:31
dönemlerde ülkeyi o uluslararası sisteme
8:34
bağlayan hayati bir can simidi içlevi
8:36
gördü. Peki madem her şey bu kadar
8:39
planlı ve hedefler belliydi, sormamız
8:42
gereken asıl soru şu. Bu hızlı
8:44
modernleşme çabaları, AB uyum süreçleri
8:47
ve yapısal ekonomik dönüşümler nasıl
8:50
oldu da içeride böylesine derin,
8:52
böylesine sarsıcı siyasi krizleri
8:54
tetikledi? Sistem neden bir türlü o
8:57
arzulanan dengeye tam olarak oturamadı?
8:59
Yakın tarihimizin sayfalarını biraz
9:01
çevirdiğimizde bu dinamik ve sarsıntılı
9:03
yapıyı tüm çıplaklığıyla görebiliyoruz
9:05
zaten. Mesela 1993 yılı Cumhurbaşkanı
9:09
Turgut Özal'ın ani vefatı siyaset
9:11
sahnesinde devasa bir boşluk yaratıyor.
9:13
Ardından meclisin Süleyman Demireli'i
9:15
seçmesiyle kartlar adeta yeniden
9:17
dağıtılıyor. Ama sistemin o asıl
9:19
kırılgan yüzünü biz 2001'de çok acı bir
9:21
şekilde gördük. Bir Milli Güvenlik
9:23
Kurulu toplantısında yaşanan o meşhur
9:25
Anayasa kitapçığı fırlatma olayı siyasi
9:28
bir krizken sadece saatler içinde
9:30
ülkenin gördüğü en yıkıcı mali
9:32
buhranlardan birine 2001 krizine dönüşü
9:34
verdi. Tüm bu yaşadıklarımız Türk siyasi
9:37
hayatının aslında ne kadar krizlere gebe
9:39
ve kırılgan bir yapısı olduğunu
9:40
kanıtlıyor. O yüzden hepimizin bugün
9:43
düşünmesi gereken asıl şey şu: İki
9:45
asırdır süren bu modernleşme sancısı
9:47
kurumlarımızın tam anlamıyla
9:49
batılılaşmamasından mı kaynaklanıyor
9:51
yoksa bu kurumların bu topraklara bir
9:52
türlü tam olarak dikilememesinden mi?
9:55
Videoda incelediğimiz bu dersin ve yıla
9:57
ait çıkmış soruları kendiniz deneme
9:59
sınavı formatında çözmek, eksiklerinizi
10:01
kapatmak ve kendinizi detaylıca test
10:04
etmek için lolonolo.com adresini ziyaret
10:07
edebilir, videonun altındaki açıklama
10:09
kısmında yer alan bağlantıya
10:10
tıklayabilirsiniz.
Jobs & Education

