Auzef Ata Aöf Sosyal Hizmet Etiği 2024-2025 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/02/06/ata-aof-sosyal-hizmet-etigi-2024-2025-vize-sorulari/
Bu kaynaklar, sosyal hizmet etiği disiplininin teorik temellerini, felsefi kökenlerini ve mesleki uygulama standartlarını kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Metinlerde etik ve ahlak arasındaki kavramsal ayrım vurgulanırken, Kant'ın ödev ahlakı ve Bentham'ın faydacılık yaklaşımları gibi temel kuramsal çerçeveler sunulmaktadır. Ayrıca, John Rawls’un adalet teorisi üzerinden sosyal adalet kavramı ve mesleki yetkinlik, dürüstlük ve süpervizyon gibi sosyal çalışmacıların uyması gereken etik kodlar detaylandırılmaktadır. İnsan hakları kuşakları ve kültürel farkındalık konularına da değinilerek, hizmet sürecinde müracaatçıların haklarının korunması ve bireyselleştirilmiş müdahalenin önemi açıklanmaktadır. Son olarak, eğitim materyali niteliğindeki bu içerik, sosyal hizmetin bir meslek olarak niteliklerini ve uzmanların mesleki sorumluluklarını somut örneklerle sorgulamaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Şöyle bir düşünelim. Bir doktora
0:01
güvendiğimizde aslında tam olarak neye
0:03
güveniyoruz? Sadece o duvardaki
0:06
diplomaya mı? Pek sayılmaz aslında. Onu
0:08
bizim için doğru olanı yapmaya iten hani
0:11
o görünmez bir güce yani meslek etiğine
0:13
güveniyoruz. İşte bu bölümde o büyük
0:16
felsefi fikirlerden yola çıkıp bizi her
0:18
gün koruyan o pratik kurallara kadar
0:20
uzanan bir yolculuk yapacağız. Hadi o
0:22
zaman şu soruyla başlayalım. Popüler
0:24
olanla doğru olan arasındaki fark ne? Bu
0:26
soru çok önemli. Çünkü cevabı bugün
0:28
konuşacağımız her şeyin tam kalbinde
0:31
yatıyor. Yani bir toplumun çoğunluğu bir
0:33
şeyi tamam bu okey diyor diye o şey
0:36
gerçekten de doğru olmak zorunda mı?
0:38
İşte tam bu noktada sık sık birbirine
0:40
karıştırılan iki kavram çıkıyor
0:42
karşımıza. Ahlak ve etik. Şimdi genelde
0:45
aynı şey sanılırlar ama aralarında
0:47
aslında dağlar kadar fark var. Şöyle
0:49
düşünelim. Ahlak bir toplumun belli bir
0:51
zamanda kabul ettiği hani o popüler olan
0:53
kurallar bütünü ve bu kurallar zamanla
0:56
değişebilirdi. Etikse işin felsefesi o
0:59
bir dakika bu kurallar neden var?
1:01
Gerçekten doğru mu diye soran o meraklı
1:03
ses yani ahlak bize ne olduğunu
1:05
söylerken etik neden diye sorguluyor.
1:08
Şimdi etik düşünce tarihinde iki devin
1:11
amansız bir mücadelesi var. Bu iki akım
1:14
doğruyu ve yanlışı tartmak için tamamen
1:16
farklı teraziler kullanıyorlar. O zaman
1:18
soralım. Hangisi haklı? Katı kurallar mı
1:21
yoksa elde edilen sonuçlar mı? İşte
1:24
temel soru tam olarak şu: Bir şeyi doğru
1:26
yapan nedir? Evrensel şaşmaz bir kurala
1:28
uyması mı yoksa ortaya çıkardığı sonucun
1:30
iyi olması mı? İşte bu soru deontoloji
1:33
ve faydacılık dediğimiz o iki devin
1:34
arasındaki temel farkı ortaya koyuyor.
1:37
Şimdi deoloji tarafında Imanuel Kant
1:39
var. Kant için olay çok net. Önemli olan
1:43
eylemin kendisidir. Yani ödevdir. Ona
1:46
göre bazı eylemler ne olursa olsun
1:48
doğası gereği yanlıştır. Mesela yalan
1:51
söylemek. Düşünün masum birini kurtarmak
1:54
için bile olsa yalan söylemek Kant'a
1:56
göre yanlıştır. Neden mi? Çünkü yalan
1:58
söyleme eyleminin kendisi evrensel bir
2:01
ahlak yasasını çiğner. Sonuçta ne kadar
2:04
iyilik çıkarsa çıksın hiç fark etmez.
2:06
Önemli olan tek şey ödeve sadık kalmak.
2:09
sonuçlar. Onlar denklemin tamamen
2:11
dışında. Diğer köşede ise Jeremy
2:14
Bentam'ın kurduğu faydacılık var. Onlar
2:17
olaya tam tersinden bakıyor. Buradaki
2:19
sihirli formül şu: En çok sayıda insan
2:22
için en büyük mutluluk. Hani az önceki
2:24
yalan söyleme örneği vardı ya işte ona
2:27
geri dönelim. Eğer söylediğiniz bir
2:29
yalan yüzlerce insanın hayatını
2:31
kurtaracaksa faydacı birine göre o yalan
2:33
sadece söylenebilir değil söylenmesi
2:36
ahlaki olarak zorunlu bir eylemdir.
2:38
Neden? Çünkü sonuç yani ortaya çıkan o
2:41
toplu mutluluk eylemin kendisinden
2:43
fersah fersah daha önemlidir. Peki tamam
2:47
bireysel kararları anladık ama bu
2:49
felsefi fikirleri alıp koskoca bir
2:51
toplumu şekillendirecek adil kurallar
2:53
yaratmak için nasıl kullanabiliriz? Hadi
2:55
gelin şimdi de buna bakalım. Adalet
2:57
deyince çoğumuzun aklına hemen herkese
3:00
aynı davranmak gelir, değil mi? Ama işte
3:02
sık yapılan bir hata bu. Bakın bu söz ne
3:04
kadar güzel özetliyor. Gerçek adalet
3:07
herkese körü körüne aynı davranmak
3:09
değil, insanlara hak ettiklerini
3:11
vermektir. Bu da onların
3:13
farklılıklarını, farklı ihtiyaçlarını
3:15
görmeyi ve tanımayı gerektirir. Yani
3:18
işin özü hakkaniyette. Peki bu adil
3:21
ilkeleri nasıl bulacağız? İşte burada
3:24
filozof John Rolls sahneye çıkıyor ve
3:27
orijinal pozisyon adında dahice bir
3:29
düşünce deneyi öneriyor. Şöyle hayal
3:32
edin. Hepimiz toplumun temel kurallarını
3:34
belirlemek için bir masanın etrafında
3:36
toplanmışız. Özgürüz, akızlıyız, her şey
3:39
harika. Ama işte deneyin kilit noktası
3:42
tam da burada başlıyor. Üzerimizde bir
3:45
bilgisizlik peçesi var. Bu ne demek?
3:47
Yani masadan kalkıp topluma döndüğümüzde
3:50
kim olacağımızı bilmiyoruz. Zengin mi
3:52
olacağız, fakir mi, çok yetenekli mi
3:54
yoksa yardıma muhtaç mı? Hiçbir fikrimiz
3:57
yok. İşte bu belirsizlik bizi ne olur ne
4:00
olmaz diye en kötü durumdakini bile
4:02
koruyacak kurallar seçmeye itiyor. Çünkü
4:04
o en kötü durumdaki kişi pekala biz
4:06
olabiliriz ve bu da herkes için en adil
4:10
başlangıç noktasını yaratıyor. Tamam.
4:13
Büyük toplum teorilerinden şimdi biraz
4:15
daha özel bir alana inelim. Rotamızı
4:18
profesyonellerin yani mesleklerin
4:20
dünyasına çeviriyoruz. Şimdi bir soru
4:23
her iş bir meslek midir? Mesela bir
4:26
doktorluğu, bir markette çalışmaktan
4:29
ayıran temel şey ne olabilir? Bir işin o
4:32
saygın meslek statüsüne çıkabilmesi için
4:35
öyle her işin karşılayamadığı bazı net
4:37
kriterler var. Peki neymiş bu kriterler?
4:40
Birincisi o iş öyle gelişi güzel
4:43
yapılmaz. sağlam, sistematik bir teorik
4:45
bilgiye dayanır. İşte üniversiteler,
4:47
fakülteler tam da bunun için var.
4:49
İkincisi, toplumun o işi bir uzmanlık
4:52
alanı olarak kabul etmesi ve evet bu
4:54
önemli bir iş demesi lazım. Ve belki de
4:57
en can alıcı nokta o mesleği yapan
4:59
herkesi istisnasız bağlayan yazılı resmi
5:02
bir etik kurallar listesinin olması
5:04
şart. Ve bir profesyonelin verdiği en
5:07
temel sözlerden biri de şudur. Mesleki
5:09
gelişim. Yani diplomayı aldım, öğrenme
5:12
bitti. diye bir dünya yok. Tam tersi bu
5:15
kariyer boyunca devam eden bir kendini
5:18
geliştirme, bilgi ve becerilerini
5:20
artırma süreci. Nasıl ki bir doktor
5:22
sürekli yeni tedavi yöntemlerini, bir
5:25
yazılımcı yeni kodlama dillerini
5:26
öğrenmek zorundaysa her profesyonel de
5:29
alanında güncel kalmakla yükümlüdür.
5:32
Şimdiye kadar biraz teorik konuştuk,
5:33
değil mi? Hadi gelin bu kavramları biraz
5:35
somutlaştıralım. Mesela sosyal hizmet
5:38
mesleğini ele alalım ve onların etik
5:39
kurallarından birkaç örneğe bakalım.
5:41
Bakalım bu kurallar bir uzmanın gündelik
5:43
hayatında verdiği kararları nasıl
5:45
etkiliyor. Mesela zayıf yönler ya da
5:48
impairment kuralı var. Bu kural der ki
5:51
bir uzmanın kendi kişisel sorunları
5:53
mesela sağlık ya da psikolojik
5:55
sıkıntıları hizmet verdiği insanları
5:58
kesinlikle olumsuz etkilememeli. Yani
6:00
profesyonel kendi problemlerinin
6:02
farkında olacak ve gerekirse kendisi de
6:05
yardım alacak. Bu aslında hizmet alan
6:07
kişiyi koruyan çok önemli bir güvence.
6:10
Bir başka kritik kural da hizmetlerin
6:12
sonlandırılması. Yani bir profesyonel
6:15
ilişki ne zaman bitmeli? Kural çok net.
6:18
Hizmet artık karşıdaki kişi için gerekli
6:20
olmadığında veya bir fayda
6:22
sağlamadığında. Neden? Çünkü amaç
6:24
insanları profesyonele bağımlı kılmak
6:26
değil, tam tersine kendi ayakları
6:29
üzerinde duracak hale getirmektir. Ve
6:31
bir de telif hakkı ve itibarın kabulü
6:34
ilkesi var. Bu da aslında Sezar'ın hakkı
6:37
Sezara'a demek. Yani mesleki dürüstlüğün
6:40
ta kendisi. Eğer bir çalışmada, bir
6:42
projede başkalarının da emeği varsa o
6:45
katkılar asla görmezden gelinmez.
6:47
Herkesin emeği açıkça belirtilir. Bu
6:49
kadar basit. Peki onca teori, onca kural
6:53
konuştuk. Şimdi en başa dönüp soralım.
6:55
Tüm bunlar nihayetinde neden bu kadar
6:57
önemli? Bütün bu çaba niye? İşte bütün
7:00
hikayenin özeti bu cümlede saklı. Etik
7:03
kurallar toplumdaki güç
7:05
dengesizliklerine karşı bir kalkan
7:07
gibidir. Zayıf olanı güçlü olana karşı
7:10
korur. Eğer bu kurallar olmasaydı inanın
7:13
orman kanunları geçerli olurdu ve adalet
7:16
de güzel bir hayalden ibaret kalırdı.
7:18
Şimdi bu bölümü sizi biraz düşündürecek
7:21
bir soruyla kapatalım. Hayatınız boyunca
7:23
karşılaştığınız bütün profesyonelleri
7:25
bir düşünün. Doktorlar, avukatlar,
7:27
mühendisler, öğretmenler. Eğer onlara
7:30
tek bir sadece tek bir etik kuralı
7:33
benimsetme gücünüz olsaydı bu kural ne
7:35
olurdu? Vereceğiniz cevap aslında sizin
7:37
için etiğin en temelinde neyin yattığını
7:39
gösterecek.
#Education
#Ethics

