0:00
Rapor yazmak. Sadece bu iki kelime bile
0:03
bazen insanı strese sokmaya yetiyor,
0:05
değil mi? Ama aslında bu gözümüzde
0:08
büyüttüğümüz kadar karmaşık bir şey
0:09
olmak zorunda değil. Gelin bu süreci
0:12
birlikte adım adım ele alalım ve rapor
0:14
yazmayı yönetilebilir hatta güçlü bir
0:17
beceriye dönüştürelim.
0:19
Ah o an hepimizin bildiği o an. Ekranda
0:23
yanıp sönen bir imleç. Önünüzde bembeyaz
0:25
bomboş bir sayfa ve nereden
0:27
başlayacağınıza dair en ufak bir
0:29
fikriniz yok. Gerçekten sinir bozucu bir
0:32
isiz. Ama hiç endişelenmeyin. Şimdi hep
0:35
birlikte o boş sayfayı alıp onu
0:37
gerçekten etki yaratan, yapılandırılmış,
0:40
sağlam bir belgeye çevireceğiz.
0:42
Hazırsanız hadi başlayalım. İlk
0:44
durağımız her şeyin başladığı yer yani
0:47
düşünme süreci. Çünkü unutmayın harika
0:50
bir rapor yazmak iyi yazmaktan çok daha
0:52
önce net düşünebilmekle başlar.
0:55
Aklınızdaki o bütün karmaşayı düzene
0:57
sokmak için aslında harika bir yol
0:59
haritamız var. John Dewi'nin formüle
1:02
ettiği bilimsel yöntem. Bu sadece beyaz
1:04
önlüklü bilim insanları için değil. Bir
1:06
sorunu çözmek ve düşüncelerini sıraya
1:08
koymak isteyen herkes için müthiş bir
1:11
araç. İşte bu 6 adım o belirsiz galiba
1:15
bir sorun var hissinden sizi alıp elle
1:18
tutulur sağlam bir sonuca nasıl
1:19
götüreceğini gösteren sihirli bir formül
1:22
gibi. Bakın her şey bir şeylerin yolunda
1:24
gitmediğini sezmekle başlıyor ve en
1:26
sonunda tüm o bulguları, o değerli
1:29
bilgileri sağlam bir rapora
1:30
dönüştürmekle bitiyor. Ve işte bütün
1:33
sürecin en can alıcı noktası burası.
1:36
Problemi ne kadar net ve doğru
1:37
tanımlarsanız raporunuzun geri kalanı o
1:40
kadar sağlam temellere oturur.
1:42
Düşünsenize yanlış çizilmiş bir
1:44
haritayla doğru hedefe ulaşmak mümkün
1:46
mü? Elbette değil. Tamam. Nasıl
1:49
düşüneceğimizi artık biliyoruz. Peki
1:51
şimdi bu düşüncelerin nasıl bir yapıya
1:53
oturtacağız? Gelin şimdi de bir raporun
1:55
fiziksel yapısına yani o profesyonel
1:57
belgenin planına bakalım. Temelde iki
2:00
tür rapor var ama biz bugün özellikle iş
2:03
ve akademi dünyasında standart olan katı
2:06
kuralları bulunan formel yani resmi
2:09
raporların yapısına odaklanacağız.
2:12
İşte formel bir raporun iskeleti tam da
2:14
bu. üç ana bölümden oluşuyor. Ön bölüm,
2:17
raporun kimlik kartı gibi. Metin bölümü
2:20
ise hikayeyi anlattığınız asıl konunun
2:23
kalbinin attığı yer ve işte kritik bir
2:25
ipucu. Raporun ana akışına dağıtabilecek
2:28
uzun tablolar, anketler ya da diğer ek
2:31
belgeler var ya onları asla metnin içine
2:33
sıkıştırmayın. Onların yeri her zaman en
2:36
sonda ekler bölümüdür. Böylece ana
2:39
metniniz tertemiz ve akıcı kalır.
2:42
Düşünce yapımızı ve raporun iskeletini
2:44
oluşturduk. Şimdi de işin sanat kısmına
2:47
yani yazma eyleminin kendisine
2:49
geliyoruz. Burada odak noktamız ne
2:51
olacak? Netlik, doğruluk ve tabii ki
2:53
emeğe sahibi. Bazen en iyi niyetlerle
2:56
yazılmış bir raporu bile zayıf düşüren
2:58
bazı sinsi hatalar vardır. Mesela giriş
3:01
bölümünde raporun amacını söylemezseniz
3:04
okuyucuyu resmen karanlıkta bırakmış
3:06
olursunuz. ya da gereksinmeye ihtiyaç
3:09
duymak gibi kelime tekrarlarıyla metni
3:11
boğarsınız. Bir de şu cümleye bakın.
3:14
Kolay kolay insan zaman ayıramıyor.
3:16
Buradaki vurgu kayması cümlenin bütün
3:18
etkisini yok ediyor. İşte bu basit
3:20
görünen hatalardan kaçınmak bile
3:22
raporunuzun kalitesini anında yukarı
3:25
çeker. Kaynak göstermek akademik
3:28
dürüstlüğün olmazsa olmazı. Peki,
3:30
diyelim ki birçok farklı yazarın
3:33
makalesini bir araya getiren editörlü
3:35
bir kitaptan alıntı yapıyorsunuz. Kime
3:37
atıf yapacaksınız? Editöre mi yoksa o
3:40
bölümü yazan kişiye mi? Kural çok basit
3:43
ve net. Emeğin asıl sahibine yani hem
3:46
metin içinde hem de kaynakçada her zaman
3:49
o bölümü yazan kişinin adını
3:50
kullanmalısınız. Doğrusu bu. Ve işte bu
3:53
alıntı kaynak göstermenin ne anlama
3:56
geldiğini harika bir şekilde özetliyor.
3:59
Atıf yapmak sizin şeffaf ve etik
4:02
olduğunuzu gösterir. Bu bilgiyi buradan
4:04
aldım demektir. Ama bu sizin kendi
4:06
vardığınız sonuçların doğru olduğunun
4:08
bir kanıtı değildir. O kanıt sizin kendi
4:11
araştırmanızda, kendi analizinizde
4:14
saklanır. Ve şimdi belki de en önemli
4:18
konuya geliyoruz. rapor yazımındaki en
4:20
kritik sorumluluğumuza özellikle de
4:23
insanlarla ilgili verileri işlerken asla
4:26
unutmamamız gereken o temel ilkeye.
4:28
Şimdi bir an durup düşünelim.
4:30
Başkalarına ait hassas bilgileri
4:32
elimizde tutuyorsak uymamız gereken en
4:34
ama en önemli kural ne olabilir? Cevap
4:37
bu kadar net ve pazarlığa asla açık
4:40
değil. Müracaatçıların, danışanların
4:43
yani insanların size emanet ettiği özel
4:46
bilgilerin gizliliği her şeyin
4:49
üzerindedir. Bu en temel ve vazgeçilmez
4:52
kuraldır. Bu uyarıyı da çok ciddiye
4:54
almamız gerekiyor. Müracaatçılara ait o
4:57
hassas verileri güvenliği yetersiz
4:59
kişisel bir bilgisayarda saklamak sadece
5:02
küçük bir hata değildir. Bu affedilemez
5:05
büyüklükte bir güvenlik ve etik
5:07
ihlalidir. Bütün bu kurallardan,
5:10
yapılardan ve ilkelerden sonra aklınızda
5:13
kalması gereken en temel şey aslında bu.
5:15
Rapor yazmak doğuştan gelen sihirli bir
5:18
yetenek filan değil. Evet, aynen öyle.
5:21
Bu öğrenilebilen, pratik yaptıkça
5:24
gelişen bir beceri. Tıpkı bir müzik
5:26
aleti çalmak gibi. Peki bu güçlü aracı
5:29
artık elinize aldığınıza göre asıl soru
5:32
şu: Siz bu beceriyle ne inşa
5:34
edeceksiniz? Hangi sorunları çözecek?
5:37
Hangi fikirleri dünyaya duyuracaksınız?