Ata Aöf Mikro İktisat 2024-2025 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/07/06/ata-aof-mikro-iktisat-2024-2025-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Sabahları uykulu uykulu aldığınız o bir
0:02
bardak kahve var ya ya da marketteki o
0:04
çok sıradan rutin haftalık
0:06
alışverişiniz. Bütün bunların aslında
0:08
kılık değiştirmiş inanılmaz karmaşık ve
0:11
kusursuz birer matematiksel karar
0:13
olduğunu söylesem inanması güç değil mi?
0:15
Ama işte tam da bu yüzden buradayız.
0:18
Bugün o çok basit ve gündelik görünen
0:20
seçimlerimizin koskoca bir dünyayı,
0:22
devasa bir sistemin nasıl
0:24
şekillendirdiğine yakından bakıyoruz. Bu
0:26
incelemede mikroektisadın büyüleyici
0:29
dünyasına dalacağız. Önümüzde harita bir
0:32
yol haritası var. Önce mikro iktisada
0:34
hızlıca bir giriş yapacağız. Sonra o
0:37
meşhur arz ve talep dengesine bakacağız.
0:39
Ardından tüketici davranışı ve fayda
0:41
kavramını sonrasında üretim ve maliyet
0:44
analizini ele alıp en sonunda da tüm
0:46
bunların ekonomik refahımızı nasıl
0:48
etkilediğini konuşarak bu büyük resmi
0:50
hep birlikte tamamlayacağız. Haydi lafı
0:52
hiç uzatmadan hemen başlayalım. İlk
0:55
durağımız mikroiktisada giriş. Yani o
0:57
büyük resim. Biliyor musunuz? İktisat
1:00
dediğimiz bu koca bilim aslında tek ama
1:03
devasa bir problemden doğuyor. Şöyle
1:05
düşünün. Bir tarafta bizim o sınır
1:07
tanımayan, bitmek bilmeyen, sürekli yeni
1:10
şeyler arzulayan insan doğamız var.
1:12
İhtiyaçlarımız kelimenin tam anlamıyla
1:15
sınırsız. Ama diğer tarafta maalesef
1:17
dünyamızın sunduğu kaynaklar son derece
1:19
kısıtlı. İşte çözmeye çalıştığımız ana
1:22
sorun tam olarak bu. Kıtlık.
1:24
İsteklerimiz ne kadar uçsuz bucaksız
1:27
olursa olsun elimizdeki o kıt
1:29
kaynaklarla yetinmek ve onları en
1:31
akıllıca şekilde nasıl dağıtacağımıza
1:33
karar vermek zorundayız. İşte mikro
1:35
iktisat tam da bu noktada devreye
1:37
giriyor. Ama bunu yaparken ekonomiye
1:39
öyle yukarıdan kuş bakışı devasa bir
1:41
kütle olarak bakmıyor. Hayır. Tam aksine
1:44
merceğini tekil birimlere yani doğrudan
1:46
bize çeviriyor. Siz, ben, hanelerimiz,
1:49
tek tek firmalar bizim nasıl karar
1:51
aldığımıza, fiyatların o küçük
1:53
piyasalarda nasıl belirlendiğine
1:55
odaklanarak bu devasa kıtlık sorununa
1:57
mikro düzeyde çözümler arıyor. Peki bu
2:00
kararlar nerede ve nasıl kesişiyor?
2:02
İkinci konumuza geçiyoruz. Arz ve talep
2:05
dengesi yani tarafların buluşma noktası.
2:09
Burası kelimenin tam anlamıyla mikro
2:11
iktisadın kalbinin attığı yer.
2:13
Tüketicilerin talep ettiği miktarla
2:15
üreticilerin piyasaya sunduğu miktarın
2:17
kusursuzca örtüştüğü o sihirli
2:19
noktadayız. Ve burada çok ama çok önemli
2:22
bir kavram var. Talep esnekliği. Kulağa
2:25
biraz teknik geliyor olabilir ama
2:26
aslında tamamen insan doğası ile ilgili.
2:29
Bir ürünün fiyatı değiştiğinde bizim
2:31
buna verdiğimiz tepkiyi ölçüyor.
2:33
Düşünsenize her sabah içtiğiniz o favori
2:35
kahvenizin fiyatı aniden iki katına
2:37
çıksa hala aynı rahatlıkla alır mısınız
2:40
yoksa benden bu kadar mı dersiniz? İşte
2:42
o an verdiğiniz karar sizin fiyat
2:44
değişimlerine karşı duyarlılığınızı yani
2:46
esnekliğinizi gösteriyor. Yalnız burada
2:49
küçük ama çok kritik bir detayı
2:51
atlamamız lazım. Tüm bu anlattığım
2:53
sistem tek bir sarsınmaz varsayım
2:55
üzerine kurulu. Rasyonel oyuncular ve
2:58
tam tercihler. İktisatçılar diyor ki
3:01
piyasadaki herkes tamamen mantıklı
3:03
davranır. Duygulara yer yok. Ne
3:05
istediğimizi çok net biliriz ve her
3:07
adımımızı kendi faydamızı en üste
3:09
çıkarmak için hesaplarız. Açıkçası
3:12
gerçek hayatta her zaman bu kadar
3:13
robotik olmasak da bu sağlam varsayım
3:16
olmadan o güzelim denge modellerimizi
3:18
inşa etmemiz imkansız olurdu. Şimdi işin
3:21
biraz daha psikolojik tarafına, bizim
3:23
tarafına bakalım. 3ün başlığımız
3:25
tüketici davranışı ve fayda. Tüketicinin
3:27
merceğinden dünyaya bakıyoruz. Şimdi
3:30
hepimiz o görünmez tüketici
3:31
şapkalarımızı bir takalım. Gün içinde
3:33
sürekli bir şeyler satın alıyoruz ve
3:35
asıl amacımız iktisatçıların deyimiyle
3:38
faydamızı yani kişisel mutluluğumuzu
3:40
zirveye taşımak. Ama asıl ilginç olan
3:42
soru şu: Biz bu mutluluğu nasıl
3:44
ölçüyoruz? Burada iktisatçıların
3:46
yıllardır süren tatlı bir tartışması
3:48
var. Bir taraf kardinal fayda teorisini
3:51
savunuyor ve diyor ki, "Yediğin bir
3:53
dilim pizzanın sana verdiği mutluluğu
3:55
rakamlarla mesela 10 birim, 20 birim
3:57
diye net bir şekilde ölçebilirsin. Diğer
3:59
taraf ise ordinal fayda teorisiyle buna
4:02
karşı çıkıyor. Hayır, duygulara rakam
4:04
veremeyiz ama onları sıralayabiliriz.
4:06
Yani pizzayı hamburgere tercih ederim
4:08
diyebiliriz. Sizce hangisi daha
4:10
mantıklı? Bence tercih sıralaması yapmak
4:12
çok daha insani ve gerçekçi. Hazır
4:15
tüketici şapkamız başımızdayken şu
4:17
meşhur ikame etkisine de değinmeden
4:20
geçemeyeceğim. Bu gerçekten inanılmaz
4:22
zekice bir insan refleksi. Çok
4:24
sevdiğiniz bir atıştırmalık düşünün.
4:26
Fiyatı bir anda uçtu gitti. Bütçenizi
4:28
falan sarsacak. Ne yaparsınız? Gidip
4:31
inatla onu mu alırsınız? Tabii ki hayır.
4:34
Rasyonel bir tüketici olarak hemen
4:35
radarlarınızı açar ve aynı ihtiyacı
4:38
karşılayacak ama nispeten daha ucuz olan
4:40
başka bir ürüne yani ikamesine
4:42
yönelirsiniz. Çay çok pahalandıysa neyse
4:45
bugün de kahve içelim demek gibi.
4:47
Tamamen amaca yönelik harika bir hayatta
4:49
kalma taktiği değil mi? Tamam tüketici
4:52
olmak güzel ama masanın bir de diğer
4:54
tarafı var. 4.üncü konumuz üretim ve
4:57
maliyet analizi. Şimdi üreticinin
4:59
merceğinden bakma vakti. Evet. O
5:02
tüketici şapkasını çıkarıp bir kenara
5:04
koyuyoruz. Şimdi patron biziz ve inanın
5:07
bana burada oyunun kuralları bambaşka.
5:09
Artık derdimiz mutluluk falan değil.
5:11
Maliyetleri dibe çekip karı tavan
5:14
yaptırmak. Eğer bir iş yönetiyorsanız
5:16
elinizdeki o dört sihirli faktörü
5:19
kusursuzca oynatmak zorundasınız. Nedir
5:21
bunlar? emek, sermaye, doğal kaynaklar
5:24
ve tabii ki tüm bu orkestrayı yönetecek
5:27
olan girişimcilik ruhu. Firmalar ayakta
5:30
kalmak, rakiplerini ezip geçmek için bu
5:32
faktörleri mükemmel bir verimlilikle
5:34
yönetmeli ve maliyet analizlerini
5:36
kendilerine resmen bir pusula
5:37
yapmalıdır. Peki bu üreticiler karı
5:40
maksimize ettiklerini tam olarak nasıl
5:42
anlıyorlar? Özellikle tam rekabet
5:45
dediğimiz o kıran kırana piyasalarda
5:48
hayati bir altın kural var. Marjinal
5:50
hasılat eşittir fiyat. Yani kısaca MR =
5:55
P. Bu ne demek biliyor musunuz?
5:57
Ürettiğiniz o en son üründen
5:59
kazandığınız paranın piyasadaki satış
6:01
fiyatına tam olarak eşitlendiği andır.
6:03
Bu çarkların en kusursuz döndüğü, bir
6:06
üreticinin uzun dönemde karını zirvede
6:09
tuttuğu o büyülü matematiksel denge
6:11
noktası işte tam burasıdır. Fakat burada
6:14
çok çarpıcı hatta üreticiler için biraz
6:16
sinir bozucu bir gerçek var. Tam rekabet
6:19
piyasalarında uzun dönemde ekonomik kar
6:21
maalesef sıfırlanıyor. Evet, yanlış
6:24
duymadınız. Sıfır. Çünkü bu piyasalara
6:26
girmekle çıkmak da tamamen serbest.
6:28
Diyelim ki bir sektörde harika bir kar
6:30
var. E bunu gören diğer firmalar durur
6:33
mu? Anında o pazara akın ediyorlar.
6:35
Piyasaya giren ürün miktarı yani arz
6:37
artıyor. Bu da fiyatları ister istemez
6:39
aşağı çekiyor. Sonunda kar marjları
6:42
eriyip gidiyor. Kulağ bir şirket için
6:44
tam bir kabus gibi gelebilir ama aslına
6:46
bakarsanız bu durum o kısıtlı
6:48
kaynaklarımızın piyasada en verimli
6:50
şekilde kullanıldığını gösteren
6:51
inanılmaz başarılı bir sistemin doğal
6:53
sonucudur. İşte yavaş yavaş sona
6:55
yaklaşıyoruz. 5. ve son bölümümüz
6:58
ekonomik refah ve sonuç. Artık o büyük
7:01
çıktıyı görme zamanı. Şimdi gelin
7:04
merceğimizi olabildiğince geri çekelim
7:06
ve o büyük tabloya, tüm manzaraya hep
7:08
birlikte bakalım. Bir yanda kendi
7:10
faydasını maksimize etmeye çalışan
7:12
tüketici, diğer yanda sadece karını
7:15
düşünen üretici. Kulağa biraz bencilce
7:17
geliyor olabilir ama işte sihirde tam
7:20
burada başlıyor. Kısıtlı kaynakların o
7:22
verimli kullanımıyla başlayan süreç bir
7:24
tarafta sizin, benim gibi tüketicilerin
7:26
cebini ve mutluluğunu korurken diğer
7:29
tarafta üreticinin karını optimize
7:30
ediyor. Herkesin tamamen rasyonel, kendi
7:33
çıkarını düşündüğü bu bireysel küçük
7:35
adımlar günün sonunda toplumsal düzeyde
7:38
muazzam bir denge yaratıyor. Kısacası o
7:40
tek tek insanların, minicik firmaların
7:42
mikroskobik davranışları hepimizin genel
7:45
refahını arttıran koskoca bir makinenin
7:47
çarkları. Aslında bu incelemeyi
7:50
toparlarken sizi gerçekten üzerine
7:52
düşünmeye değer bir soruyla başa
7:54
bırakmak istiyorum. Madem mikroiktisat
7:56
tamamen sizin, benim, hepimizin bireysel
8:00
kararları üzerine kurulu devasa bir
8:02
denge oyunu, peki sizin o son derece
8:05
rasyonel sandığınız, sıradan gündelik
8:08
seçimleriniz şu an toplumumuzun o geniş
8:10
ekonomik dengesini nasıl etkiliyor
8:12
dersiniz? Sabah içtiğiniz o kahvenin
8:15
veya raftan aldığınız o ürünün küresel
8:18
ekonomiyi nasıl yönlendirdiğini, bu
8:20
görünmez güçlerin içindeki kendi
8:21
rolünüzü bir düşünün. Eminim ki bir
8:24
sonraki alışverişinizde o fiyat
8:25
etiketlerine çok ama çok daha farklı bir
8:28
gözle bakacaksınız. Bu büyüleyici
8:30
incelemede bana eşlik ettiğiniz için çok
8:32
teşekkürler.
#Jobs & Education

