Ata Aöf İletişime Giriş 2024-2025 Bütünleme Soruları
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Harika bir inceleme ile karşınızdayım
0:02
bugün. İnsan zihninin o
0:03
derinliklerindeki ufacık bir kıvılcımdan
0:05
çıkıp tüm dünyayı saran küresel dijital
0:08
gözetim ağına kadar uzanan muazzam bir
0:10
yolculuğa çıkıyoruz. Yani iletişimin
0:12
sadece karşılıklı konuşmaktan ibaret
0:14
olmadığını, aslında devasa ve çok
0:16
katmanlı bir matris olduğunu hep
0:18
birlikte göreceğiz. Hazırsanız hemen
0:21
başlayalım. Önümüzde oldukça net bir yol
0:24
haritası var. Önce iletişimin o temel
0:26
dinamikleriyle kendi zihnimizin içinden
0:29
başlayacağız. Sonra yavaş yavaş
0:31
kameramızı uzaklaştırıp sözsüz engellere
0:34
oradan kitle iletişim kuramlarına
0:36
bakacağız. 4düncü adımda işin kurumsal
0:39
ve siyasal boyutunu inceleyip en sonunda
0:41
o meşhur küresel köy ve gözetim ağına
0:43
kadar uzanacağız. Modern dünyanın nasıl
0:46
birbirine bağlandığını adım adım
0:48
çözeceğiz. Lafı hiç uzatmadan birinci
0:51
bölümümüzle yani iletişimin temel
0:53
dinamikleriyle işe koyulalım. En başa
0:56
kafamızın içindeki o en küçük birime
0:58
gidiyoruz. Şimdi şunu bir düşünün. Her
1:01
gün binlerce kez yapıyoruz ama
1:03
kafamızdaki tek bir düşünceyi, sadece
1:06
tek bir fikri başkasıyla paylaşmaya
1:08
çalıştığımızda arka planda aslında ne
1:10
oluyor? O akademik kuramların günlük
1:13
hayatımızda saniyeler içinde nasıl tıkır
1:15
tıkır işlediğine inanamazsınız.
1:18
Aslında olay kelimenin tam anlamıyla
1:20
matematiksel bir dönüşüm. Başlangıçta
1:23
siz varsınız. Yani kaynak. Zihninizdeki
1:26
o görünmez soyut fikri alıyorsunuz ve
1:29
kodlama dediğimiz işlemle onu somut
1:31
sembollere yani kelimelere veya seslere
1:34
dönüştürüyorsunuz. Neden mi?
1:36
Karşınızdaki kişi yani alıcı o
1:39
sembolleri alıp kendi zihninde şifreyi
1:41
çözebilsin diye. Ama durun ağzımızdan
1:44
tek bir kelime bile çıkmadan önce kişi
1:46
içi iletişim dediğimiz o sessiz içsel
1:49
atölyede başlıyor her şey. Kendi
1:51
kendimize düşünmemiz, hayal kurmamız, o
1:54
iç hesaplaşmalarımız var ya işte onlar
1:57
tüm dışsal iletişimimizin sarsılmaz
1:59
temelini oluşturuyor. Dışarıya ne
2:01
yansıttığınız içeride kendinizle ne
2:03
konuştuğunuza bağlı. Peki bu tıkır tıkır
2:06
işleyen sistem nerede patlıyor? Burada
2:09
iki farklı duvar çarpıyor yüzümüze.
2:11
Mesajınıza böyle ağır, anlaşılmaz,
2:13
mesleki bir jargonla doldurursanız buna
2:16
semantik yani anlamsal engel diyoruz.
2:18
Sorun tamamen sizin seçtiğiniz
2:21
kelimelerde. Öte yandan bir de Shanon ve
2:23
Weaver'ın o meşhur modelindeki fiziksel
2:26
gürültü var ki o da kelimenin tam
2:28
anlamıyla dışsal bir sinyal
2:30
bozulmasıdır. Biri içeriden diğeri
2:32
dışarıdan vurur ama sonuçta ikisi de
2:34
iletişimi felç eder. Zihnimizdeki süreci
2:37
hallettiğimize göre ikinci bölüme sözsüz
2:40
iletişim ve engeller kısmına
2:42
geçebiliriz. Bir adım geriye çekilip yüz
2:45
yüze durduğumuzda neler olduğuna
2:46
bakacağız. Biliyor musunuz? Bazen
2:49
ağzımızı bile açmamıza gerek kalmıyor.
2:51
Bedenimiz biz daha konuşmadan bütün işi
2:53
hallediyor. Kineskik dediğimiz disiplin
2:56
tam olarak buna odaklanır. Jestlerimizi,
2:58
mimiklerimizi, bedenimizin her
3:00
hareketini okur. Zihninizde ne kadar
3:02
saklamaya çalışırsanız çalışın beden
3:04
dili mesajı kelimelerden çok daha hızlı
3:06
ele verir. Bir de işin mesafe boyutu var
3:09
tabii. Edward T. Hall'un kişisel alan
3:12
kavramını duymuşsunuzdur. İnsanlarla
3:14
aramızda koruduğumuz o görünmez sosyal
3:16
sınırlar var ya işte ondan bahsediyorum.
3:19
İş arkadaşınızla aranıza koyduğunuz o
3:21
fiziksel tampon bölge aşıldığı an
3:23
ağzınızdan ne kadar tatlı sözler
3:25
dökülürse dökülsün beyin anında tehdit
3:28
algılar ve sistem kilitlenir.
3:30
Harika gidiyoruz. 3ün bölümde kameramızı
3:33
bir kademe daha uzaklaştırıyoruz. Kitle
3:35
iletişim kuramları. Tek bir mesaj,
3:38
milyonlarca insana aynı anda ulaştığında
3:40
oyunun kuralları nasıl değişiyor ona
3:42
bakacağız. Karşınızda kitle iletişiminin
3:45
adeta bir kopya kağıdı duruyor. Bakın
3:48
Vesle ve Mcin bize o meşhur eşik
3:50
bekçilerini anlatır. Yani bizimle haber
3:53
arasına giren, neyi duyup
3:54
duymayacağımıza karar veren medya
3:56
filtrelerini. Ozgut ve Şram iletişimin
3:59
dairesel ve karşılıklı olduğunu savunur.
4:01
Gerbər ise medyanın zihnimizi nasıl
4:04
şekillendirdiğine, tabiri caizse
4:06
zihnimize nasıl tohumlar ektiğine
4:08
odaklanır. Özellikle Gerbir'nın o acı
4:11
dünya sendromu inanılmaz çarpıcıdır.
4:14
Şöyle düşünün. Bütün gün televizyonda
4:17
suç, şiddet, felaket haberleri
4:19
izliyorsunuz. Bir süre sonra dışarısı
4:21
size olduğundan çok daha korkunç ve
4:23
karanlık bir yer gibi gelmeye başlamaz
4:25
mı? İşte belirli yayınlara sürekli maruz
4:29
kalmak bizim gerçeklik algımızı
4:31
kelimenin tam anlamıyla baştan yazıyor.
4:34
Tabii kitle iletişim araçları da hayatta
4:36
kalmak için çağ ayak uydurmak zorunda.
4:39
Modern radyonun evrimine bir bakın.
4:41
Eskiden herkes haberleri radyodan
4:43
öğrenirdi. Toplumun birincil bilgi
4:45
kaynağıydı. Ama televizyon ve dijitalin
4:47
gelişiyle radyolar ağırlıklı olarak
4:50
müzik ve eğlenceye yöneldi. Hayatta
4:52
kalmak için tamamen şekil deliştirdiler.
4:55
Geldik 4. bölüme. Kurumsal dinamikler ve
4:58
stratejik iletişim. Şimdi biraz daha
5:00
yukarı çıkıp şirketlerin veya
5:01
politikacıların bizi ikna etmek için
5:03
iletişimi nasıl devasa bir makine gibi
5:06
kullandıklarına bakıyoruz. Siyasal
5:08
pazarlamada ve kitleleri iknada dört ana
5:10
motor çalışır. Kaynak, mesaj, kanal ve
5:13
hedef kitle. Dönüt dediğimiz geri
5:15
bildirim süreci yaratmaz. Sadece o
5:17
sürecin sonucudur. Ve yeri gelmişken
5:19
ufak bir detayı da netleştirelim. Mesela
5:22
genel nüfus artışı siyasal iletişimin
5:24
doğrudan kullandığı teknik bir değişken
5:26
falan değildir. İkna süreçleri çok daha
5:28
nokta atışı çalışır. Gördüğünüz,
5:30
okuduğunuz veya duyduğunuz o kurumsal
5:32
medya mesajları var ya hiçbiri ama
5:35
hiçbiri sıradan tek boyutlu cümleler
5:37
değil inanın bana. Hepsi adeta bir
5:40
yapboz gibi çok katmanlı, özenle
5:43
tasarlanmış ve o kurumun değerlerini
5:45
taşıyan stratejik paketlerdir. Orada
5:47
basit bir metin yok. İnce işlenmiş bir
5:50
strateji var. Burada sık sık birbirine
5:52
karıştırılan bir kavramı da açıklık
5:54
getirelim. Bir kurumun iletişimi
5:57
bürokratik, demokratik veya otoriter
5:59
olabilir. Bunlar iletişim biçimleridir.
6:02
Ama kalkıp da bir şirkete rekabetçi
6:04
derseniz iletişiminden değil pazar
6:07
stratejisinden bahsediyorsunuz demektir.
6:10
Rekabetçi olmak bir dil veya üslup
6:12
değil. Piyasada ayakta kalma taktiğidir.
6:15
Halkla ilişkilerin babası sayılan Edward
6:18
Burney çok güzel özetlemiş durumu. İyi
6:20
niyet tek başına yeterli olamaz.
6:23
stratejik ve ölçülebilir çabalar
6:25
gerekir. Yani biz iyi bir şirketiz,
6:28
insanlar bizi sevsin diyerek kamuoyu
6:30
oluşturamazsınız. Bu iş milimetrik bir
6:33
bilim. Tamamen ölçülebilir, planlı bir
6:35
mühendislik harikasıdır. Ve nihayet son
6:38
bölümümüz. Kamerayı en tepeye yörüngeye
6:42
kadar çıkarıyoruz. 5. bölüm. Küresel
6:45
gözetim ve enformasyon toplumu. Gezegen
6:48
çapındaki o büyük fotoğrafa bakma
6:50
zamanı. Ta 1962 yılında Fritz Machlop
6:54
enformasyon toplumu kavramını ortaya
6:56
attığında sanayi sonrası büyük bir
6:58
geçişten bahsediyordu. O günden bugüne
7:00
geldiğimiz nokta inanılmaz. Artık
7:03
demokrasinin, rasyonalitenin ve
7:05
ekonominin tek bir yakıtı var. Bilgi.
7:07
Paradan ziyade verinin ve bilginin
7:09
dolaştığı o küresel toplumun tam
7:11
göbeğindeyiz.
7:13
Marshall Mcl'ın o efsanevi hepimizin
7:16
bildiği sözü durumu ne kadar da net
7:18
açıklıyor. Dünya evrensel bir köydür.
7:22
Elektronik medya sayesinde fiziksel
7:24
mesafeler resmen buharlaştı. Dünyanın
7:27
öbür ucundaki bir olayı saniyesinde
7:29
öğreniyor, koskoca gezegeni avucumuzun
7:32
içindeki küçücük bir köy meydanı gibi
7:34
kullanıyoruz. Tabii bu küresel köy pek
7:37
de öyle güllük gülistanlık herkesin eşit
7:39
şartlarda top koşturduğu bir yer değil.
7:41
İşin içine uluslararası iletişim
7:43
girdiğinde devasa ekonomik ve kültürel
7:46
ilişkiler, eşitsiz güç dinamikleri
7:48
başlıyor. Associated Press gibi küresel
7:50
medya devlerini düşünün, bilginin makro
7:52
akışını kontrol eden ve dünyanın neyi
7:55
konuşacağını belirleyen devasa otobanlar
7:57
bunlar. Ve işin en can alıcı kısmı
8:00
erişimin, gözetimin geldiği boyut
8:02
gerçekten akıl almaz. Eskiden
8:04
devletlerin sizi takip etmesi demek
8:06
gidip nüfus kütüğünden adresinize
8:08
bakmaları gibi tamamen manuel ve
8:10
bürokratik bir şeydi. Şimdi ise
8:12
gönderdiğiniz her e-posta arama
8:15
geçmişiniz, kredi kartı hareketleriniz
8:17
devasa bir dijital gözetim ağının
8:19
parçası. Arkamızda bıraktığımız ayak
8:22
izinin hadde hesabı yok. Zihnimizin
8:24
içindeki o tek bir soyut düşünceden yola
8:27
çıktık. Adım adım uzaklaşıp dünyanın
8:29
etrafını saran bu akıl almaz dijital
8:31
ağlara kadar geldik. Gördüğünüz gibi
8:34
iletişim kelimelerden çok daha fazlası.
8:37
Peki tüm bu derinlemesine kodlanmış
8:39
hiper bağlantılı küresel köyümüze
8:41
bakınca sormamız gereken asıl soru şu
8:44
değil mi? Biz birbirimize gerçekten
8:46
eskisinden daha fazla mı bağlanıyoruz
8:48
yoksa her geçen gün sadece daha fazla mı
8:51
izleniyoruz? Bunu bir düşünün derim. Bu
8:53
derinlemesini incelememizle bana eşlik
8:56
ettiğiniz için çok teşekkürler. Bir
8:58
sonraki sunumda görüşmek üzere.
8:59
Kendinize iyi bakın.
#Jobs & Education

