Ata Aöf İletişime Giriş 2023-2024 Bütünleme Soruları
https://lolonolo.com/2026/07/31/ata-aof-iletisime-giris-2023-2024-butunleme-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bu incelememizde her
0:02
gün kelimenin tam anlamıyla içinden
0:04
geçtiğimiz ama dürüst olalım üzerine pek
0:07
de kafa yormadığımız o devasa şeye,
0:09
iletişimin anatomisine derinlemesine bir
0:11
dalış yapıyoruz. Kendi zihnimizdeki o
0:13
kısacık sessiz düşüncelerden yola çıkıp
0:16
devasa kurumsal yapılara, medyanın o
0:19
görünmez etkilerine ve en sonunda
0:21
hepimizin içinde yaşadığı dijital
0:23
gözetim altındaki şu küresel köye doğru
0:25
inanılmaz bir yolculuğa çıkacağız.
0:26
Zihnimizde doğan bir fikrin nasıl olup
0:28
da küresel bir veri ağına dönüştüğünü
0:31
adım adım keşfetmeye hazırsanız
0:33
iletişimin yapı taşlarını çözmeye
0:34
başlayalım. Rotamız oldukça net.
0:37
Sırasıyla şu beş ana durağa uğrayacağız.
0:40
Önce iletişimin temel yapı taşlarına
0:42
bakacağız. Oradan iletişim modelleri ve
0:44
engellere geçeceğiz. Ardından işin içine
0:47
gücü katarak medya, siyaset ve ikna
0:49
diyeceğiz. 4düncü adımda sözsüz iletişim
0:52
ve medya etkilerini inceleyip finalde
0:55
küresel köy ve dijital gözetim diyerek o
0:57
büyük resmi göreceğiz. O halde hiç vakit
1:00
kaybetmeden ilk durağımızla yani
1:03
iletişimin temel yapı taşlarıyla
1:05
başlayalım. Hani iletişim deyince
1:07
hepimizin aklına otomatik olarak
1:09
kalabalıklar, kitleler veya en azından
1:12
karşılıklı sohbet eden iki insan gelir.
1:14
Ya aslında işin aslı pek öyle değil.
1:17
İletişim tam da şu an sizin
1:19
deneyimlediğiniz çok daha mahrem, çok
1:21
daha kişisel bir yerde başlıyor. Kişi
1:24
içi iletişim. Zihninizin içinde kendi
1:26
kendinize yaptığınız o sessiz
1:28
konuşmalar, hayal kurmalarınız, "Ben
1:30
bugün ne yaptım dediğiniz öz
1:32
değerlendirme anları var ya işte dış
1:35
dünyaya aktardığınız her şeyin temel
1:37
hammaddesi tam olarak burada
1:39
öğretiliyor. Peki zihninizdeki bu soyut
1:41
düşünce dışarı nasıl çıkıyor? Şöyle
1:44
düşünün. Süreci başlatan kaynak yani siz
1:47
o soyut fikirleri karşı tarafın
1:49
kavrayabileceği somut kelimelere veya
1:51
simgelere dönüştürüyorsunuz. Biz buna
1:54
kodlama diyoruz. İşte bu ustaca
1:56
kodlanmış düşünce bir mesaj haline
1:58
geliyor. Karşı taraf yani alıcı bunu kod
2:00
açımıyla zihninde çözüyor ve bir geri
2:03
bildirim vererek bu harika döngüyü
2:05
tamamlıyor. Adeta görünmez bir tenis
2:07
maçı gibi. İkinci bölüm iletişim
2:10
modelleri ve engeller. Bakalım bu süreç
2:12
dış dünyaya çıkınca ne gibi duvarlara
2:14
çarpıyor. Bazen o mesaj yerine ulaşmaz
2:17
değil mi? Mesela semantik yani anlamsal
2:21
engeller tam olarak hepimizin günlük
2:23
hayatta çileden çıktığı o anlardır. Şunu
2:26
bir hayal edin. Doktora gidiyorsunuz ya
2:28
da arabanızı tamirciye bırakıyorsunuz.
2:30
Karşınızdaki uzman size durumu anlatıyor
2:32
ama öyle ağır bir mesleki jargon
2:35
kullanıyor ki sanki yabancı bir dil
2:37
konuşuyor gibi hissediyorsunuz. Mesajı
2:39
mükemmel kodlamış olabilir. Evet. Ama
2:41
sizin kod açım sisteminize uymadığı için
2:43
o kelimeler koca bir dumara yani bir
2:46
engele dönüşüyor. Tabii akademisyenler
2:48
bu işin peşini bırakmamış ve iletişimin
2:51
nasıl aktığını farklı modellerle
2:53
açıklamışlar. Mesela Wesley ve Mlen
2:55
olaya çok kritik bir aktör ekler. Eşik
2:58
bekçisi. Yani neyi duyup neyi
3:00
duymayacağınıza karar veren medyayı
3:02
merkeze alırlar. Ozgut ve Şiram ise
3:05
hayır iletişim tek yönlü bir ok
3:07
değildir. Bu dairesel ve karşılıklı bir
3:09
süreçtir. Shannon ve Weaver ise meseleye
3:11
daha teknik bakar ve aradaki sinyali
3:14
bozan her türlü dış etkeni sisteme
3:16
gürültü olarak dahil eder. Yani
3:18
iletişimi tam anlamak istiyorsak bu üç
3:20
farklı pencereden de bakabilmemiz
3:21
gerekiyor. Geldik 3. bölüme. Medya,
3:25
siyaset ve ikna. Şimdi kamerayı bireyden
3:28
kurumlara doğru biraz daha
3:29
uzaklaştırıyoruz. İşin içine siyasal
3:32
iletişim girince olay masum bir
3:34
sohbetten çıkıp kamuoyunu etkilemek için
3:37
tasarlanmış devasa bir stratejiye
3:39
dönüşüyor. Bu ikna sürecinde dört tane
3:42
çok aktif değişken var. Kaynak, mesaj,
3:45
kanal ve hedef kitle. Burada çok ince
3:48
ama önemli bir detay var. Dönüt yani az
3:51
önce bahsettiğimiz geri bildirim bu
3:53
sürecin bir değişkeni değil artık
3:55
sonucun ta kendisidir ve sanılanın
3:58
aksine sırf nüfus arttı diye siyasal
4:00
iletişim teknik olarak var olmaz. Asıl
4:03
mesele o mesaj stratejilerinin kitleleri
4:06
hareket ettirmek için nasıl
4:07
kurgulandığıdır. Tam da bu noktada
4:10
halkla ilişkilerin efsanevi kurucusu
4:12
Edward Burn çok çarpıcı bir şey
4:14
söylüyor. Diyor ki kurumsal iletişimde
4:16
sadece iyi niyetli olmak kesinlikle
4:18
yetmez. Yani kamuoyunu yönlendirmek ve
4:21
belli bir algı oluşturmak istiyorsanız
4:23
son derece stratejik, tasarlanmış ve
4:25
ölçülebilir adımlar atmak zorundasınız.
4:27
Rekabetçi yaklaşım elbette işin pazar
4:29
boyutu ama asıl olay bürokratik,
4:32
otoriter veya demokratik üsluplarla o
4:34
iletişimin temelini nasıl attığınız da
4:36
bitiyor. O zaman durup kendimize şu
4:39
soruyu sormamız lazım. Sürekli maruz
4:41
kaldığımız bu stratejik medya mesajları
4:44
gerçekten de göründükleri gibi tek
4:46
boyutlu ve basit şeyler mi?
4:48
Kaynaklarımız bu soruya devasa bir hayır
4:50
cevabını veriyor. Bu mesajların tek
4:52
boyutlu olduğu tamamen bir yanılgı
4:55
aslında. Karşımızda belirli değerlerle
4:57
yüklenmiş arkasında koca bir ideolojiyi
4:59
veya stratejiyi barındıran çok katmanlı
5:01
yapılar var. Kısacası tükettiğimiz her
5:04
ijelik görünenin fersah fersah ötesinde
5:07
ilmek ilmek örülmüş bir ikna
5:09
mekanizmasıdır. 4. bölüm. Sözsüz
5:12
iletişim ve medya etkileri. Biraz da
5:14
konuşulmayanlara bakalım. İtiraf edeyim.
5:17
Aslında hepimiz farkında olmadan birer
5:20
kinezik uzmanıyız. Ne demek mi bu?
5:22
İnsanlarla etkileşimlerimizin inanılmaz
5:24
büyük bir kısmı tamamen sessizdir.
5:27
Yüzünüzde belli belirsiz seyren bir kas,
5:30
kollarınızı göğsünüzde bağlama şekliniz
5:32
yani kısaca o mimik ve jestleriniz.
5:34
İnanın bana bazen ağzınızdan çıkan
5:36
kelimelerden çok daha fazla şey bağırır.
5:39
İşte kinezik bilimi kelimelerin bittiği
5:41
yerde başlayan bu sessiz ama devasa
5:44
anlam dünyasını inceliyor. Beden
5:47
hareketlerini bir kenara bırakın. İçinde
5:49
durduğumuz o görünmez fiziksel boşluk
5:51
bile iletişimimizin bir parçası. Edward
5:54
T. Hall bunu kişisel alan teorisiyle çok
5:56
güzel açıklıyor. Mesela ofiste bir iş
5:59
arkadaşınızla konuşurken aranızda ne
6:01
kadar mesafe bıraktığınızı bir düşünün.
6:03
O aralık tesadüf değil. İlişkinizin
6:05
doğasını, o samimiyetin sınırlarını ve
6:08
aranızdaki o yazılı olmayan sosyal
6:10
sözleşmeyi tam olarak bu görünmez mesafe
6:13
belirliyor. Peki ya bu psikolojik
6:15
etkiler medya tüketimiyle birleşip
6:17
devasa boyutlara ulaşırsa ne olur?
6:20
George Gbner bu duruma acı dünya
6:22
sendromu diyor. Düşünün sürekli medyaya,
6:25
televizyona ya da bugün en yaygın
6:27
haliyle sosyal medyaya maruz
6:28
kaldığınızda zihniniz ne yapıyor? Uzun
6:31
valede dünyanın gerçekte olduğundan çok
6:33
daha tehlikeli, acımasız ve tekinsiz bir
6:36
yer olduğuna inanmaya başlıyor. Bugün
6:38
saatlerce telefon ekranında o kötü
6:40
haberleri kaydırdığımız Doom Scrolling
6:42
döngüsü var ya işte onun psikolojik
6:44
altyapısı tam da Gerbner'in bahsettiği
6:46
bu sendrom. Ve artık son duraktayız. 5.
6:50
bölüm küresel köy ve dijital gözetim.
6:53
Kamerayı dünyadan tamamen uzaklaştırıp o
6:55
devasa ağa bakma vakti. Sanayi
6:58
toplumundan çıktık ve verinin, kelimenin
7:00
tam anlamıyla nihai para birimi olduğu
7:03
yepyeni bir çağ fırlatırdık. 1962 gibi
7:06
erken bir tarihte Fritz Mahlap bu
7:09
kırılmayı görmüş ve enformasyon toplumu
7:11
kavramını ortaya atmıştı. Bugün bilginin
7:14
en temel ekonomik üretim gücü haline
7:16
gelmesi tam da bunun kanıtı. Düşünsenize
7:19
dumanı tüten dev fabrikaların yerini o
7:22
uçsuz bucaksız sessiz sunucu tarlaları
7:24
aldı ve dünyamızın üretim biçimi geri
7:27
dönülemez şekilde değişti. İşte bu
7:30
devasa dönüşümü Kanadalı efsanevi
7:32
kuramcı Marshall Mclan, o hepimizin
7:35
bildiği ikonik cümlesiyle özetler. Dünya
7:37
evrensel bir köydür. Mluhan elektronik
7:41
medyanın mesafeleri nasıl adeta
7:43
buharlaştırıp yok edeceğini çok önceden
7:45
görmüştü. Fiziksel sınırların hiçbir
7:48
öneminin kalmadığı, tüm dünyanın tek bir
7:50
anlık etkileşim merkezine, adeta küresel
7:53
bir köye dönüştüğü o an, bugün
7:55
yaşadığımız o sürekli çevrim içi hiper
7:58
bağlantılı dünyanın en net tanımı
8:00
herhalde budur. Yalnız durun bir dakika.
8:03
Bu küresel köydeki her evin
8:05
penceresinden aynı manzara görünmüyor
8:06
maalesef. Uluslararası iletişim öyle tam
8:09
eşitliğin olduğu bir oyun alanı değil.
8:11
Mesela Associated Press gibi devasal
8:14
küresel aktörleri düşünün. Bunlar
8:16
uluslararası haber anlatısını domine
8:18
eden en büyük eşik bekçileridir. Bu güç
8:20
dengesizliği de merkez ülkelerden çevre
8:22
ülkelere doğru son derece eşitsiz bir
8:25
enformasyon akışı yaratıyor. İşin özeti
8:27
bugün bu küresel köyde neyi, ne zaman,
8:30
nasıl bileceğimize aslında bu devasa
8:33
sistemler karar veriyor. Tabii tüm bu
8:35
bilgi akışının bir de bizden alınanlar
8:38
boyutu var. Eskiden devletlerin yaptığı
8:40
şey belliydi. Gider nüfus kütüğünden
8:42
ikamet adresinize falan bakarlardı. Bu
8:44
tamamen geleneksel, sıradan bir idari
8:46
işlemdi. Ama bugüne bir bakın.
8:48
E-postalarımız, internette saniye saniye
8:51
nerede gezindiğimiz, kredi kartıyla ne
8:53
aldığımız anlık olarak işleniyor. İşte
8:55
bu enformasyon toplumunun evrildiği
8:57
model dijital gözetim rejimidir.
8:59
Toplanan verinin boyutu da
9:01
mahremiyetimize sızma derecesi de artık
9:03
tamamen başka bir seviyede. Kendi
9:05
içimizdeki o sessiz minicik düşüncelerle
9:08
başlayan bu sürecin devasa ve küresel
9:10
bir veri gözetim mekanizmasıyla nasıl
9:12
sonlandığını hep birlikte adım adım
9:14
gördük. O halde bu incelemeyi bitirirken
9:16
zihnimizde yankılanacak o büyük soruyu
9:18
soralım. Peki ama dijital gözetim
9:20
altındaki bu devasa küresel köyde o ilk
9:23
kodu çımını başlatan mesajı gerçekten
9:25
kim kontrol ediyor? İpi elinde tutan
9:27
birey olarak biz miyiz yoksa o devasa
9:30
eşik bekçileri mi? Bu sorunun cevabını
9:32
düşünürken iletişimin hayatımızda ne
9:35
kadar güçlü ve belirleyici bir araç
9:37
olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın.
9:39
Bize katıldığınız için teşekkürler. Bir
9:41
sonraki incelememizde görüşmek üzere.
#Jobs & Education

