Ata Aöf İletişim Kuramları 2023-2024 Bütünleme Soruları
https://lolonolo.com/2026/07/30/ata-aof-iletisim-kuramlari-2023-2024-butunleme-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bu yepyeni analizimizde
0:02
her gün soluduğumuz o medya
0:04
gerçekliğinin hani o görünmez
0:06
mimarisinin perde arkasına aralıyoruz.
0:08
Telefon ekranlarımızdan tutun da dev
0:10
sinema salonlarına kadar aslında her
0:13
şeyi şekillendiren o gizli kodları hep
0:15
birlikte deşifre edeceğiz. Hazırsanız
0:17
hemen başlayalım. Bugünkü rotamız
0:20
oldukça net. Önce medyanın bilimiyle
0:22
temeli atıp ardından yapısalcılığa
0:24
geçeceğiz. Sonra kültür, ideoloji ve
0:26
hegemonya üçgenini inceleyip oradan
0:29
kitle kültürü endüstrisine dalacağız ve
0:31
tabii ki günümüzde medya etkilerini
0:33
nasıl ölçtüğümüze bakıp final yapacağız.
0:36
Birinci bölümümüz medyanın bilimi ve
0:39
temeli atmak. Şimdi çoğu zaman iletişim
0:42
kuramlarının öyle masa başında üretilmiş
0:45
rastgele fikirler olduğunu düşünme
0:46
eğilimindeyiz, değil mi? Ama aslında hiç
0:49
öyle değil. Bilim dediğimiz şey evrenin
0:51
yapısını ve davranışlarını gözlem ve
0:53
deneyle sistemli bir şekilde inceleyen o
0:55
düzenli bilgiler bütünüdür. İşte
0:58
iletişim teorileri de kelimenin tam
1:00
anlamıyla bu bilimsel temele dayanır.
1:02
Yani dış dünyadaki o sistematik gözleme
1:04
ve deneye. Kısacası bu alan medyanın
1:07
hepimiz üzerindeki etkilerini inceleyen
1:09
inanılmaz sağlam ve ciddi bir disiplin.
1:11
Peki bu anlattığım bilimsel çerçeve
1:14
gerçek dünyada nasıl vücut buluyor? Bir
1:17
düşünün. ekonomi alanından bildiğimiz o
1:19
keynezyen fonksiyonel devlet teorisini
1:22
hatırlayın. Hani devletin piyasa
1:24
dinamiklerine müdahale ettiği yaklaşım.
1:27
Devlet, yayıncılık sadece kar peşinde
1:30
koşan dev tekerlerin eline geçmesin.
1:32
Kamu yararı da gözetilsin diye kitli
1:34
iletişim pazarına aktif olarak müdahale
1:37
eder. Mesela İngiltere'deki o meşhur BBC
1:39
modelini yani güçlü bir kamu
1:42
yayıncılığının nasıl kurulduğunu anlamak
1:44
istiyorsak işte tam da bu fonksiyonel
1:46
devlet yaklaşımına bakmamız gerekiyor.
1:48
Oldukça kritik bir temel bu. Buradan
1:51
ikinci bölümümüze geçiyoruz.
1:53
Yapısalcılık yani anlamı kurmak. Gelelim
1:57
bu anlam inşasının arkasındaki asıl
1:59
mimarlara. Ferdinandasur'ün
2:01
dil bilimsel yöntemle o koca temeli
2:04
attığını görüyoruz. Ama asıl ilginç olan
2:06
isim bence Jean Piaje. Bakın Piaje
2:09
yapısalcılığı böyle katı bir inanç
2:12
sistemi veya bir öğreti gibi görmüyor.
2:14
Onu daha çok sınırları olan yani neyi
2:17
bilebiliriz neyi bilemeyiz sorusunu
2:18
soran epistemolojik bir yöntem olarak
2:20
tanımlıyor. Tabii Altuser, Levistraus ve
2:23
Bartez gibi dev isimler de bu koskoca
2:26
yapısalcı binayı ayakta tutan diğer ana
2:28
taşıyıcılar. Hazır sağ sür demişken onun
2:31
o çekirdek konseptine biraz daha
2:33
yakından bakalım. anlamlandıran ve
2:35
anlamlandırılan meselesine. Sasur bize
2:37
aslında çok basit ama çarpıcı bir şey
2:39
söylüyor. Biz kelimelerin, imgelerin
2:42
veya karşımıza çıkan medya mesajlarının
2:44
anlamını tam olarak bu ikisi arasındaki
2:46
fark sayesinde kavruyoruz. Yani zihnimiz
2:48
bir şeyin ne anlama geldiğini, onun ne
2:50
olmadığına bakarak çözüyor. Her şey
2:52
zıtlıklar ve farklar üzerinden
2:54
çalışıyor. Tıpkı devasa bir yapboz gibi.
2:56
Ama bilirsiniz her büyük kuralın bir de
2:59
istisnası vardır. Yapısalcılar anlamın
3:02
bu derin matematiğiyle uğraşa dursun.
3:04
Frankfurt okulundan Theodor Adorno tüm
3:06
bu grubun tamamen dışında durmayı tercih
3:09
ediyor. Adorno farklı bir yoldan gidiyor
3:11
ve bütün o odağını doğrudan biz
3:14
kitleleri şekillendiren kültür
3:15
endüstrisine çevirip çok daha eleştirel
3:18
bir çerçeve çiziyor. Bu da bizi doğrudan
3:21
3üncü bölüme getiriyor. Kültür, ideoloji
3:24
ve hegemonya. Mesajı kim kontrol ediyor?
3:27
Adorno'nun açtığı o pencereden
3:29
kelimelerin dünyasını bırakıp asıl büyük
3:31
güç oyununa yani makro seviyeye
3:34
geçtiğimizde aklımıza o can alıcı soru
3:36
geliyor. Peki ama bizim çözdüğümüz bu
3:38
mesajları aslında kim kontrol ediyor?
3:41
İtalyan düşünür. Antonio Gramin'nin o
3:44
meşhur hegemonya kavramı tam da burada
3:46
devreye giriyor. Bakın medya sadece olan
3:49
biteni bize yansıtan pasif bir ayna
3:51
falan değildir. Aksine gerçeği bizzat
3:53
inşa eden ve bize aktaran devasa
3:56
ideolojik bir araçtır. Ve inanın bana
3:59
bunu yaparken gösterge bilimi öyle
4:01
ustaca kullanır ki çoğu zaman ruhumuz
4:03
bile duymaz. Tabii bu hegemonik güç
4:05
yapısını tam anlamıyla idrak etmek için
4:08
kültürel çalışmalar okuluun en baba
4:10
isimlerinden birine Raymond Williams'a
4:13
ve onun o ufuk açıcı eseri kültür ve
4:15
topluma kesinlikle bir selam çakmamız
4:17
gerekiyor. Buradan yola çıkarak günlük
4:20
hayatta tükettiğimiz kültürün
4:21
katmanlarına bir bakalım. En tepe'de o
4:23
bildiğimiz yüksek kültür var. Eğitimli
4:26
bir kesimin estetik kaygılarla ürettiği
4:28
eritist alan. Ama oradan biraz aşağı
4:30
indiğimizde güm diye ticari üretimin tam
4:33
kalbine düşüyoruz. Yani kiç hani şu seri
4:35
üretim, değersiz, ucuz sanat kopyaları
4:38
var ya işte onlar. Bir de Pastiş var
4:40
sahnede. Bu da eskiyle yeniyi
4:42
harmanlayan, geçmişi alıp bugüne
4:44
uyarlayan postmodern sanat. Şöyle
4:46
düşünün, sosyal medyada eski şarkıları
4:48
tuhaf altyapılarla remixliyorlar. Ya
4:50
işte tam olarak o aslında. Hepimiz her
4:52
gün bu katmanlar arasında yüzüyoruz.
4:55
İşte buradan o devasa çarkların döndüğü
4:57
yere 4. bölüme geliyoruz. Kitle kültüre
5:00
endüstrisi yani kitleleri nasıl
5:02
standartlaştırıyorlar ona bakacağız. Tam
5:05
bu endüstrileşme aşamasında Frankfurt
5:07
okulun özellikle Adorno ve Horkheimer'ın
5:10
o meşhur zehir zemberek eleştirisiyle
5:12
karşılaşıyoruz. Onlara göre kültür
5:14
endüstrisinin tek bir amacı var.
5:16
Ürettiği her metayı standartlaştırmak ve
5:19
bizi o devasa kitleleri tamamen pasif
5:22
hale getirmek. Ve burada işaret
5:24
ettikleri en büyük silah ne biliyor
5:26
musunuz? Sinema. Karanlık bir salonda
5:28
oturup dev bir perdeden üzerimize boca
5:31
edilenleri adeta hipnotize olmuş gibi
5:33
sorgusuz sualsiz kabul ettiğimiz o koca
5:36
endüstri. Sinemanın bu hipnotik ve
5:39
pasifleştirici etkisi bizi Marshall
5:41
Mclohan'ın o ünlü medya ayrımına, sıcak
5:44
ve soğuk medya teorisine götürüyor.
5:47
Mclohen diyor ki, "Radyo, sinema veya
5:49
fotoğraf gibi araçlar yüksek
5:51
çözünürlükle sıcak medyalardır." Neden
5:54
sıcak peki? Çünkü bizden yani
5:56
izleyiciden neredeyse hiçbir katılım
5:58
beklemezler. Bize boşluk bırakmazlar.
6:01
Zihnimizi yormadan bizi koltuğumuzda
6:03
pasif birer alıcı olarak tutarlar.
6:06
Medyanın bu sıcak tek taraflı yaylım
6:08
ateşi George Görbnar'ın o harika ekme ve
6:11
yetiştirme kuramıyla tam bir anlam
6:13
kazanıyor. İsimlendirmeye dikkat edin.
6:15
İnanılmaz isabetli. Kelimenin tam
6:18
anlamıyla tarımsal bir ekme işleminden
6:20
bahsediyoruz. Televizyon gibi kitle
6:22
iletişim araçları o egemen değerleri
6:24
zihnimize tıpkı bir tohum gibi eker. Siz
6:27
o ekranın karşısında saatler geçirdikçe
6:29
medya o tohumları yavaş yavaş yetiştirir
6:32
ve zaman içinde dünyaya bakışınızı
6:33
kökten şekillendirir.
6:35
Geldik 5.
6:38
Günümüzde medya etkilerini ölçmek ve o
6:40
meşhur dijital gerçeklikler. Peki biz bu
6:43
etkileri nasıl ölçüyoruz? Araştırmalar
6:46
iletişim sürecinde bilgiyi yorumlayıp
6:48
yayan kişileri kanaat önderleri olarak
6:50
tanımlar. Kimdir bunlar? Katılımcı
6:53
yurttaşlar, büyük düşünürler, büyük
6:55
yayıncılar veya öğrenciler. Ama burada
6:58
çok ama çok kritik bir detayın altını
7:00
çizmemiz lazım. Bazen sağda solda büyük
7:02
tüccarlar diye bir kanaat önderi
7:04
sınıflandırması varmış gibi
7:05
duyabilirsiniz. Ancak akademik ve
7:07
bilimsel çerçevede böyle bir şey
7:09
kesinlikle yoktur. fikri tüccarlar değil
7:12
bizzat bu saydığımız gerçek kanaat
7:14
önderleri yayar. Medyanın üzerimizdeki
7:17
etkilerini ölçerken kullandığımız o iki
7:19
ana ekolü de birbirine asla
7:21
karıştırmamamız lazım. Bir tarafta etki
7:24
araştırmaları var. Bunlar tamamen
7:26
davranışçı sosyal bilime, bizim öğrenme
7:29
süreçlerimize ve medyayı günlük hayatta
7:31
nasıl kullandığımıza odaklanır. Ama eğer
7:34
siz çıkıp da ya bu kanalın sahibi kim?
7:37
Bu devasa medya ağının arkasında nasıl
7:39
bir sahiplik yapısı var diye
7:40
soruyorsanız hop orada durun artık etki
7:43
araştırmalarından çıktınız demektir.
7:45
Sahiplik yapısı ve güç ilişkileri
7:48
doğrudan ve sadece ekonomi politik
7:50
yaklaşımın ilgi alanıdır. Farkındayım
7:52
tüm bu anlattığım makroriler, ekonomik
7:55
yapılar falan bazen biraz soyut
7:57
gelebiliyor. Gelin bunu çok tanıdık bir
7:59
örnekle somutlaştıralım. Nickelodean
8:02
düşünün bahsettiğimiz o karmaşık küresel
8:04
medya ekosisteminin tam ortasında duran
8:07
ama sadece tek bir spesifik kitleye yani
8:10
tamamen çocuklara özel içerik üreten
8:12
küresel bir aygıt. Bütün o soyut
8:14
teorilerin devasa iletişim aında
8:17
pratikte nasıl tıkır tıkır işlediğinin,
8:19
kitleleri nasıl hedeflediğinin kelimenin
8:21
tam anlamıyla canlı bir kanıtı bu kanal.
8:24
Bütün bunların üzerine bir de içinde
8:26
yaşadığımız dijital çağ tuhaf paradoksu
8:28
ekleniyor. Tabii bir düşünün.
8:30
Enformasyon hacmi akıl almaz boyutlarda,
8:34
dağıtım hızı anlık ve çoğaltmak fiilen
8:36
bedava. Ama gelin görün ki karşımıza
8:39
devasa bir dijital mit çıkarılıyor.
8:41
Neymiş? Enformasyon üretim maliyetleri
8:44
giderek artıyormuş. Bu dijitalleşmenin
8:46
kendi içsel matematiğiyle o gerçek
8:49
ekonomik kurallarla %100 çelişen kocaman
8:51
bir uydurmacı aslında. İşte tüm bu
8:54
anlattıklarımızı toparlarken o en
8:56
baştaki mesajı kim kontrol ediyor
8:58
sorusuna çok daha güçlü bir şekilde geri
9:00
dönüyoruz. Eğer dijital enformasyon
9:03
bugün bu kadar sınırsızsa, hızı anlıks
9:06
ve çoğaltılması neredeyse sıfır
9:08
maliyetli ise bizler neden hala inatla o
9:11
üretim maliyetlerinin arttığı mitini
9:12
satın alıyoruz? Ve asıl o can alıcı soru
9:16
bizim adımıza, bizim zihnimizde bu
9:18
yanıltıcı anlatıyı bugün gerçekten kim
9:20
kontrol ediyor? Bu soruyu biraz
9:22
düşünmenizi istiyorum. Bir sonraki
9:24
analizimizde görüşmek üzere. Hoşça kalın
9:26
ve merakla kalın.
#Jobs & Education

