Ata Aöf Felsefe 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/07/05/ata-aof-felsefe-2025-2026-final-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese selam. Felsefe finaliniz için
0:02
hazırladığımız bu büyük incelemeye hoş
0:04
geldiniz. Bakın bu zorlu ama bir o kadar
0:07
da büyüleyici süreçte sizin çalışma
0:09
arkadaşınız benim. O gözünüzü korkutan
0:11
kalın ders notları var ya. Hah. İşte
0:14
onları zihnimizde öyle bir
0:15
haritalandıracağız ki hepsi net,
0:18
anlaşılır ve kesinlikle unutulmaz
0:20
olacak. Kahveler, kalemler hazırsa hadi
0:22
hemen başlayalım. Şimdi şu devasa soruya
0:25
bir bakar mısınız? zamanı, toplumu ve o
0:28
kocaman varoluş meselesini tek bir sınav
0:31
kağıdına nasıl sığdırıp
0:33
anlamlandıracağız? Kulağa imkansız gibi
0:35
geliyor, değil mi? Ama inanın bana hiç
0:37
endişelenmeyin. Karşımızdaki malzemenin
0:39
ne kadar uçsuz bucaksız olduğunun
0:41
farkındayım. Zaten bütün amacımız bu
0:43
bilgi dağını alıp zihninizde rahatça
0:45
bulabileceğiniz o küçük mantıklı
0:47
kutucuklara yerleştirmek. Bu incelemeyi
0:49
tam da bunun için yapıyoruz. Tamamdır.
0:52
Hadi hemen içine dalalım. Zihnimizde
0:53
açacağımız beş ana oda şunlar. Birinci
0:55
odamız tarihin döngüsü. İkinci odamız
0:58
toplum, dil ve eylem. 3. Bilginin
1:01
Doğası. 4. Din ve insan varoluşu. Ve son
1:04
olarak 5. odamız kurallar, Sanat ve
1:07
Erdem. Yol haritamız bu kadar net.
1:09
Gelelim 1inci bölüme. Tarihin döngüsü.
1:12
Burada tarihsel zaman çizelgemizin tam
1:15
başındayız ve filozofların insanlığın
1:17
ilerleyişine nasıl baktığını göreceğiz.
1:20
Bakın, Jean Battista Vico'nun modeline
1:22
göre tarih öyle dümdüz ilerleyen bir
1:24
çizgi falan değil. Ona göre uygarlıklar
1:26
tanrısal dönemle bir başlangıç yapıyor.
1:28
Ardından kahramanlık yani aristokratik
1:31
döneme geçiyor ve en nihayetinde hakçı
1:33
dönemle zirveyi görüyor. Peki ya sonra
1:36
her şey bitiyor. Kepenkleri kapatıyor
1:37
muyuz? Kesinlikle hayır. İşte tam burada
1:40
Vico'nun o meşhur recorsiy kavramı
1:42
devreye giriyor. Yani döngü yeniden
1:45
başlıyor. Uygarlık çökse bile tarih
1:47
bitmiyor. Kendini tekrar eden organik
1:49
bir ritimle adeta küllerinden yeniden
1:51
doğuyor. Bu durum bize felsefedeki o iki
1:54
dev kampı çok güzel özetliyor aslında.
1:56
Bir tarafta Vico ve Oswald Spangler var.
1:59
Onlar tarihi demin konuştuğumuz gibi
2:01
tekrar eden organik döngüler olarak
2:03
görüyorlar. Ama diğer tarafta count ve
2:05
Herder gibi isimler var. Onlar tarihin
2:07
sürekli ileriye doğru giden kesintisiz
2:09
dümdüz bir çizgi olduğunu savunuyorlar.
2:12
Sınavda bu eşleştirmeye çok dikkat edin.
2:14
Kimin hangi kampta olduğunu kesinlikle
2:16
unutmayın derim. Şimdi tarihin o geniş
2:19
devasa yelpazesinden çıkıp bugüne
2:22
insanların tam da şu an nasıl etkileşime
2:25
girdiğine geliyoruz. İkinci konumuz
2:27
toplum, dil ve eylem. Karşımızda Yürgen
2:30
Habermaz'ın toplumsal eylem teorisi var
2:32
ki kendisi banko sınav konularından
2:34
biridir. Habermaz eylemleri dört temel
2:37
kategoriye ayırıyor. Bakın teleolojik,
2:39
normatif, dramaturjik ve iletişimsel.
2:42
Buradaki o klasik sınav tuzağı ne
2:44
biliyor musunuz? Bireysel eylem diye bir
2:46
şey bu tabloda yok. Habermas'ın bütün
2:48
derdi modern toplumların iletişimsel
2:50
rasyonalitesini anlamak tek başına
2:52
yapılan eylemleri değil. Peki bu
2:54
eylemlerden ilki yani şu teleolojik
2:56
eylem meselesi tam olarak ne anlama
2:58
geliyor? Aslında bu tamamen ama tamamen
3:00
amaca yönelik davranış demek. Bir
3:02
kişinin mevcut durumu ölçüp biçerek
3:04
spesifik net bir hedefe ulaşmaya
3:06
çalışması. Bakın aslında şu an sizin
3:08
yaptığınız şey tam da bu. Bu sınavı
3:10
geçmek gibi çok stratejik, çok net bir
3:12
amacınız var ve şu an bu incelemeyi
3:14
dinleyerek o amaca ulaşmaya
3:15
çalışıyorsunuz. Yani tebrikler, şu an
3:17
kusursuz bir teleolojik eylem
3:19
gerçekleştiriyorsunuz.
3:20
Gelelim eylemden dile. Kullandığımız
3:23
dilleri temelde üçe ayırıyoruz. aktif
3:25
olarak kullanılan doğal diller, bunların
3:27
kombinasyonu olan karma diller ve artık
3:30
konuşulmayan ölü diller. Ama felsefi
3:33
açıdan asıl vurucu nokta şu: Bu dillerin
3:36
hepsi istisnasız hepsi toplumsal bir
3:39
topluluğa ihtiyaç duyar. Yani dil
3:41
dediğimiz şey birinin odasına kapanıp
3:43
tek başına icat ettiği bir kod sistemi
3:45
değil. Doğası gereği %100 toplumsal bir
3:48
zorunluluk. Bu durum bizi
3:50
Witkenstein'dan ilham alan şu efsanevi
3:52
söze getiriyor. Dil anlamını toplumsal
3:55
dil oyunları içinde kazanır. Yani dil
3:58
bireysel bir şey değil. Kocaman bir
4:00
toplumsal uzlaşı, etkileşim. Yoksa
4:03
inanın kelimeler sadece havada uçuşan
4:05
anlamsız ses dalgalarından ibaret. O
4:08
kelimelere ruhunu, anlamını veren şey o
4:10
dili konuşan topluluğun ta kendisi.
4:12
Aralarındaki o sürekli etkileşim. Tabii
4:15
anlam dediğimiz şeyi nasıl
4:16
tanımlayacağımız meselesi de başlı
4:18
başına bir tartışma. Davranışçı teoriye
4:20
bakarsanız oldukça soğuk bir tablo var.
4:23
Anlam sadece mekanik bir etki tepki
4:25
reaksiyonu. Hepsi bu. Ama Carl Jaspers
4:28
meseleye çok daha sıcak, çok daha
4:30
varoluşsal bir yerden yaklaşıyor.
4:32
Jaspers'a göre gerçek varoluş insanın
4:34
sadece kelime alıp vermesi değil,
4:36
iletişim yoluyla o derin yalnızlığını
4:39
aşabilmesidir. Hemen 3.üncü bilgi
4:41
kutucumuza yani epistemoloji odasına
4:43
geçiyoruz. Bilginin doğası. Bakalım
4:46
bilgiyi nasıl tanımlıyor ve eğitime
4:48
nasıl yaklaşıyoruz. Şimdi buradaki en
4:50
kritik, en can alıcı ayrım şu: Eğitim
4:53
felsefesi kavramlara, mantığa ve
4:55
bütüncül bir yaklaşıma dayanır. Bize
4:58
işlerin nasıl olması gerektiğini söyler.
5:00
Öte yandan eğitim bilimleri dediğimiz
5:02
şey elinde hesap makinesiyle gezen
5:04
taraf. Yani deneyseldir, istatistiklere
5:07
bakar, somut verilere dayanır. Felsefe o
5:09
istatistiklerin ötesine geçip bize
5:11
kavramlar üzerinden kendi içinde
5:13
tutarlı, kocaman bir düşünme biçimi
5:16
sunar. Eğitim felsefesi dendiğinde
5:18
sahneye elette John Dey çıkıyor. Din'nin
5:20
ilerlemeci eğitim anlayışı asla öyle
5:22
yerinde sayan, durağan bir şey değil.
5:24
Tam tersine sürekli bir yenilenme,
5:26
deneyimler üzerinden kendini sürekli
5:28
yeniden inşa etme süreci. Eski köye yeni
5:30
adet getirmeyen, sırf ezbere dayanan o
5:33
geleneksel eğitim modellerini tamamen
5:34
reddeder. Tıpkı sizin şu an sadece
5:37
bilgileri ezberlemek yerine kafanızda o
5:39
mantıksal bağları kurarak yeniden inşa
5:41
etmeniz gibi. Harika bir süreç değil mi?
5:43
4. bölümümüzde metafiziğin o derin ve
5:47
biraz da zorlu sularına giriyoruz. Din
5:49
ve insan varoluşu. Burada sınav için
5:52
tamamen akademik ve tarafsız bir
5:54
inceleme yapacağız. Öncelikle
5:56
Augustinus'un insanı nasıl tanımladığına
5:59
bakmamız şart. Çünkü sınavlarda çok sık
6:01
karşımıza çıkar. Ona göre insan ruh ve
6:03
bedenden oluşan sınırlı bir varlık ve
6:05
asıl amacı kendini aşarak tanrıyı
6:07
aramak. Yani ontolojik olarak eyleyen
6:10
bilen ve en önemlisi telolojik yani
6:12
amaçlı bir varlık insan. Hani az önce
6:14
Habermas'ta o amaca yönelik eylemden
6:16
bahsetmiştik ya işte o amaçlı doğa
6:18
yüzyıllar öncesinde Augustinus'un insan
6:20
tanımında da tam karşımızda duruyor.
6:23
Sınavda hayat kurtaracak bir başka ayrım
6:25
daha vereyim size. Din felsefesi ve
6:27
teoloji. Bunlar aynı şey değil. Din
6:30
felsefesi vahiy, ibadet gibi kavramları
6:33
dışarıdan akılcı, nesnel ve son derece
6:36
eleştirel bir gözle inceler, sorgular.
6:39
Ama teoloji dediğimizde zaten önceden
6:42
var olan, kabul edilmiş belli bir
6:44
inancın, bir dinin içinden konuşuruz.
6:47
Amacı o inancı savunmak ve
6:49
temellendirmektir. Peki şimdi size
6:52
gerçekten ağır ama felsefe tarihinin
6:54
belki de en köklü sorusunu sormak
6:56
istiyorum. Hazır mısınız? Eğer Tanrı
6:58
mutlak iyiyse kötülük nereden geliyor?
7:01
Bir saniye durun ve bu devasa felsefi
7:03
problemi zihninizde şöyle bir tartın.
7:05
Sizce klasik filozoflar bu işin içinden
7:07
nasıl çıkmış olabilirler? Klasik İslam
7:09
felsefesinde bu soruya verilmiş çok
7:11
derin ama birbirinden çok farklı iki
7:13
büyük yanıt var. İbn Sina der ki kötülük
7:16
aslında zannettiğimiz kadar çok değil.
7:18
Asıl kaynak maddedir ve kötülüğün kendi
7:21
başına bir varlığı bile yoktur. Kötülük
7:23
sadece ve sadece iyiliğin yoksunluğudur.
7:26
Nasıl ki karanlık sadece ışığın olmadığı
7:28
yer demekse kötülük de öyledir. O yüzden
7:31
Tanrı kötülüğü yaratmaz der. Gazali ise
7:33
bambaşka bir pencere açar. Ona göre
7:36
kötülük bizim o sınırlı aklımızla tam
7:38
olarak kavrayamadığımız ilahi
7:40
bilgeliğin, hikmetin bir parçasıdır ve
7:42
kesinlikle Tanrıın mutlak gücünü
7:44
sınırlayan bir şey değildir. Ve işte
7:46
geldik 5. Bilgi kutucuğumuza. Kurallar,
7:50
sanat ve erdem. O yükseklerde uçan solit
7:53
kavramları alıp tekrar somut insan
7:55
deneyimlerine, ahlaka, kurallara ve
7:57
sanata indirgiyoruz. Gelin hayatımızı
7:59
şekillendiren iki zıt uca bakalım. Hukuk
8:01
ve sanat. Hukuku diğer kurallardan
8:04
mesela görgü kurallarından falan ayıran
8:06
şey nedir? Devlet otoritesidir. Evet.
8:08
Ama daha da önemlisi anında uygulanan
8:11
somut bir yaptırım gücü olmasıdır.
8:13
Oldukça kuralcı, sınırları çizen bir
8:15
yapı. Bunun tam zıttındaysa özellikle
8:17
romantik dönemde zirvesini yaşayan sanat
8:19
felsefesi var. Sanat hiçbir döz kural
8:22
tanımaz. Tamamen bireysel yaratıma,
8:24
tamamen o sınırsız, özgür hayal gücüne
8:26
dayanır. Bakın bu slaytta gerçekten
8:29
harika bir kavramımız var.
8:30
Aristoteles'in o meşhur altın ortası
8:33
yani Mezatemates. Aristoteles için
8:36
adalet ve erdem demek öyle uçlarda
8:38
savrulmak, aşırılıklar içinde kaybolmak
8:41
demek değil. iki aşırılık arasındaki o
8:44
en kusursuz, en rasyonel denge noktasını
8:46
bulmaktır. Yani ne her şeyden korkan bir
8:49
korkak olacaksınız ne de körü körüne
8:52
tehlikeye atılan bir deli, tam ortasını
8:55
yani cesareti bulacaksınız.
8:57
Anlayacağınız erdem bir matematik
8:59
formülü değil, tamamen bir denge sanatı.
9:02
Ve işte bitirdik. Gerçekten harika bir
9:04
iş çıkardık. Artık final sınavınız için
9:06
o devasa konuların tüm temel yapı
9:09
taşlarına, bütün o kavramsal çerçeveye
9:11
hakimsiniz. Tarihin o koca döngüsünden
9:14
Habermas'ın eylem teorilerine, eğitimden
9:17
erdemin hassas dengesine kadar her şeyi
9:19
zihnimizde çok güzel haritalandırdık.
9:21
Artık hangi kavramın hangi çekmecede
9:23
olduğunu biliyorsunuz ama asıl benim
9:25
size son sorum şu: Sınavı o beklediğiniz
9:28
yüksek notla geçtikten sonra bu kadim
9:30
bilgeliği kendi hayatınızı
9:32
anlamlandırmak için nasıl
9:33
kullanacaksınız? Hepinize finalde sonsuz
9:36
başarılar diliyorum. Felsefe ile kalın.
9:38
Her zaman merakla kalın. Görüşmek üzere.
#Jobs & Education

