ARK101U Anadolu Arkeolojisi
https://lolonolo.com/anadolu-aof/ark101u-anadolu-arkeolojisi/
Bu kaynaklar, Anadolu arkeolojisini Taş Devri'nden Roma İmparatorluğu'na kadar uzanan geniş bir zaman diliminde bilimsel bir yaklaşımla ele almaktadır. Metinlerde Neolitik dönemdeki ilk yerleşimler, Hitit ve Urartu gibi köklü krallıkların siyasi yapıları ile Phryglerin dini inanışları detaylandırılmaktadır. Bölgenin mimari gelişimi, anıtsal tapınaklar, savunma sistemleri ve mezar gelenekleri üzerinden kapsamlı bir şekilde incelenmektedir. Ayrıca Hellenistik ve Roma dönemlerindeki toplumsal dönüşümler, sanatsal üretimler ve ekonomik sistemler üzerine önemli veriler sunulmaktadır. Troia Savaşı gibi epik anlatıların yanı sıra antik çağın gündelik yaşamına ışık tutan çivi yazılı tabletler ve arkeolojik buluntular da kaynakların odak noktaları arasındadır. Sonuç olarak eser, Anadolu'nun dünya tarihindeki stratejik ve kültürel rolünü arkeolojik veriler ışığında sentezleyen bir rehber niteliği taşımaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Anadolu şöyle bir düşününce tarihle
0:02
efsanenin adeta iç içe geçtiği her
0:05
taşının altından bambaşka bir hikaye
0:08
çıkan topraklar değil mi? Burası
0:10
gerçekten de sayısız medeniyetin
0:12
doğduğu, büyüdüğü ve sonra da tarihe
0:15
karıştığı devasa bir sahne gibi. Peki
0:18
hani o hep dinlediğimiz efsaneler var ya
0:21
Truva savaşları dokunduğu her şeyi
0:23
altına çeviren krallar ya size bütün
0:25
bunların arkasında aslında kanlı canlı
0:28
somut gerçeklerin yattığını söylesem. Ne
0:30
dersiniz? Gelin hep beraber bu efsane
0:33
perdesini bir aralayalım ve ardındaki o
0:35
gerçek imparatorlukların izini sürelim.
0:38
İşte o efsanelerin hemen ardında
0:40
karşımıza çıkan ilk dev, Anadolu'nun ilk
0:43
süper gücü Kudretli Hititler. Onların
0:45
gerçek hikayesi. Şu gördüğünüz taşlara
0:48
kazıdıkları tanrı geçitleri bile ne
0:50
kadar büyük, ne kadar organize bir güç
0:52
olduklarının sadece ufacık bir kanıtı
0:55
aslında. Hadi bakalım. Şimdi zamanda
0:57
şöyle bir geriye gidelim. Bayağı geriye
0:59
bronz çağına doğru bir yolculuğa
1:00
çıkıyoruz. Ve bu yolculukta sahne
1:02
tamamen o dönemin tartışmasız en
1:04
dominant gücüne yani Hititlere ait.
1:07
Yani Hititler dediğimizde öyle sıradan
1:10
bir krallıktan bahsetmiyoruz. Adamlar
1:13
yakın doğunun en büyük güçlerinden biri.
1:16
O kadar kendilerine güveniyorlar ki
1:18
Mısır firavunları da dahil dönemin bütün
1:21
büyük krallarıyla kendilerini denk
1:23
görüyorlar. Ve işin ilginç yanı bu hiç
1:26
de boş bir iddia değilmiş. Peki bu
1:29
devasa imparatorluğun merkezinde kim
1:31
var? Tabii ki mutlak güce sahip bir
1:34
kral. Ama ne kral? Ona güneşim diye
1:37
hitap ediyorlar. Düşünebiliyor musunuz?
1:39
Ve öldüğünde de tanrı olduğuna
1:41
inanılıyor. Yani ordu, hukuk, din,
1:44
aklınıza ne gelirse bütün ipler tek bir
1:47
kişinin işte bu kralın elinde. Şimdi
1:49
size bir sayı söyleyeceğim. Sadece bir
1:52
sayı. 1000. Aklınızda tutun bunu. Çünkü
1:55
bu basit sayı Hititlerin dünyayı nasıl
1:58
gördüğünü, imparatorluklarını nasıl
2:00
yönettiklerini anlamamız için kilit bir
2:02
ipucu. Evet. Tam 1000. Neden mi? Çünkü
2:06
Hititler karşılaştıkları her kültürün
2:09
tanrısını alıp kendi tanrı listelerine
2:11
yani panteonlarına ekliyorlardı. Haddi
2:14
tanrıları, Hurri tanrıları, Mezopotamya
2:16
tanrıları, kimin hangi tanrısı varsa
2:19
gelin siz de bizdensiniz deyip kendi
2:21
inanç sistemlerinin bir parçası
2:23
yapıyorlardı. Bu ne demek biliyor
2:25
musunuz? İnanılmaz bir kültürel hoşgörü
2:27
ve çeşitlilik demek. Eee, ne oluyor
2:30
sonra? Bu iki süper güç, Mısır ve
2:32
Hititler bir gün geliyor ve Suriye
2:34
toprakları için kapışıyorlar. Tarihe
2:36
geçen o meşhur Kadeş savaşı'ndan
2:39
bahsediyorum. Gerçekten de tarihin
2:41
gördüğü en büyük savaşlardan biri. Ama
2:44
en ilginç kısmı savaşın kendisi değil
2:46
sonrası. Çünkü iki tarafın da
2:48
kayıtlarına bakıyorsunuz ikisi de ben
2:50
kazandım diyor. Hititler zafer bizim
2:52
diye yazmış. Mısırlılar yok canım asıl
2:54
biz yendik. Diye duvarlara kazımış. Peki
2:57
bu askeri çıkmazın, bu ben yendim, sen
3:00
yendin kavgasının sonunda ne oluyor?
3:02
İşte burada diplomasi tarihinin en
3:05
müthiş anlarından biri yaşanıyor. Bu iki
3:07
dev imparatorluk masaya oturup tarihin
3:10
bilinen ilk yazılı barış anlaşmasını
3:12
imzalıyor ve savaşa bir son veriyor.
3:15
Bakın bu çok önemli. Bu sadece bir ilk
3:17
değil. Bu iki süper gücün birbirini
3:19
resmen tanıdığı, güç dengesini kabul
3:22
ettiği ve o savaş propagandasını bir
3:24
kenara bırakıp tamam barış yapalım
3:26
dediği tarihi bir an. Hititlerin ne
3:28
kadar sofistike, ne kadar gelişmiş bir
3:30
medeniyet olduğunu anlamak için yazı
3:32
sistemlerine bakmak yeterli. Aslında
3:34
adamlar iki farklı yazı kullanıyor.
3:36
Devletin resmi işlerinde, arşivlerde
3:39
Mezopotamya'dan aldıkları çivi yazısını
3:41
kullanıyorlar. Ama iş böyle anıtsal
3:43
yapılara, kralların mühürlerine falan
3:45
gelince kendi geliştirdikleri o güzel
3:48
resim yazısını yani Hitit hieroglifini
3:50
tercih ediyorlar. Ama işte en büyük
3:53
imparatorluklar bile bir gün yakılır
3:56
değil mi? Yaklaşık 1000 yıl süren o
3:58
görkemli Hitit hakimiyeti de bir dizi
4:00
kriz, göç dalgaları derken tarihe
4:03
karışıyor. Ama unutmayın Anadolu'da
4:05
hikaye asla bitmez. Bir dev yıkılır,
4:08
onun küllerinden yepyeni krallıklar
4:10
doğar. İşte Hititlerin sahneden
4:12
çekilmesinin ardından gelen Demir
4:14
çağında Anadolu sahnesine iki yeni ve
4:17
bir o kadar efsanevi krallık çıkıyor.
4:20
Frigler ve Urartular. Haydi önce
4:23
Frigler'e bir bakalım. Batı Anadolu
4:25
kökenli bu halk özellikle kendilerine
4:27
has mimarileriyle tanınıyor. Megon
4:30
diyorlar buna. Aslında basit bir plan.
4:32
Önde bir giriş yani bir hol. Arkada da
4:34
içinde ocak olan büyük bir salon. Ama bu
4:37
basit görünen yapı o kadar etkileyici ki
4:39
onların köklü geleneklerini yansıtıyor
4:42
ve hatta daha sonra Yunan tapınak
4:44
mimarisine bile ilham kaynağı oluyor.
4:46
Efrigler deyince aklımıza kim geliyor
4:48
hemen? Tabii ki Kral Midas. Hani o
4:51
meşhur efsaneler dokunduğu her şeyin
4:53
altına eşek kulakları hikayesi.
4:56
İşte bütün bu efsaneler aslında bize tek
4:59
bir şey gösteriyor. Bu krallık antik
5:01
dünyada ne kadar tanınmış, ne kadar
5:03
namsalmış. Tabii efsaneler bir yana,
5:06
frikler gerçekten de inanılmaz
5:08
zanaatkarlar. Özellikle ahşap
5:10
işçiliğinde ve madencilikte tam birer
5:13
usta. Hatta o meşhur geometrik desenli
5:15
tekstilleri, dokumaları o kadar ünlü ki
5:18
pek çok uzman bugünkü Türk kilimlerinin
5:20
atası olarak frig tekstillerini
5:22
gösteriyor. Tamam, frigleri batıda
5:24
bıraktık. Şimdi rotamızı tam tersi yöne,
5:27
doğuya çeviriyoruz. Van yönü
5:29
çevresindeki o heybetli, dağlık bölgeye
5:31
gidiyoruz. Burada kim var? Urartular.
5:34
Onlar da bambaşka bir güç. Sarp
5:36
kayalıkların tepesine kurdukları o
5:38
aşınmaz kaleleri ve inanılmaz gelişmiş
5:40
madencilikleriyle tanınan çok güçlü bir
5:43
krallık. Hani Hititler için bin tanrılı
5:46
ülke demiştik ya işte Urartular öyle
5:49
değil. Onların dini anlayışı biraz daha
5:51
milliyetçi diyelim. kendi ulusal
5:54
tanrıları var ve panteonlarının en
5:56
tepesinde onlar duruyor. Baş tanrıları
5:58
Haldi, fırtına tanrısı Teyşeba ve güneş
6:01
tanrısı Şivin. Evet, bu büyük
6:04
medeniyetlerin hepsi zamanla tarihe
6:06
karıştı ama mirasları işte o mirasları
6:10
ve onlardan sonra gelen yepyeni
6:12
kültürlerin etkileri Anadolu
6:14
topraklarında yankılanmaya hep devam
6:16
etti. Şöyle bir toparlarsak gördüğümüz
6:19
gibi Anadolu'da güç dengesi sürekli el
6:21
değiştirmiş. Önce Hititlerin o muazzam
6:24
yükselişi ve çöküşü, ardından Frig ve
6:27
Urartuların parlak dönemi ve son olarak
6:30
da batıdan Ege'nin mas mavi kıyılarından
6:33
gelen yepyeni bir kültür dalgası,
6:35
Yunanlılar. Yuranlıların Batı Anadolu
6:37
kıyılarına gelmesiyle birlikte her şey
6:39
değişiyor aslında. Özellikle şehir
6:41
planlamasında bir devrim yaşanıyor.
6:44
Mesela Miletoslu Hippodomos'a atfedilen
6:46
bu ızgara şehir planı sokakların
6:48
birbirini satranç tahtası gibi dik
6:50
kestiği son derece mantıklı bir yerleşim
6:52
anlayışı. Bu kentleşme tarihinde yepyeni
6:56
bir dönemin başlangıcı demekti. Yani
6:58
Hititler, Frigler, Urartulalar,
7:00
Yunanlılar hepsi bu toprakların zengin
7:03
tarihinde derin izler bıraktı. Ve biz
7:05
onların hikayelerini işte böyle toprağın
7:08
altından çıkan eserlerden, taşa kazınmış
7:11
yazılardan öğreniyoruz. Tarih dediğimiz
7:13
şey bitmiş bir kitap değil. Sürekli
7:16
devam eden bir keşif. Peki size
7:18
soruyorum. Arkeologların yapacağı bir
7:20
sonraki büyük keşif bize bu topraklara
7:22
ait hangi unutulmuş hikayeyi anlatacak
7:24
acaba?
#Education

