0:00
Hayatımızın tam merkezinde ne var diye
0:02
sorsam çoğumuzun aklına gelen ilk şey
0:04
aile olur, değil mi? Peki insanlık
0:07
tarihinin bu en eski, en temel kurumunu
0:10
sosyolojinin merceğiyle incelemeye ne
0:12
dersiniz? İşte bu bölümde tam olarak
0:14
bunu yapacağız. Hem de Türkiye'nin o
0:16
kendine özgü gerçekten de çok ilginç
0:18
aile yapısı üzerinden. Hadi bakalım bu
0:21
sosyolojik yolculuk başlasın. Peki yol
0:24
haritamızda neler var? Önce en temel
0:26
soruyla aile nedir diye başlayacağız.
0:29
Sonra sosyologların aileye nasıl
0:31
baktığını, hangi gözlükleri taktığını
0:33
göreceğiz. Oradan Türkiye'ye yani
0:36
sahadaki duruma ineceğiz. Kuşaklar
0:38
arasındaki o inanılmaz değişime
0:40
odaklanıp günümüz ailesinin bir
0:42
fotoğrafını çekerek bitireceğiz.
0:44
Evet, ilk bölümümüz aile nedir? Ama
0:47
durun bu soru sandığınız kadar basit
0:49
olmayabilir. Çünkü sosyolojiye göre aile
0:52
dediğimiz şey biyolojinin yani kan
0:55
bağının çok ötesinde bir yapı.
0:57
Yani aile demek sadece aynı DNA'yı
1:00
taşımak mıdır? Sosyologlar için cevap
1:03
kocaman bir hayır. Onlara göre aile
1:05
ekonomik birliktelik, sorumlulukların
1:08
paylaşıldığı bir ortaklık ve belki de en
1:11
önemlisi bizi biz yapan bütün değerlerin
1:13
bir sonraki nesle aktarıldığı bir sosyal
1:15
fabrika aslında. Kısacası kandan çok
1:18
daha fazlası. İşte tam da bu yüzden aile
1:22
sosyolojisi diye bir alan var. Aileyi
1:25
toplum denen o dev yapabun en kilit
1:27
parçası olarak görüyor. Biz de bu analiz
1:29
boyunca aileye aynen böyle dinamik ve
1:32
çok katmanlı bir yapı olarak bakmaya
1:34
çalışacağız. Gelelim sosyologların o
1:37
meşhul araç kutusuna yani teorilere.
1:40
Merak etmeyin karmaşık terimlere
1:42
boğulmayacağız. Bunları aileye bakarken
1:45
kullandığımız farklı gözlükler gibi
1:46
düşünün. Her biri bize başka bir detay
1:49
gösteriyor ve bu alandaki en temel
1:51
fikirlerden biri ünlü sosyolog Talkut
1:54
Parsons'tan geliyor. Diyor ki Parsons
1:57
aslında her birimiz hayatımız boyunca
1:59
iki farklı ailenin üyesi oluruz. Biriyle
2:02
hayata başlarız diğerini kendimiz
2:04
kurarız. Gelin bakalım neymiş bu iki
2:07
aile. Birincisi yönlendirme ailesi. Bu
2:11
adı üstünde bizim pusulamız. içine
2:13
doğduğumuz, büyüdüğümüz, hayata dair ilk
2:15
her şeyi öğrendiğimiz yer yani bizim
2:17
başlangıç noktamız. İkincisi de dölver
2:21
verme ailesi. İşte bu bizim kendi
2:24
eserimiz. Yetişkin olduğumuzda kendi
2:26
seçimlerimizle, kendi kurallarımızla
2:29
kurduğumuz aile yani kendi hikayemizi
2:32
yazdığımız o özel alan. Şimdi bu iki
2:35
temel teoriyi karşılaştıralım. Bir yanda
2:38
büyük resme bakanlar var. Bunlar aileyi
2:41
toplum denen dev bir makinenin
2:42
vazgeçilmez bir dişlisi olarak görüyor.
2:45
Ailenin işlevine, topluma ne faydası var
2:48
diye soruyorlar. Diğer yandaysa yakın
2:50
plana odaklananlar. Onlar da mikroskopla
2:53
bakar gibi aile üyeleri arasındaki o
2:56
ince bağlara, duygulara aile olmak ne
2:58
demek sorusunun cevabına odaklanıyorlar.
3:01
Biri makineye diğeri ruha bakıyor
3:03
diyebiliriz. Tamam, teoriler güzel ama
3:07
peki Türkiye'de durum ne? Şimdi bu soyut
3:09
fikirleri bir kenara bırakıp Türkiye
3:11
sahasına iniyoruz. Bakalım bu teoriler
3:14
bizim topraklarımızda nasıl bir karşılık
3:16
bulmuş. Türkiye'de aile sosyolojisi
3:19
denince akla gelen birkaç öncü isim var.
3:22
1972'de Serim Timur'un yaptığı ilk
3:24
ulusal araştırma bir milat. Sonra Emre
3:27
Kongar'ın şehirdeki aileye odaklanan
3:29
çalışmaları ve tabii ki Ferhund Özbay'ın
3:33
birazdan detayına ineceğimiz adeta ezber
3:35
bozan araştırması. Bu isimler bugünkü
3:38
bilgilerimizin temel taşlarını
3:42
İşte Ferhunde Özbay'ın o müthiş tespiti
3:44
bu. diyor ki özellikle düşük gelirli
3:46
aileler için dedeyle, anneanneyle,
3:49
amcayla bir arada yaşamak yani geniş
3:51
aile olmak sadece bir gelenek değil aynı
3:54
zamanda ekonomik bir zorunluluktur. Bir
3:56
hayatta kalma stratejisidir. Bu bulgu
3:59
teoriyi hayatın tam ortasına
4:03
Ve geldik analizimizin en can alıcı
4:05
noktasına. Sadece bir nesilde yani
4:08
yaklaşık 25-30 yılda aile içindeki
4:11
değerlerin ve rollerin nasıl kökten
4:13
değiştiğine bakacağız. Şimdi hazır olun
4:15
çünkü sonuçlar gerçekten şaşırtıcı.
4:18
Profesör Doktor Çiğdem Kağıtçıbaşı'nın
4:20
1975'teki araştırmasından çıkan sonuca
4:23
bakın. Anne babalar çocuklarından en çok
4:26
ne istiyor sorusunun cevabı tek bir
4:28
kelime itaat. Peki sizce bu beklenti
4:31
zamanla nasıl değişti?
4:34
İşte değişim bu kadar net. 1970'te çocuk
4:37
ailenin ekonomik güvencesi ve ondan
4:40
beklenen şey itaat. Ama sadece 28 yıl
4:43
sonra 2003'e geldiğimizde çocuk artık
4:46
bir psikolojik doyum kaynağı. Yani
4:48
aileye maddi katkı sağlaması değil sevgi
4:51
ve mutluluk getirmesi bekleniyor. Bu
4:53
aile zihniyetindeki bir devrim adeta. E
4:57
tabii çocuğa bakış açısı bu kadar
4:58
değişince ebeveynlik rolleri de yerinde
5:01
duramazdı. Çocuğun artık sadece fiziksel
5:04
değil duygusal ve zihinsel ihtiyaçları
5:06
da ön plana çıktı. Bu durum da en çok
5:09
babalık rolünü sarstı ve yeniden
5:13
İşte tam bu noktada literatüre yeni baba
5:15
diye bir kavram giriyor. Bu aslında
5:17
küresel bir trend. Artık baba sadece
5:20
akşam eve ekmek getiren otoriter bir
5:22
figür değil. Çocuğun altını değiştiren,
5:24
onunla oyun oynayan yani bakım sürecine
5:27
aktif ve duygusal olarak katılan bir yol
5:29
arkadaşı. Ve geldik bugüne. Şimdi
5:32
Türkiye Aile Yapısı araştırmasının yani
5:35
Taya'nın güncel verileriyle bugünün
5:37
Türkiye ailesinin bir resmini çekmeye
5:39
çalışacağız. Bakalım karşımıza nasıl bir
5:42
mozaik çıkacak. İlk veri inanılmaz.
5:45
Türkiye'de evlenen çiftlerin yarısından
5:47
fazlası tam %51'i hala aile ve akrabalar
5:51
aracılığıyla tanışıyor. Yani görücü
5:53
usulü belki şekil değiştirdi ama aile
5:55
çevresinin etkisi hala çok büyük.
5:58
Gelenek modern hayatın tam ortasında
6:00
dimdik arakta duruyor. Bakın bu veri de
6:03
Ferhunda Özbay'ın o hayatta kalma
6:05
stratejisi tezini nasıl da doğruluyor
6:07
değil mi? Gelir düştükçe geniş aile
6:10
olarak yaşama oranı artıyor. Bu bize
6:12
neyi gösteriyor? Ekonomik dayanışma
6:14
ihtiyacı aile yapısını şekillendiren en
6:16
önemli faktörlerden biri olmaya devam
6:18
ediyor. Ama aileye dahil konuşurken
6:22
madalyonun sadece parlak yüzüne
6:24
bakamayız. Araştırmalar bu kurumun
6:26
içindeki en karanlık, en trajik
6:29
gerçeklerden birini yani aile içi
6:31
şiddeti de maalesef gözler önüne
6:33
seriyor. Ve işte o acı gerçek.
6:37
Türkiye'deki veriler hayatı boyunca en
6:39
çok fiziksel şiddete maruz kalan
6:41
kadınların boşanmış veya ayrı yaşayan
6:44
kadınlar olduğunu gösteriyor. Bu korkunç
6:46
tablo bize şiddetin çoğu zaman
6:49
evliliklerin bitme sebebi olduğunu ya da
6:51
bu süreçte yaşanan acı bir gerçek
6:53
olduğunu söylüyor. Bu hepimizin üzerinde
6:56
düşünmesi gereken çok ciddi bir
6:57
toplumsal yara. Peki bütün bunlardan
7:00
sonra cebimize ne koymalıyız? Bir aile
7:03
taş gibi sabit bir yapı değil. Sürekli
7:05
değişen, yaşayan bir organizma. 2. Onu
7:07
anlamak için hem uzaktan bakıp büyük
7:09
resmi görmek hem de yaklaşıp detaylara
7:12
odaklanmak lazım. Ve 3. Türkiye'deki
7:14
aile ekonomiyle kültürün, gelenekle
7:17
modernliğin sürekli müzakere ettiği
7:19
karmaşık ve büyüleyici bir mozaik.
7:22
Ve son olarak sizi bu soruyla başa
7:24
bırakıyorum. Gelenek ve modernlik
7:26
arasındaki bu dans devam ederken, bu
7:28
sürekli etkileşim sürerken sizce yarının
7:32
ailesi, geleceğin ailesi nasıl bir şekil