Auzef Ahlaki Gelişim ve Değerler Eğitimi 2025-2026 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/05/14/ahlaki-gelisim-ve-degerler-egitimi-2025-2026-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Ahlaki zihnin o muazzam
0:02
yolculuğunu mercek altına aldığımız
0:04
yepyeni analizimize hoş geldiniz. Bugün
0:06
hani o en temel öğrenme kuramları var ya
0:09
işte oralardan başlayıp insani
0:11
değerlerin adeta zirvesine doğru harika
0:13
bir yolculuğa çıkıyoruz. Yani sadece
0:15
nasıl öğrendiğimizle kalmayacağız. Neler
0:18
neden değerli bulduğumuzu, işin o derin
0:20
felsefesini de keşfedeceğiz. Hazırsanız
0:23
hemen başlayalım. Bugünkü incelememizin
0:26
rotası aslında çok net. Dört ana
0:28
durağımız var. 1. Öğrenmenin temel
0:30
kuramları, 2. Ahlak, değer ve etik
0:32
kavramları, 3. O meşhur doğuştan mı
0:35
sonradan mı tartışması ve son olarak 4
0:38
geleceği şekillendiren değerler eğitimi.
0:40
Tamam, hiç vakit kaybetmeden ilk
0:42
kısmımızda dalalım. Birinci bölümümüz
0:45
öğrenmenin temel kuramları. Biliyorsunuz
0:48
konu öğrenmeye geldiğinde çok ama çok
0:50
keskin bir ayrım var ortada. Davranışçı
0:53
yaklaşımı ele alalım. Bu yaklaşım
0:54
tamamen ama tamamen gözlemlenebilir
0:57
olanla ilgileniyor. Uyarıcı, tepki ve
0:59
dışsal pekiştireçler. Her şey sahnede,
1:02
göz önünde. Yani onlara göre öğrenmenin
1:04
kalıcılığını sağlayan şey sürekli
1:06
tekrarlar. He hani şu bitmek bilmeyen
1:08
tekrarlar. Bilişsel yaklaşım ise olaya
1:11
bambaşka bir pencereden bakıyor. Tam
1:13
tersine yeni öğrenmelerin öyle havadan
1:15
gelmediğini, zihindeki eski bilgilerin
1:17
üzerine inşa edildiğini, adeta bir bina
1:19
gibi örüldüğünü söylüyor. Burada sadece
1:22
dışarıdan gelen o ödüller değil, işin
1:24
içine içsel pekiştireçler yani bizim
1:26
kendi iç motivasyonumuz da giriyor ki bu
1:28
bence oyunun kurallarını tamamen
1:30
değiştiriyor. İşte bu ayrım bizi
1:32
doğrudan alanın iki efsanevi ismine
1:34
götürüyor. Bir tarafta öğrenmenin
1:37
kökenlerini açıklayan Pavlov ve
1:39
hepimizin bildiği o ünlü klasik
1:41
koşullandması var. Diğer taraftaya
1:43
Skinner ve onun edimsel yani operant
1:46
koşullama kuramı. Şöyle bir gözünüzün
1:48
önüne getirin. Skinner'ın o meşhur fare
1:50
deneyi. Fare bir ödüle diyelim ki bir
1:53
parça yiyiciye ulaşmak için aynı
1:55
hareketi defalarca tekrarlayarak hedefe
1:58
varmayı öğreniyor. İnanılmaz basit.
2:00
Evet. Ama hayatta kalmak ve öğrenmek
2:02
için o kadar da etkili bir mekanizma ki
2:05
inanamazsınız. Peki size çok net bir
2:07
soru sorsam sizce öğrenme fizyolojik bir
2:10
olay mıdır? İşte bu soru az önce
2:13
bahsettiğim yaklaşımlar arasındaki
2:14
uçurumu yaratan en büyük ayrım noktası.
2:17
Davranışçılar bu soruya çok kesin net
2:19
bir dille hayır diyor ve sadece işin
2:22
mekaniğine odaklanıyorlar. Ama diğer
2:24
yandan beyin temelli öğrenme yaklaşımı
2:26
tam olarak bunu savunuyor. Onlara göre
2:28
evet öğrenme kesinlikle %100 beyinde
2:31
gerçekleşen fizyolojik bir hadise. Et ve
2:34
kanla, sinir ağlarıyla ilgili bir şey
2:36
yani. Evet. Şimdi bu işin nasıl
2:38
geliştiğine bakmak için bir adım öteye
2:40
geçiyoruz. İkinci bölümümüz ahlak, değer
2:43
ve etik. O zaman ilk olarak ahlak
2:46
kavramıyla başlayalım. Ahlak dediğimiz
2:48
şey aslına bakarsanız inanılmaz devasa
2:50
bir sistem. bir yönüyle insanın kendi iç
2:53
dinamiklerine, diğer yönüyle içinde
2:55
yaşadığımız sosyokültürel alana ve tabii
2:57
dini temellere dayanıyor. Bizi hem içten
2:59
hem dıştan sımsıkı kuşatıyor.
3:01
Görevlerimizi, sorumluluklarımızı
3:03
fısıldıyor. Fakat burada çok ince can
3:05
alıcı bir nokta var. Bakın, ahlak
3:07
sistemi dışarıdan gelen bir olay
3:09
karşısında sizin, benim, hepimizin tıpa
3:11
tıp aynı tepkiyi vereceğine asla garanti
3:13
etmez. İdeal olanı çizer. Yeri gelir
3:15
devlet organlarını bile bağlar. Ama o
3:17
muazzam insani çeşitliliğimizi,
3:19
renklerimizi yok etmez. Gelelim değer
3:21
kavramına. Değerleri böyle yazılı
3:24
olmayan, görünmez, dev bir toplumsal
3:26
sözleşme gibi düşünebilirsiniz. Bir
3:28
toplum için neyin ideal olduğunu temsil
3:30
ediyor ve o toplumun dünyayı okuma,
3:33
yorumlama biçimini yansıtıyor. İşlevi o
3:35
kadar hayati ki bizi o ürkütücü, derin
3:38
yalnızlık hissine karşı koruyan bir
3:40
kalkan adeta. Ama dikkat aynı zamanda
3:43
iki ucu keskin bir kılıç. Neden mi?
3:45
Çünkü toplumları bir araya getiren,
3:47
kenetleyen o muazzam gücünün yanında
3:50
işler ters gittiğinde ne yazık ki
3:52
oldukça ayrıştırıcı da olabiliyor. Ve
3:54
tabii ki etik. Etik uyulması gereken o
3:57
ilkelerin, prensiplerin neden doğru
3:59
olduğunu ispatlamaya çalışan devasa bir
4:02
felsefi çerçeve. bizim
4:03
davranışlarımızdaki özgürlük alanlarının
4:06
altını dolduruyor. Onları
4:07
temellendiriyor. Düşünsenize bilgi tek
4:09
başına bu koca hayatı anlamlandırmaya
4:11
yetmiyor. Hayatın o asıl anlamı salt
4:14
bilgiyi aşıp işte bu etik ilkeleri
4:16
kavradığımızda kendini gösteriyor.
4:18
Kısacası etik zor zamanlarda
4:21
başvurduğumuz içsel pusulamızdır. Şimdi
4:23
bu değerleri masaya yatırıp kategorize
4:25
ettiğimizde ortaya gerçekten harika bir
4:27
tablo çıkıyor. Bir kere dünyanın
4:30
neresine giderseniz gidin değişmeyen,
4:32
her yerde geçerli olan evrensel
4:34
değerlerimiz var. Adalet gibi, hayat
4:36
hakkı gibi. Sonra ben şuna inanıyorum
4:39
diyerek dile getirdiğimiz bizi şu
4:41
fiziksel dünyanın sınırlarının ötesine
4:43
taşıyan, dini ve ahlaki hudutları çizen
4:46
aşkın değerler çıkıyor karşımıza. Ve
4:48
tabii bir de birebir
4:50
yaşanmışlıklarımızda, deneyimlerimizde
4:52
barınan içkin değerler var. Bu üçlü yapı
4:55
aslında o içinden çıkılmaz gibi görünen
4:57
karmaşık inanç sistemimizin bize
4:59
haritasını sunuyor. Tüm bu derin
5:01
tanımlardan sonra bizi o asırlık o
5:04
meşhur tartışmaya götüren 3üncü
5:06
bölümümüze geliyoruz. Doğuştan mı
5:09
sonradan mı? Sai fıtri yani bizim doğal
5:12
ahlakımız ile kazanılmış ahlak
5:15
arasındaki o çizgi nerede başlıyor?
5:16
Şöyle açıklayayım. Fıtri ahlak dediğimiz
5:19
şey mizaç gibi, iffet, yiğitlik,
5:21
cömertlik gibi adeta fabrika
5:23
ayarlarımızda doğuştan getirdiğimiz
5:25
eğilimlerdir. Ama durun, gün içinde
5:28
sergilediğimiz o somut eylemlerimiz var
5:30
ya asıl pratiklerimiz işte onlar fıtri
5:32
falan değil, tamamen kazanılmış ahlakın
5:35
meselesidir. Kazanılmış ahlak çevrenin,
5:38
yaşadıklarımızın tesiriyle yoğrulur.
5:40
İçimizdeki o potansiyel gücün pratiğe
5:42
dökülmüş, ete kemiğe bürünmüş halidir.
5:45
Ve en önemlisi nedir biliyor musunuz?
5:47
tamamen bizim kendi özgür irademizin,
5:49
kendi seçimlerimizin bir sonucudur. Yani
5:52
olayın koptuğu o en can alıcı nokta tam
5:55
da şurası. Eğer bir özellik için bu
5:57
doğuştan ortaya çıkar diye biliyorsak bu
6:00
fıtri ahlakın tanımıdır. Nokta. Fakat iş
6:03
davranış dediğimiz o aktif eyleme her
6:05
gün karşılaştığımız yol ayrımlarında
6:07
aldığımız kararlara, takındığımız
6:09
tutumlara gelince işte o tamamen
6:11
kazanılmış ahlaktır. Bizler
6:13
eğilimlerimizle belli başlı
6:15
potansiyellerle doğarız. Evet. Ama
6:17
ahlakımızı, kim olduğumuzu, bilinçli
6:20
eylemlerimizle bizzat biz inşa ederiz.
6:23
Adeta kendi kendimizin mimarıyız. Peki,
6:26
zihnin nasıl öğrendiğini konuştuk. Eyi
6:28
anladık. Ahlakın doğasını deştik. Şimdi
6:31
tüm bu bulguları olup geleceğe
6:33
taşıyacağımız son bölümümüzdeyiz. 4.üncü
6:35
bölüm, geleceği şekillendiren değerler
6:38
eğitimi. Biliyor musunuz ahlaki gelişim
6:40
de tıpkı fiziksel büyümemiz gibi böyle
6:42
aşama aşama, basamak basamak ilerleyen
6:44
bir süreç. Fiziksel ve psikolojik
6:46
gelişimle adeta kol kola yürüyor ve tam
6:48
bu noktada bilişsel akıl yürütmeyi
6:50
devreye sokuyor. Düşünün önce sadece ben
6:53
diyen o dar, kısıtlı bireysel
6:54
değerlerden başlıyor. Sonra büyüdükçe
6:56
biz diyebilen evrensel değerlere doğru
6:58
muazzam bir yolculuğa çıkıyor. Ve dürüst
7:00
olalım bu yolculuk öyle her zaman
7:02
dikensiz gül bahçesi değil. Birey
7:04
büyüdükçe sosyokültürel çatışmaların tam
7:06
ortasında buluyor kendini. onlarla
7:08
yüzleşiyor ve en nihayetinde onları
7:10
aşmayı öğreniyor. Öğrenmek zorunda.
7:12
İşliğerler eğitiminin o pratik kısmına
7:14
yani sahaya inmeye geldiğinde ise
7:17
karşımıza çok ama çok net bir yol ayrımı
7:18
çıkıyor. İyi bir model olmak mı yoksa
7:20
çocukların üzerinde kurulan o sıkı
7:22
disiplin mi? Kaynağımızın söylediği şey
7:24
son derece açık. Değerler eğitimi her
7:26
şeyden önce ama her şeyden önce
7:28
çocuklara iyi bir model olmayı
7:29
gerektiriyor. Neden peki? E çok basit.
7:32
Çünkü eylemler, kelimelerden çok daha
7:33
yüksek sesle bağırır. Eğer çocukları
7:35
sadece o demir yumrukla sıkı bir
7:37
disiplin altında tutmaya kalkarsak asıl
7:39
hedefi yani o içselleştirmeyi tamamen
7:41
ıskalarız. Sıkı disiplin iyi bir insan
7:43
modeli olmanın veya o ahlak sevgisini
7:45
aşılamanın yolu kesinlikle değildir.
7:47
Asla olmamıştır. Şimdi tam bu noktada
7:50
bir es verelim. Tempomuzu biraz
7:51
düşürelim ve meseleye çok daha geniş,
7:54
çok daha derin bir perspektiften
7:55
bakalım. Değerler eğitiminin o muazzam
7:57
önemini gerçekten kavramak istiyorsak
7:59
Eric From'un şu inanılmaz sarsıcı
8:01
tespitine kulak vermemiz gerekiyor.
8:03
Diyor ki, "Hayatın anlamını kaybetmek
8:06
hayatı kaybetmekten ya da ölmekten daha
8:08
kötüdür." Gerçekten tüyleri ürpertici
8:10
değil mi? İşte değerler eğitimi bizim o
8:13
derin anlamı adım adım inşa etme
8:14
sürecimizdir. Masadaki riskler de elde
8:17
edeceğimiz kazanımlar da tam olarak bu
8:19
kadar hayati bu kadar büyük. Ve bu
8:21
harika bir şekilde bizi işin özüne,
8:23
değerler eğitiminin şu an yaşadığımız
8:25
gerçek dünyayla olan o kopmaz bağına
8:27
getiriyor. Neden mi buna bu kadar
8:29
ihtiyacımız var? Bir düşünün. Küresel
8:32
ısınmaya karşı hepimiz de o sorumluluk
8:34
bilincine kazandırmak için, içimizin
8:36
derinliklerinde uyuyan o merhamet
8:38
duygusunu sarsıp uyandırmak için,
8:40
günümüzde toplumu adeta bir virüs gibi
8:42
saran o sevgi ve saygı yoksunluğuna
8:45
karşı dimdik durabilmek ve tabii ki
8:47
ahlaki yozlaşmayı durdurmak için
8:49
mecburuz buna. Ve şunu da kocaman
8:51
harflerle altını çizerek belirtmeliyim.
8:54
Bencillik duygusunu körüklemek veya ne
8:56
pahasına olursa olsun kazanmalıyım
8:58
zihniyetini pompalamak. İşte bunlar
9:00
değer eğitiminin amacı asla ama asla
9:02
olamaz. Evet bu derin analizimizin
9:06
sonuna gelirken sizleri gerçekten vurucu
9:08
belki biraz da rahatsız edici şu soruyla
9:10
başa bırakmak istiyorum. Sözlerinizle mi
9:13
eğitiyorsunuz yoksa bizzat
9:14
eylemlerinizle mi? Bir sonraki nesle
9:16
çocuklarımıza aktarmak istediğimiz o
9:18
yüce değerleri hayatımızda bizzat
9:20
uygulayarak onlara model olabiliyor
9:22
muyuz? Aslında hepimizin şöyle bir durup
9:25
içe ve o ahlaki pusulamızı
9:27
kontrol etmesi için harika bir soru bu.
9:30
Şimdilik benden bu kadar. Bir sonraki
9:31
incelememizde görüşmek üzere. Kendinize
9:33
çok iyi bakın. Merak etmeye ve öğrenmeye
9:36
hep devam edin.
#Jobs & Education

