0:00
Hepimizin her gün kullandığı dijital
0:02
dünyanın arkasında çalışan ama çoğu
0:04
zaman hiç fark etmediğimiz görünmez bir
0:06
güç var. İşletim sistemleri. Hadi gelin
0:09
her şeyin merkezinde yer alan bu temel
0:11
yazılımların dünyasına birlikte dalalım.
0:13
Şöyle bir düşünelim. Elinizdeki harici
0:15
bir diski bir tabletten ya da akıllı
0:18
telefondan ayıran en temel şey ne
0:20
olabilir? İşte bu sorunun cevabı bir
0:23
donanımı akıllı bir cihaza dönüştüren o
0:25
sihirli katmanda yani işletim sisteminde
0:28
yatıyor. Peki o zaman en baştan
0:30
başlayalım. Bir cihazı bilgisayar yapan
0:33
ve bir işletim sistemine ihtiyaç
0:34
duymasını sağlayan temel parçalar
0:37
nelerdir? İşletim sistemini en basit
0:39
haliyle bir orkestra şefi gibi
0:41
düşünebilirsiniz. Cihazın işlemcisi,
0:44
belleği, anakartı gibi tüm kritik
0:47
donanım parçalarını uyum içinde yöneten
0:49
ve bizim üzerine çeşitli uygulamalar
0:51
kurup çalıştırmamızı sağlayan ana
0:53
yazılım tam olarak budur. Mesela bir
0:56
netbook, tablet veya akıllı telefon
0:58
kendi işlemcisi ve belleği olduğu için
1:01
kendi başına çalışabilen bağımsız
1:03
sistemlerdir. Ama bir harici hard diski
1:05
düşünün. Evet, içinde bir yazılım var
1:07
ama onu çalıştıracak bir ana makineye
1:09
yani bir hosta bağlamadığınız sürece tek
1:11
başına hiçbir işe yaramaz. Bir de mobil
1:14
ve masaüstü işletim sistemi ayrımı var
1:16
ki bu da önemli. Akıllı saatler ve
1:18
telefonlar doğal olarak mobil işletim
1:20
sistemleri kullanıyor. Ama mesela bir
1:23
dizüstü bilgisayar evet taşınabilir ama
1:25
mimari olarak bir masaüstü sınıfına
1:27
girer. Yani içinde Windows, MacOS veya
1:31
bir Linux dağıtımı gibi tam teşekküllü
1:33
bir sistem çalıştırır. Şimdi gelin
1:36
zamanda biraz geriye gidelim ve bugün
1:38
kullandığımız modern işletim
1:39
sistemlerinin kökünü oluşturan iki büyük
1:42
ve etkili soy ağacının hikayesine bir
1:44
göz atalım. İşte o iki büyük aile
1:47
karşınızda. Bir tarafta en başta tek
1:50
kullanıcılı ve aynı anda tek bir program
1:52
çalıştırabilen MSOS temelinden yükselen
1:55
Windows ailesi. Diğer taraftaya daha en
1:58
başından itibaren çok kullanıcılı ve çok
2:00
görevli olarak tasarlanmış olan Unix
2:02
ailesi. Windows için asıl devrim Windows
2:04
95'te gelen grafik arayüzken Unix için
2:08
her şeyi değiştiren dönüm noktası C
2:10
diliyle baştan yazılmasıydı. İşte bu
2:12
olay yani Unix'in C diliyle yeniden
2:14
yazılması bilişim tarihinde adeta bir
2:17
devrim yarattı. Çünkü bu sayede belirli
2:19
bir donanıma bağımlı olmaktan kurtuldu
2:21
ve taşınabilir hale geldi. Bu ne demek?
2:24
Artık farklı marka ve modeldeki
2:25
bilgisayarlarda da çalışabilen evrensel
2:27
bir yapıya kavuştu demek. Bu ailelerden
2:30
günümüzdeki somut örneklere bakalım.
2:33
Mesela Apple'ın MacOSI köken olarak Unix
2:36
tabanlıdır ama kaynak kodları kapalıdır.
2:39
Yani Apple'a özeldir. Ve sık yapılan bir
2:42
hatayı da burada düzeltelim. Zenix bir
2:44
Linux dağıtımı falan değil. Tam tersine
2:47
Microsoft'un çok eskiden geliştirdiği
2:49
bir Unix sürümü. Günümüzde bu tarihsel
2:52
ayrımın donanıma yansımasını en net
2:55
şekilde Apple'da görüyoruz. M1 ve M2
2:57
gibi kendi tasarladıkları ARM tabanlı
3:00
işlemcilerle yazılım ve donanımı bir
3:02
bütün olarak ele alıyorlar. Bu durum
3:05
kullanıcılara gerçekten olağanüstü bir
3:07
performans ve akıcı bir deneyim sunuyor.
3:09
Ama aynı zamanda onları kendi kapalı
3:12
ekosistemlerinin içinde tutan çok güçlü
3:14
bir strateji. İşte o bahsettiğimiz Unix
3:16
felsefesi zamanla bambaşka bir şeye
3:19
dönüştü. Yani tek bir şirketin değil tüm
3:22
dünyadan bir topluluğun geliştirdiği
3:24
açık kaynak hareketini. Şimdi bu devrime
3:26
daha yakından bakalım. Unex'in en büyük
3:28
mirasçısı olan Linux aslında tek bir
3:31
sistem değil. Devasa bir ekosistem.
3:34
Mesela Ubuntu'nun kendine özgü yazı
3:36
tipiyle bir marka kimliği yaratması gibi
3:38
ilginç detaylar var. ya da Linux Mint'in
3:41
Ubunt'un kullanıcı dostu yapısıyla
3:43
Debia'nın kaya gibi sağlamlığını bir
3:45
araya getirerek ortaya çıkması gibi.
3:48
İşte bu çeşitlilik açık kaynak
3:50
dünyasının en büyük zenginliği. Bu arada
3:52
Microsoft cephesinde de işler
3:54
hareketliydi tabii. İlk mobil
3:55
cihazlarında Windows C çekirdeğini
3:57
kullanıyorlardı ama Windows Phone 8'ile
4:00
çok stratejik bir hamle yaptılar.
4:02
masaüstü sistemleriyle aynı olan çok
4:04
daha güçlü Windows çekirdeğine yani
4:07
işletim sisteminin tam kalbine geçtiler.
4:10
Amaçları mobil ve masaüstü dünyasını
4:12
birleştirmekti. Şimdi açık kaynakla
4:14
ilgili çok yaygın bir yanılgıyı da
4:16
düzeltmek lazım. Kodların açık olması,
4:19
şeffaf olması, topluluk tarafından
4:21
denetlenmesi harika bir şey ama bu o
4:23
yazılımlarda hiç hata olmadığı anlamına
4:26
gelmiyor. Şunu unutmayalım. Hiçbir
4:28
yazılımda sıfır hata diye bir şey
4:30
yoktur. Peki tamam bu işletim
4:32
sistemlerinin üzerinde çalışan
4:33
uygulamalar neyle, hangi araçlarla
4:36
yapılıyor? Şimdi de yazılım dünyasının
4:38
yapı taşlarına yani dillere ve
4:40
kütüphanelere bir bakalım. Python'ın son
4:42
yıllarda neden bu kadar popüler olduğunu
4:44
hiç merak ettiniz mi? Cevap aslında çok
4:47
basit. Süper gücü yani kütüphaneleri,
4:50
topluluğun geliştirdiği bu on binlerce
4:52
hazır kod paketi sayesinde Python web
4:55
sitelerinden tutun da yapay zeka
4:57
algoritmalarına kadar aklınıza
4:59
gelebilecek her alanda inanılmaz bir
5:01
esneklik sunuyor. Yalnız açık kaynak
5:04
kavramının akademik dünyada daha
5:06
incelikli bir tanımı var. Mesela Python
5:08
ve PHP gibi diller en başından beri
5:11
topluluk tarafından özgürce
5:12
geliştirilmiş. Ama C++ gibi çok güçlü
5:16
bir dilin standartları ISO gibi para
5:18
ödenen resmi bir kurum tarafından
5:20
belirleniyor. İşte bu durum onu felsefi
5:23
olarak tam anlamıyla topluluk tarafından
5:25
yönetilen açık kaynaktan biraz daha
5:27
farklı bir yere koyuyor. Tamam bu kadar
5:29
teknik bilgi yeter. Şimdi gelin tüm
5:32
bunları bir kenara bırakalım ve işletim
5:34
sistemlerinin günlük hayatımızdaki
5:36
rollerine bakalım. Bu sistemler aslında
5:38
her anımızı nasıl şekillendiriyor? Çok
5:41
basit bir soru. Bir bankamatiğe
5:43
gittiğinizde dokunduğunuz o ekran veya
5:45
bastığınız o tuşlar aslında nedir? Neyle
5:48
etkileşime giriyorsunuz? İşte cevap bu.
5:50
Arayüz. ATM'deki o ekran işletim
5:53
sisteminin bizimle konuştuğu görsel
5:55
katmanıdır. Sizin komutlarınızı alıp
5:58
içeriye iletiyor. İçerideki işlemin
6:01
sonucunu da size gösteriyor. Kısacası
6:04
aradaki köprü. Tabii o gördüğümüz
6:06
arayüzün arkasında çok daha devasa bir
6:08
sistem çalışıyor. Bankalar gibi kritik
6:10
kurumların tüm verilerini yöneten
6:12
merkezi bilgisayarlarda 724 kesintisiz
6:15
çalışmak ve yüksek güvenlik sağlamak
6:17
üzere tasarlanmış çok özel sunucu
6:19
işletim sistemleri bulunur. Ve gelin
6:21
geleceğe dönük düşündürücü bir soruyla
6:23
bitirelim. Fark ettiyseniz işletim
6:25
sistemlerinin yeni versiyonlarındaki ana
6:27
amaç kullanıcının yapması gereken ayar
6:30
sayısını azaltmak ve her şeyi
6:32
otomatikleştirmek. Peki bu trend böyle
6:34
devam ederse bir gün o kadar görünmez ve
6:37
kusursuz hale gelirler mi ki
6:39
varlıklarını tamamen unutsak üzerine