Üstün Zekâlı Ve Yetenekli Çocuklar Ve Eğitimleri 2025-2026 Final Soruları
Jan 11, 2026
Auzef Üstün Zekâlı Ve Yetenekli Çocuklar Ve Eğitimleri 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/01/11/ustun-zekali-ve-yetenekli-cocuklar-ve-egitimleri-2025-2026-final-sorulari/
Bu kaynaklar, üstün zekalı ve yetenekli çocukların gelişimsel özelliklerini, psikolojik yapılarını ve modern eğitim sistemindeki yerlerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Metinlerde, ** Gardner'ın çoklu zeka** ve Gagné'nin ayrımsal yetenek modelleri gibi akademik kuramların yanı sıra, bu çocukların gösterdiği eş zamanlı olmayan gelişim ve "iki kere farklı" olma durumu gibi karakteristik özellikler açıklanmaktadır. Ayrıca, Türkiye'deki BİLSEM yapılanması ile Renzulli'nin zenginleştirme ve Betts'in otonom öğrenenler modelleri gibi özel öğretim stratejileri detaylandırılmaktadır. Yaratıcılığın geliştirilebilir bir yetenek olduğu vurgulanırken, eğitimde içeriğin öğrenciye göre farklılaştırılması ve 21. yüzyıl becerilerinin kazandırılmasının önemi üzerinde durulmaktadır. Sonuç olarak doküman, bu özel grubun potansiyellerini en üst düzeye çıkarmak için gereken pedagojik yaklaşımları ve kurumsal çözümleri bir bütün olarak sunmaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bugünkü konumuz üstün
0:02
zekalı çocuklar. Ama durun hemen
0:05
aklınıza gelen o klasik tabloyu bir
0:06
kenara bırakın. Çünkü bu konuda
0:08
bildiğimizi sandığımız şeyler aslında
0:11
gerçeğin çok küçük bir parçası olabilir.
0:13
Gelin beklentilerle gerçeklerin
0:15
dünyasında kısa bir yolculuğa çıkalım.
0:17
Bakalım nelerle karşılaşacağız. Şimdi
0:20
dürüstçe cevap verin. Üstün zekalı bir
0:22
çocuk dediğimde aklınıza ilk ne geliyor?
0:25
Şöyle bir resim canlanıyor değil mi
0:27
gözünüzde? Bütün notları mükemmel. Her
0:29
soruyu anında çözen öğretmenlerin
0:32
gözdesi hani o sorunsuz öğrenci tipi.
0:35
İşte bu imaj madalyonun sadece bir yüzü.
0:38
Hatta bazen hiç de o yüzü değil. İşte o
0:41
beklentilerle gerçeklerin çarpıştığı an.
0:44
Bize hep mükemmel notlar bekleyin
0:45
deniyor ama o çocuk okuma güçlüğü
0:48
çekiyor olabilir. Her derste harikalar
0:50
yaratacağını düşünüyoruz ama belki de
0:52
belli derslerde sınıfta kalıyor. Neden
0:54
mi? Çünkü yüksek bir IQ aynı zamanda bir
0:58
öğrenme güçlüğünü mesela disleksiyi çok
1:00
güzel maskeleyebilir. Buna iki kere
1:03
farklı deniyor. Yani çocuk hem üstün
1:05
zekalı hem de bir öğrenme zorluğu
1:07
yaşıyor ve bu durum o pırıl pırıl
1:09
potansiyelin fark edilmesini inanılmaz
1:11
zorlaştırıyor. Peki o zaman işler nasıl
1:14
bu kadar karmaşıklaşıyor? Gelin
1:17
dahiliğin o tek kalıba sığmayan farklı
1:20
yüzlerine bir bakalım. Çünkü evet tek
1:22
bir dahi tipi diye bir şey yok. İşte bu
1:25
çocukları anlamanın belki de en önemli
1:28
anahtarı bu kavram. Eş zamanlı olmayan
1:31
gelişim. Ne demek bu? Çok basitçe
1:33
çocuğun zihinsel yaşıyla duygusal ve
1:35
fiziksel yaşı aynı hızda gitmiyor. Yani
1:38
12 yaşında birinin çözebileceği karmaşık
1:41
bir problemi çözen bir zihin 6 yaşındaki
1:43
bir çocuğun duygusal tepkilerini
1:45
verebiliyor. Düşünsenize içeride böyle
1:47
bir dengesizlik var. İşte bütün o sosyal
1:50
ve duygusal zorlukların kökeni de tam
1:52
olarak burada yatıyor. Bu benzetme
1:54
durumu o kadar güzel özetliyor ki
1:57
zihinsel motoru bir yarış arabasıyken
1:59
duygusal frenleri bisiklet gibidir. Yani
2:02
son sürat giden bir Ferrari düşünün ama
2:05
frenleri ufacık bir bisiklet freni. En
2:08
ufak bir virajda, en ufak bir hayal
2:10
kırıklığında savrulması işlem bile
2:12
değil. Bu dengesizliği idare etmeye
2:14
çalışmak hem o çocuk için hem de ailesi
2:16
için ne kadar yorucu tahmin
2:18
edebiliyorsunuzdur. Peki madem durum bu
2:21
kadar hassas bu çocuklara nasıl doğru
2:23
destek olabiliriz? İlk adım zeka
2:25
dediğimiz şeyin ne olduğunu baştan bir
2:28
düşünmek. Çünkü zeka bizim sandığımız o
2:30
tek boyutlu şeyden çok daha fazlası.
2:33
Evet, zeka tek bir şey değil. Hani hep o
2:36
meşhur IQ testleri var ya. Howard
2:38
Gardner diyor ki unutun onu. Zekayı tek
2:41
bir sayıya sıkıştıramazsınız. Gardner'a
2:43
göre tam farklı zeka türü var. Müzik
2:46
zekası, sosyal zeka, doğa zekası.
2:49
Aklınıza gelebilecek bir sürü alan. Yani
2:51
demem o ki bir çocuk matematikte çok
2:53
zorlanıyor olabilir ama aynı zamanda
2:56
inanılmaz bir müzik yeteneğine sahip
2:58
olabilir. Hangisi daha az zeki sayılır?
3:00
İşte soru bu. Ve işte geldik en kritik
3:02
ayrıma. Fran Gany'in modeli bize çok
3:05
önemli bir şey söylüyor. Potansiyel ile
3:07
performans aynı şey değildir. Yani üstün
3:10
zeka, doğuştan gelen işlenmemiş bir
3:12
yatkınlık. Bir nevi ham elmas gibi
3:14
düşünün. Üstün yetenek ise o elmasın
3:17
işlenip pırıl pırıl bir pırlantaya
3:19
dönüşmüş hali. Yani gözle görebildiğimiz
3:22
somut bir başarı. Bu ne demek?
3:24
Potansiyel kendi kendine bir şeye
3:25
dönüşmüyor. Onu parlatacak, işleyecek
3:28
bir süreç gerekiyor. İşte eğitimin rolü
3:30
de tam olarak burada başlıyor. E madem o
3:33
ham elması işlemek bu kadar hayati, peki
3:36
nasıl yapacağız bunu? Eğitimciler bu
3:38
potansiyeli, performansa çevirmek için
3:40
ne gibi yöntemler kullanıyor? Gelin
3:43
şimdi biraz da bu araç kutusunun içine
3:45
bakalım. Bu araç kutusundaki en güçlü
3:48
aletin adı farklılaştırma. Hani tek
3:50
beden herkese uyar mantığı vardır ya.
3:52
İşte farklılaştırma bunun tam tersi.
3:55
Herkese aynı gömleği giydirmek yerine
3:57
her öğrenciye özel terzi dikimi bir
3:59
eğitim sunmak gibi bir şey bu. Yani
4:01
içeriği, öğrenme sürecini hatta istenen
4:04
sonucu bile çocuğun ilgisine,
4:06
seviyesine, öğrenme stiline göre
4:08
ayarlamak demek. Kısacası eğitimi kişiye
4:11
özel hale getirmek. Bu farklılaştırmayı
4:13
yapmak için de bir sürü model
4:15
geliştirilmiş. Mesela Renzuli'nin modeli
4:17
diyor ki çocuğun önüne farklı konular
4:19
atalım. Keşfetsin, zenginleşsin. Bats ve
4:22
Knap'ın modeli ise daha çok öğrenciye
4:24
balık verme, balık tutmayı öğret
4:26
mantığında. Yani kendi kendine öğrenme
4:29
becerisini kazandırmayı hedefliyor. Bir
4:31
de zorlanan ilişkiler gibi çok enteresan
4:33
teknikler var. Çocuğa diyorsunuz ki,
4:36
"Bir ampul ile bir bulut arasında nasıl
4:38
bir ilişki kurarsın? Amaç ne?" O
4:40
alakasız görünen iki şey arasında bir
4:42
köprü kurmasını sağlayarak yaratıcı
4:44
düşünme kaslarını çalıştırmak. Hani en
4:47
başta beklentiler ve gerçeklerden
4:49
bahsetmiştik ya. Şimdi o konuya geri
4:51
dönelim ve bu alandaki en köklü, en
4:54
yaygın hatta bazen en zararlı
4:57
yanılgılardan birkaçına daha bakalım.
4:59
İşte size pen klasik yanılgılardan biri.
5:02
Yaratıcılık sadece azınlığa ait bir
5:05
özelliktir. Sanki yaratıcılık dediğimiz
5:07
şey sadece birkaç dahi sanatçıya, birkaç
5:11
çılgın bilim insanına bahşedilmiş
5:13
sihirli bir hediye gibi. Peki gerçekten
5:16
öyle mi dersiniz? Kocaman bir yanlış.
5:19
Artık biliyoruz ki yaratıcılık öyle
5:21
ilham perisinin birilerine fısıldadığı
5:23
bir şey değil. Yaratıcılık hepimizin
5:25
içinde olan bir potansiyel ve en
5:27
önemlisi geliştirilebilen bir beceri.
5:30
Tıpkı bir kas gibi. Ne kadar
5:32
çalıştırırsanız o kadar güçlenir. Yani
5:35
doğru destekle, doğru ortamla herkes
5:37
yaratıcı olabilir. Ve işte bir başka
5:39
kritik nokta. Bazen bir çocukta
5:41
gördüğümüz bir zorluğa hemen yanlış bir
5:43
etiket yapıştırabiliyoruz. Mesela
5:45
çocuğun yazısı okunaksızsa bu bir
5:47
öğrenme güçlüğü olan diskrafinin
5:49
belirtisi olabilir. Ama çocuk göz
5:51
kontağı kurmuyorsa bu daha çok otizm
5:53
spektrum ile ilgili bir sosyal iletişim
5:55
sorununa işaret eder. Bu ikisini
5:57
karıştırmamak o kadar önemli ki çünkü
5:59
doğru teşhis olmadan doğru destek de
6:01
olmaz. Peki tüm bunları toparlayacak
6:04
olursak konuyu sadece üstün zekalı
6:06
çocuklarla sınırlı tutmayalım ve biraz
6:09
daha büyük resme bakalım. Onlar için
6:11
konuştuğumuz bu eğitim modeli aslında
6:13
gelecekte bütün çocuklarımızın ihtiyaç
6:15
duyacağı becerilerle nasıl örtüşüyor?
6:18
Türkiye'de bu alanda atılmış en somut
6:20
adımlardan biri 1993 yılına dayanıyor. O
6:23
yılın olduğu bilim ve sanat merkezleri
6:26
yani kısaca bildiğimiz adıyla bilsemler
6:29
kuruldu. Buradaki mantık şuydu. Sınıf
6:31
öğretmenleri tarafından fark edilen
6:33
potansiyeli yüksek çocuklar okul
6:35
saatleri dışında kendi ilgi ve
6:38
yeteneklerine uygun zenginleştirilmiş
6:40
bir eğitim alsınlar. Çünkü artık mesele
6:43
çocuklara sadece bir şeyler öğretmek
6:44
değil. Artık eğitimin asıl hedefi bu.
6:47
21. yüzyıl becerileri dediğimiz
6:49
yetkinlikleri kazandırmak. Yani
6:51
eleştirel düşünme, medya okur yazarlığı,
6:53
esneklik, girişimcilik. Artık amacımız
6:56
ansiklopedi gibi her şeyi bilen çocuklar
6:58
yetiştirmek değil. O bilgiyle problem
7:00
çözebilen, sürekli değişen dünyaya ayak
7:03
uydurabilen, kendi yolunu çizebilen
7:05
bireyler yetiştirmek. Ve bu yolculuğu
7:07
hepimizin düşünmesi gereken bir soruyla
7:10
tamamlayalım. Çocuklarımızı çok erken
7:12
yaşlarda doktor olacaksın, mühendis
7:15
olacaksın gibi tek bir hedefe kilitlemek
7:17
yerine onlara nasıl bir vizyon
7:19
sunmalıyız? Belki de asıl görevimiz
7:22
onlara belirli bir yol çizmek değil de
7:24
kendi yollarını bulabilecekleri,
7:26
potansiyellerini sonuna kadar
7:28
keşfedebilecekleri geniş ve esnek bir
7:30
ufuk açmaktır. Ve bu sadece üstün zekalı
7:33
olarak etiketlenenler için değil, her
7:35
bir çocuğumuz için geçerli.
#Education

