0:00
Herkese merhaba. Gelin bugün özel eğitim
0:02
konusunun etrafındaki o sis perdesini
0:05
birlikte aralayalım ve bu önemli alanın
0:07
temel taşlarını bir bir keşfedelim. Bu
0:10
yolculukta özel eğitimin bir hak olarak
0:12
nasıl doğduğuna, ihtiyaçların nasıl
0:14
saptandığına ve tabii ki başarının asıl
0:16
anahtarı olan o güçlü ortaklıkların
0:19
nasıl kurulduğuna yakından bakacağız.
0:21
Peki konunun derinliklerine dalmadan
0:23
önce bir anlığına duralım. Özel eğitim
0:27
kelimesini duyduğunuzda aklımıza ilk
0:29
gelen şey ne oluyor? Hadi şimdi aklımıza
0:31
gelen ilk imajları bir kenara koyup
0:33
konunun tam da kalbine yani temel
0:36
prensiplerine odaklanalım. Her şeyden
0:39
önce şunu netleştirelim. Özel eğitim bir
0:41
lütuf veya bir ayrıcalık değil. Yasal
0:44
bir haktır. Peki bu hak nereden geliyor?
0:46
Gelin şimdi bu hakkın temellerinin nasıl
0:48
atıldığına ve her şeyi değiştiren o
0:51
dönüm noktasına gidelim. İşte o kritik
0:56
O yıl çıkan 573 sayılı kanun hükmünde
0:59
kararname ile Türkiye'de modern özel
1:01
eğitim hizmetleri artık bir lütuf
1:03
olmaktan çıkıp yasal bir güvenceye
1:05
kavuştu. Yani özel gereksinimli
1:08
bireylerin eğitim hakkı için bu resmen
1:10
bir milattı. Tamam. Yasal hak cepte.
1:13
Peki süret nasıl başlıyor? Bakın
1:15
herhangi bir destek vermeden önce
1:17
atılması gereken en ama en kritik bir
1:20
adım var. Doğru ve modern bir tanama.
1:22
Neden mi? Çünkü basit. Doğru tanı
1:24
olmadan doğru müdahale de olmaz. İşte
1:27
tanılama süreci de zamanla müthiş bir
1:30
evrim geçirdi. Eskiden neydi? Her şey
1:32
bir IQ puanına bakıyordu. Ama artık odak
1:35
çok daha anlamlı bir yerde. Uyumsal
1:38
davranışlar. Yani ne demek bu? Bir
1:40
insanın günlük hayatta pratikte ne kadar
1:43
kendi başına işlerini halledebildiği,
1:45
kısacası rakamlardan çıkıp insanın
1:47
kendisine odaklanıyoruz artık. Peki
1:50
pratikte bu iş nasıl yürüyor? Şöyle ki
1:53
her ihtiyacın uzmanı farklı. Mesela DHB
1:56
yani dikkat eksikliği ve hiperaktivite
1:58
bozukluğu bir psikiyatristin koyduğu
2:00
tıbbi bir tanı. Fenil ketonürü gibi
2:02
metabolik bir rahatsızlık daha doğumda
2:04
topuktan alınan kanla anlaşılıyor.
2:06
Otizmse daha çok davranışsal
2:08
özelliklerle kendini belli ediyor. Demek
2:10
ki neymiş? Bu işte herkese uyan tek bir
2:13
kalıp yok. Tamam tanılama yapıldı.
2:15
Sırada ne var? İşte şimdi o kilit kelime
2:18
geliyor. Kaynaştırma. Yani daha modern
2:21
adıyla kapsayıcı eğitim. Ne demek bu? En
2:24
basit haliyle şu. Farklı gelişim
2:26
gösteren tüm öğrencilerin aynı sınıfta,
2:29
aynı çatı altında birlikte eğitim
2:31
görmesi. Ve sakın bu işin tek taraflı
2:34
olduğunu düşünmeyin. Kapsayıcı eğitimden
2:36
aslında herkes faydalanıyor. Nasıl mı?
2:39
Özel gereksinimle öğrenciler sosyal
2:41
olarak kabul görüyor. Arkadaşları
2:43
empatiyi ve farklılıklara saygıyı
2:45
yaşayarak öğreniyor. Aileler
2:47
çocuklarının topluma karıştığını görüp
2:49
mutlu oluyor. Öğretmenler de mesleki
2:51
olarak kendilerini geliştiriyor. Yani
2:53
kısacası tam bir kazan kazan durumu.
2:56
Peki bu faydalananlar arasında Milli
2:58
Eğitim Bakanlığı nerede duruyor? İşte
3:00
burada önemli bir ayrım var. Bakanlık bu
3:03
işten faydalanan taraf değil. Tsine bu
3:06
sistemi kuran, işleten ve denetleyen
3:08
mekanizmanın ta kendisi. İyi de bu
3:11
sistem sınıfın kapısından içeri girince
3:13
nasıl işliyor? Öğrenciyle çalışırken ne
3:16
yapılıyor? İşte burada karşımıza iki
3:19
temel destek yöntemi çıkıyor. Birincisi
3:22
ön koşul beceri öğretimi. Adı biraz
3:24
teknik gelebilir ama mantığı çok basit.
3:27
Bir sonraki adımı atabilmesi için
3:29
öğrencinin eksik olan temel bir
3:31
becerisini ona öğretmek. Aynen çarpım
3:33
tablosuna geçmeden önce ritmik saymayı
3:35
öğretmek gibi. İkincisi ise materyal
3:38
uyarlaması. Bakın bu bir öncekiyle aynı
3:41
şey değil. Aman karıştırmayalım. Burada
3:44
yeni bir beceri falan öğretmiyoruz.
3:45
Sadece öğrencinin işini kolaylaştırmak
3:48
için kullandığımız aracı yani materyali
3:51
değiştiriyoruz. Mesela ne yapıyoruz? Çok
3:53
karmaşık bir metin varsa onun yerine
3:56
aynı konuyu anlatan daha basit bir kitap
3:58
veriyoruz. Olay bu. Şimdi geldik işin en
4:01
can alıcı, en insani ve belki de en
4:04
güçlü kısmına. Bu sistemin kalbi nerede
4:07
atıyor? İşte o ortaklıkta, teknoloji ve
4:10
aile desteğinde. Yardımcı teknoloji
4:13
deyince aklınıza karmaşık şeyler
4:15
gelmesin. Aslında mantığı çok basit.
4:17
Gözlüğü ne için takarız? Daha net görmek
4:19
için. Değil mi? İşte yardımcı
4:21
teknolojilerde tam olarak bu işe yarar.
4:24
bireyin önündeki bir engeli kaldıran,
4:26
potansiyelini ortaya çıkarmasını
4:28
sağlayan her türlü araçtır aslında. Ama
4:31
burada altını çize çize söylememiz
4:32
gereken bir şey var. Teknoloji bir
4:35
sihirli değnek değil. Kimsenin zekasını
4:38
biyolojik olarak yükseltmez. Ne yapar
4:41
peki? Sadece zaten var olan potansiyelin
4:44
kilidini açan bir anahtar olur. İşte o
4:46
kadar. Peki o potansiyeli en iyi kim
4:49
bilir? O çocuğun en büyük uzmanı kimdir?
4:52
Cevap net. Tabii ki ailesi. İstediğiniz
4:55
kadar uzman getirin. Bir çocuk
4:57
hakkındaki en değerli, en derin, en
5:00
gerçek bilgi kaynağı her zaman ama her
5:02
zaman kendi ailesidir. İşte bu bizi en
5:06
hayati noktaya getiriyor. Aileler
5:08
kenarda durup alınan kararları dinleyen
5:11
pasif izleyiciler olamaz, olmamalı.
5:13
Artık modern anlayış diyor ki, "Aileler
5:16
masada olacak. Alınan her kararın eşit
5:19
bir ortağı olacaklar." Tabii bu
5:21
ortaklığın da sınırları var. güçlü
5:23
olduğu kadar profesyonel de olmalı. Yani
5:26
öğretmenle ailenin ilişkisi çocuğun
5:29
eğitimi üzerine kurulu olmalı.
5:31
Öğretmenin rolü ailenin özel sorunlarını
5:34
çözmek değil. Amaç ne? Çocuk için en iyi
5:37
eğitim ortamını el birliğiyle yaratmak.
5:40
Evet. Bugün ne konuştuk? Özel eğitimin
5:42
bir hak olduğunu, bilimsel bir sürece
5:45
dayandığını ve en önemlisi teknoloji ve
5:48
aileyle kurulan sağlam bir ortaklık
5:50
olmadan yürümeyeceğini. Peki tüm bunlar
5:52
ışığında size son bir soru. Her bir
5:55
öğrenciye ulaşabilmek için eğitimde o
5:57
eşit ortaklığı gerçekten ama gerçekten
6:00
nasıl kurabiliriz? İşte bu hepimizin
6:02
üzerine düşünmesi gereken bir soru.