Auzef Çalışma Ekonomisi 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/01/18/calisma-ekonomisi-2025-2026-final-sorulari/
Bu metin, Çalışma Ekonomisi dersinin 2025-2026 akademik yılına ait final sınavı sorularını ve bu soruların ayrıntılı akademik açıklamalarını içermektedir. Kaynakta gelir dağılımı kuramları, Adam Smith’in ücret farklılıkları teorisi, sendikaların işgücü piyasasındaki ekonomik etkileri ve modern performans yönetimi sistemleri ele alınmaktadır. Ayrıca Türkiye’deki işsizlik sigortası mevzuatı, işgücü piyasasında esneklik türleri ve teknolojik gelişmelerin eğitimli işgücü talebi üzerindeki sonuçları gibi güncel konular işlenmektedir. Temel üretim faktörlerinin getirileri ile Toplam Kalite Yönetimi felsefesi üzerinden çalışma hayatının hem teorik hem de pratik çerçevesi çizilmektedir. Sonuç olarak kaynak, öğrencilere çalışma ekonomisinin temel dinamiklerini soru-cevap formatında özetleyen kapsamlı bir rehber sunmaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bugün hepimizi çok
0:02
yakından ilgilendiren bir konuya
0:03
dalıyoruz. Maaşlarımız yani iş
0:06
hayatımızı ve cebimize giren parayı
0:08
şekillendiren o görünmez ekonomik güçler
0:10
neler? Gelin hep birlikte bakalım.
0:13
Eminim bu soru hepimizin aklına
0:14
gelmiştir değil mi? Bodro'ya bakıp neden
0:17
tam olarak bu rakam diye sormuşsunuzdur.
0:20
Çünkü o gördüğünüz şey sadece bir sayı
0:22
değil. Arkasında devasa bir ekonomik
0:25
sistem. Bir sürü kural ve denge var.
0:28
İşte bu analizde o sistemin şifrelerini
0:31
birlikte kıracağız. Peki her şeye en
0:33
temelden başlayalım. Yani maaşlar
0:36
arasındaki farkları anlamadan önce bu
0:38
ekonomik oyunun en temel kuralı ne? Onu
0:40
bir anlamamız lazım. Hazırsanız
0:43
başlıyoruz. Şöyle düşünün. Bir ülkede
0:46
üretilen bütün gelirin yani o büyük
0:48
pastanın mutlaka bir sahibi vardır ve bu
0:51
pasta sadece dört grup arasında
0:53
paylaşılır. Ekonomistler bunlara üretim
0:55
faktörleri diyor. İşte o dört temel
0:58
faktör tam olarak bunlar. Emeğinizi yani
1:01
zamanınızı ve bilginizi ortaya
1:03
koyduğunuzda karşılığında aldığınız şeye
1:05
ücret diyoruz. Eğer bir toprağınız, bir
1:08
doğal kaynağınız varsa buradan elde
1:10
ettiğiniz gelire rant deniyor.
1:12
Cebinizdeki para ya da sahip olduğunuz
1:14
makineler yani sermayeniz size faiz
1:17
getirir. Son olarak da tüm bu riskleri
1:20
alıp bu faktörleri bir araya getiren
1:22
girişimcinin payına düşen de kar oluyor.
1:24
Bizim bugünkü konumuz tabii ki listenin
1:26
en başındaki emek ve onun getirisi olan
1:29
ücret. Tamam o zaman hepimiz emeğimizin
1:32
karşılığını yani ücreti alıyoruz. Gayet
1:34
net. Ama o zaman şu soruyu sormamız
1:36
lazım. Neden benim ücretimle bir
1:39
başkasınınki bu kadar farklı? İşte
1:41
bilmecenin en can alıcı noktasına
1:43
geldik. Bu soru hepimizin hayatını
1:46
doğrudan etkileyen çalışma ekonomisinin
1:48
belki de en temel sorusu. Neden bir
1:50
yazılım mühendisi bir market
1:52
çalışanından çok daha fazla kazanıyor?
1:54
Cevabı aramak için ta ekonominin babası
1:57
sayılan birine gitmemiz gerekiyor. Adam
1:59
Smith'in temel fikri aslında çok basit
2:02
ve mantıklı. diyor ki: "Piyasalar
2:05
işlerin bütün iyi ve kötü yanlarını
2:07
hesaba katar ve ücretleri buna göre
2:09
dengeler. Yani bir işin ne kadar
2:11
zorluğu, riski, sevimsizliği varsa maaşı
2:14
da o kadar artma eğiliminde olur ki
2:16
insanlar o işi yapsın." İşte Smith bu
2:19
dengeyi beş ana faktöre bağlıyor. Gelin
2:21
hızlıca üzerinden geçelim. Birincisi
2:24
işin zorluğu. İş ne kadar pis, tehlikeli
2:27
veya zorsa ücret o kadar artar.
2:29
İkincisi, öğrenme maliyeti. Bir meslek
2:32
için yıllarca okumak, para harcamak
2:34
gerekiyorsa o yatırımın karşılığını
2:36
almanız gerekir. Üçüncüsü, işin
2:38
güvencesi. İş ne kadar riskli ve
2:40
istikrarsızsa o riski alanlar için
2:42
ücretin de o kadar yüksek olması
2:44
beklenir. Dördüncüsü, güven. Yüksek
2:46
sorumluluk büyük bir güven gerektirir ve
2:49
bu güvenin de bir bedeli vardır. Ve son
2:51
olarak başarı olasılığı. Bir alanda
2:53
başarılı olma ihtimali çok düşükse o
2:55
zirveye ulaşabilen bir avuç insan devasa
2:58
paralar kazanır. Bir düşünün bir
3:00
cerrahın ya da bir rak yıldızının maaşı
3:02
bu beş maddeyle neredeyse tamamen
3:03
açıklanıyor değil mi? Adam Smith bize
3:06
işlerin neden farklı maaşlara sahip
3:08
olduğunu harika bir şekilde anlattı. Ama
3:10
günümüz dünyasında bir de işin nasıl
3:12
ödendiği var. Yani artık birçok modern
3:15
şirket al sana sabit maaş demek yerine
3:18
performansı ödüllendiren sistemlere
3:20
geçiyor. Burada da karşımıza iki ana
3:23
felsefe çıkıyor. Bireysel teşvikler
3:25
adından da anlaşılacağı gibi doğrudan
3:28
sizin kişisel performansınıza
3:30
odaklanıyor. Mesela ne kadar üretirsen o
3:32
kadar kazanırsın diyen parça başı ücret
3:35
sistemi gibi. Grup teşvikleri ise takım
3:38
oyununu ödüllendiriyor. diyor ki, "Eğer
3:40
hep birlikte şirketin maliyetlerini
3:42
düşürürsek o kazancı aramızda
3:44
paylaşırız." Yani biri benim başarım
3:47
diyor, diğeri bizim başarımı. Peki
3:50
bireysel performanstan ve takımlardan
3:52
bahsettik. Şimdi ölçeği biraz daha
3:54
büyütelim ve iş hayatının en çok
3:57
tartışılan aktörlerinden birine yani
3:59
sendikalara bakalım. Ekonomistler
4:01
sendikalara baktığında madalyonun iki
4:04
yüzünü birden görüyorlar. Bir yanda
4:06
grevler gibi eylemlerle üretimi
4:08
durdurabilen, bazen verimliliği düşüren,
4:10
katı kurallar getirebilen yani gücünü
4:13
tekel gibi kullanan olumsuz bir yüz var.
4:16
Ama diğer yanda çalışanların sesini
4:18
duyurabildiği, şikayetlerini dile
4:20
getirebildiği, böylece morali yükseltip
4:22
sürekli işçi değişiminin önüne geçen
4:25
olumlu bir yüzde var. Yani hem yapıcı
4:27
hem de yıkıcı potansiyelleri aynı anda
4:29
barındırıyorlar. Burada çok ama çok
4:32
önemli bir detay var. Bir sendikanın
4:34
daha yüksek maaş istiyoruz dediğinde ne
4:37
kadar başarılı olacağı aslında çalıştığı
4:39
şirketin piyasadaki gücüne bağlı. Eğer
4:42
şirket piyasada tekel konumundaysa yani
4:44
çok az rakibi varsa yani bir oligopol
4:47
ise sendikanın istediği zammı ürün
4:50
fiyatlarına yansıtıp müşteriye ödetmesi
4:52
çok daha kolay olur. İşte bu yüzden
4:54
sendikalar rekabetin az olduğu bu tür
4:56
piyasalarda en güçlü hallerindedir.
4:59
Şimdiye kadar işin temel dinamiklerini
5:01
konuştuk. Artık vites yükseltme zamanı.
5:04
Gelin şu anda içinde yaşadığımız ve
5:06
geleceğimizi şekillendiren o devasa
5:08
küresel dönüşüme bakalım. İşte
5:10
karşınızda günümüz iş dünyasını anlamak
5:13
için bilmeniz gereken belki de en önemli
5:15
kavram beceri yanlısı teknolojik
5:17
gelişme. Kulağa karmaşık gelse de
5:19
aslında basit. Teknoloji, özellikle de
5:21
yapay zeka ve otomasyon kas gücüyle
5:23
yapılan işlerin değerini azaltırken
5:26
zihin gücüyle yani bilgi ve beceriyle
5:28
yapılan işlerin değerini inanılmaz
5:30
artırıyor. Bilgisayarlar, yazılımlar,
5:32
veri analizi, bunlar eğitimli ve
5:34
nitelikli insanlara olan talebi resmen
5:36
patlatmış durumda. İşte bu teknolojik
5:39
kaymanın en somut sonucu da bu.
5:40
Fabrikalardaki o klasik mavi yakalı
5:42
işler azalırken onların yerine hizmet
5:45
sektöründeki bilgiye dayalı beyaz yakalı
5:47
işler artıyor. Yani ağır sanayiden
5:50
yazılım ve finans gibi sektörlere doğru
5:52
net bir geçiş yaşıyoruz. Kısacası üretim
5:55
ekonomisinden yavaş yavaş bilgi
5:57
ekonomisine evriliyoruz. Peki bu yeni
5:59
ekonomide işverenler neyi istiyor?
6:01
Anahtar kelime esneklik. Hem de üç
6:04
farklı türde. Birincisi içsel esneklik.
6:07
Yani bir çalışanın tek bir işe takılıp
6:09
kalmayıp şirket içinde farklı roller
6:11
üstlenebilmesi. İkincisi, sayısal
6:13
esneklik. Yani şirketin ihtiyaçlarına
6:16
göre çalışan sayısını kolayca artırıp
6:18
azaltabilmesi. Üçüncüsü de ücret
6:21
esnekliği. Yani maaşların sabit olmak
6:23
yerine doğrudan performansa ve şirketin
6:26
başarısına bağlanması. Kısacası bu yeni
6:29
dünyada kural basit. adapte olabilen
6:31
kazanır. Ve işte geldik sona. Gördüğünüz
6:35
gibi maaş borcunuzdaki o basit rakam
6:37
Adam Smith'in 250 yıl önceki
6:39
fikirlerinden sendikaların gücüne,
6:42
oradan da günümüzün teknolojik devrimine
6:44
uzanan Upuzun bir hikayenin sonucu
6:46
aslında. O zaman final sorusu benden
6:48
gelsin. Teknoloji iş dediğimiz şeyi her
6:51
gün yeniden yazarken bu yeni oyunda sizi
6:53
vazgeçilmez kılacak olan o en büyük
6:56
yeteneğiniz ne olacak? bence üzerine
6:58
düşünmeye değer.
#Business Operations
#Education
#Education
#Jobs

